Kutsalın Ambalajı
Eskiden “marka” diye bir şey yoktu; şimdi her şeyin bir markası var.
Daha da kötüsü: her markanın bir duası var.
Ne satarsan sat, üstüne “helal” etiketi yapıştır, müşteri vicdan azabı çekmeden öder.
Helal şampuan, helal fast-food, helal kredi kartı, helal otel, helal mayo, helal eğlence…
Yakında “helal yalan” da çıkacak, çünkü piyasada epey talep var.
Helal artık bir ibadet değil, bir pazarlama stratejisi.
Birileri, insanların imanını ölçmek yerine, cüzdanını ölçmeye başladı.
“Ne kadar inançlısın?” değil;
“Kaç taksit helal alırsın?” diye soruyorlar.
Ama sistem çok akıllıca:
Çünkü “helal” demek, dokunulmazlık belgesi demek.
Ne söylersen söyle, önüne “helal” koydun mu eleştirilemezsin.
İşte tam da bu yüzden, kutsal en kolay maskelenen güç aracıdır.
Fetva Fabrikası A.Ş.
Bir zamanlar fabrikalar demir dökerdi, şimdi fetva döküyorlar.
Üretim hattı şöyle:
Bir yanda mikrofonlu “kanaat önderleri”,
öbür yanda inançla karışık korku,
ortada da “kutsal danışmanlık hizmetleri.”
Her gün yeni bir ürün piyasaya çıkıyor:
“Caiz yatırım fonu,”
“Dini uyumlu gayrimenkul,”
“İman endeksli borsa.”
Artık kapitalizm bile abdest alıyor.
Ama dikkat et:
Bu fetvaların çoğu, hep güçlü olanın işine yarar.
Yoksul sabretmekle, zengin şükretmekle yükümlüdür.
Birinin açlığı “imtihan”, öbürünün serveti “Allah vergisi.”
Demek ki adalet, teraziyle değil, makamla ölçülüyor.
Helal Arzular Dairesi
İnsanoğlu tarih boyunca en zor sınavını midede değil, beyinde ve belde vermiştir.
Ama bazıları, bu sınavı kolaylaştırmak için “helal formüller” geliştirmiş.
Nefsine yenilme derken,
kendi nefsine manevî lisans çıkaranlar olmuş.
Bir “şeyh” evlenirse: sünnettir.
Bir kadın sevilirse: imtihandır.
Ama kadın severse: fitnedir.
Bazı dini önderlerin “haram” kavramını sadece başkaları için kullanması da manidar.
Kendilerine gelince, “niyetimiz temiz” yeterli.
Dünyada niyet kadar kolay aklanan bir suç yoktur.
Ama ne hikmetse, niyetin temizliği sadece makam sahiplerinde çalışıyor.
Kutsal Etiketli Günahlar
Her çağda günahlar vardı;
ama hiçbir çağda bu kadar iyi paketlenmemişti.
Şimdi günahın üstüne bir mühür basılıyor: “Helal üretim.”
Rüşvet “hediyeleşme”, yolsuzluk “nasip”,
kayırma “emanet bilinci”,
zenginleşme “bereket”,
susmak “saygı” oldu.
Artık kötülük bile imanlı hale geldi.
“Helal hırsızlık” yok mu? Var.
Birilerinin emeğini çal, sonra “şükürler olsun” de, tamamdır.
Dua ile başlayan her yalan, günah olmaktan çıkıyor.
Çünkü bu ülkede yalanın da abdestlisi makbuldür.
Kutsalın Ekonomisi
Kutsal, eskiden içsel bir şeydi;
şimdi müesses nizamın logosu.
İnanç, vicdanla değil, bütçeyle ölçülüyor.
Yıllık bağış yaparsan müminsin;
eleştirirsen “fitneci.”
Büyük projelere bak:
Camiler altın kubbeli, ama içinde aç insanın duası yankılanıyor.
Hocalar mikrofonla vaaz veriyor, ama yoksulun sesi yine duyulmuyor.
Çünkü “sabır” tavsiyesi, sadece fakirlere ücretsiz dağıtılıyor.
Zenginlere ise “dünyada da ahiret var” garantisi veriliyor , VIP versiyonu.
Helal Düşünce Aranıyor
Bir toplumda düşünmek günah, susmak sevap olunca,
ahlak da sadece etiket olur.
Bugün helal olan şey, yarın haram olabilir;
yeter ki kimin işine yaradığı değişsin.
Gerçek helal, hiçbir zaman başkasının sırtından geçinmemektir.
Ama o zor.
O yüzden kolay olanı seçtik:
“Helal” kelimesini kutsal sığınak yaptık.
Artık her vicdanı susturacak kadar güçlü bir kelimemiz var.
Ama belki bir gün, bu büyü bozulur.
Belki biri çıkar ve der ki:
“Helal olan şey, sadece insan olmaktır.”
İşte o zaman fetva fabrikaları kapanır,
şeyhler kürsüsüz kalır,
ve ilk defa Tanrı’nın sesi değil,
insanın aklı duyulur.
Son Söz: Helal Bir Umut
İnanç, kötü insanların elinde silaha dönüşebilir;
ama iyi insanların elinde ışığa.
Sorun inançta değil, inancın istismarındadır.
Bugün “helal” adı altında ne kadar kötülük yapılıyorsa,
yarın aynı kelimeyle iyilik de yapılabilir.
Yeter ki insanlar bir gün “helal düşünmeyi” öğrensin.
Yani korkmadan, çıkar gözetmeden, özgürce düşünsün.
O zaman helal, sadece bir kelime değil,
insanlığın vicdan dili olur.




Bir yanıt yazın