Kanser üzerine…

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Kanser vakaları son yıllarda artış gösteriyor. Obezitenin çağın vebası olduğu söyleniyor. Doktorlar kanser vakalarının yediklerimizden kaynaklandığını söylüyor. Sağlıklı kiloyu korumak, kanserden korunmanın temel adımlarından biridir. Kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerinin de risk taşıdığı bu gıdaların tüketilmemesi de gerekiyor.

Kanser vakalarının yaklaşık üçte birinin doğrudan beslenme ve yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş, önemli bilgiler paylaştı…

Beslenmenin kanser açısından iki ayrı cephede önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş, bunlardan birincisinin sağlıklı bireylerde kansere yakalanma riskini azaltmak için koruyucu bir faktör; ikincisinin ise kanser hastalarında tedavi sürecini kolaylaştıran, bağışıklık sistemini güçlendiren, tedavi yan etkilerini hafifleten destekleyici bir unsur olduğunu vurguladı.

Obezitenin günümüzde adeta “çağın vebası” olduğunu vurgulayan Alıcıkuş, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre obezitenin tütün kullanımından sonra kanser gelişiminde en önemli önlenebilir risk faktörü olduğunu belirtti. Alıcıkuş, açıklamalarında şunları söyledi:

“Vücuttaki fazla yağ dokusu sürekli hormon ve büyüme faktörleri salgılayarak hücrelere ‘çoğal’ emri verir. Bu nedenle obez kişilerde meme, bağırsak, pankreas ve rahim kanseri riski daha yüksektir. Sağlıklı kiloyu korumak, kanserden korunmanın temel adımlarındandır” dedi. Abur cubur, şekerli içecekler ve yağda kızartılmış yiyeceklerin uzun vadede sağlığa zarar verdiğine dikkat çeken Alıcıkuş, işlenmiş gıdalardaki gizli şeker ve trans yağların kronik iltihaplara yol açarak kansere giden sürecin ilk basamağını oluşturduğunu aktardı. Kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerinin de risk taşıdığını hatırlatan Alıcıkuş, “DSÖ, salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş etleri ‘kanserojen’ sınıfına aldı. Fazla kırmızı et tüketimi de bağırsak kanseri ile bağlantılıdır. Özellikle yüksek ısıda pişirildiğinde kanser yapıcı maddeler ortaya çıkar. Haftada 1-2 kez kırmızı et tüketimi yeterlidir” dedi. Şeker tüketimine de dikkat çeken Alıcıkuş, rafine şeker ve beyaz undan yapılan yiyeceklerin kan şekerini hızla yükselterek insülini artırdığını ve bu durumun tümör hücreleri için uygun bir ortam hazırladığını vurguladı, “Tatlıyı, beyaz ekmeği ve gazlı içecekleri azaltmak, kanserden korunmada basit ama etkili bir yöntemdir.”

Aşırı tuz tüketiminin mide kanseri riskini artırdığına da değinen Alıcıkuş, turşu, salamura ve tuzlu peynir alışkanlıklarına karşı uyarıda bulundu. Alkolün ise ağızdan karaciğere, memeden bağırsaklara kadar birçok kanser riskini yükselttiğini belirten Alıcıkuş, sigarayla birleştiğinde bu etkinin katlandığını da sözlerine ekledi.

Turizm 5 şehirde yapılıyor; 45 kente turist gelmiyor

Türkiye yllık Turist hareketi 2023 yılında toplam 67-68 milyonu buldu. 49 milyon yurtdışı 19 milyon da yurtiçi ve yurtdışı vatandaş hareketi ama bunlar Anadoluya yayılmadı. 81 şehrin olduğu turizm ülkesinde turizm sadece 5 şehirde toplanıyor.

40 şehre turist gelmiyor

Turizmdatabank hesaplamasına göre, Türkiye’nin 81 ilinden 40’ına (Yaklaşık % 50’sine) hiç turist gelmedi. 20 şehre gelen yabancı turistin % 65’i Antalya ve İstanbul’da toplanıyor. Diğer turistik merkezlerle bu oran 5 şehir için % 75-80 aralığındadır. Yani turizm, bu kentlerin dışın yayılmamıştır

Bu dağılım; 8 milyona yaklaşan yurtdışı vatandaş ve 12 milyona yaklaşan yerli vatandaş turizm hareketinde de aynıdır.

Özetle, 81 şehirden 25 kadarına hiç yabancı turist gelmiyor. 15 kadar şehre gelen turist 100’den az. Ve Türkiye dünya 3’üncüsü olmak hedefinde.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar