Turizmin dalları çok. Şimdi bunlara düğün turizmi de eklendi.
Antalya’da düğün turizmini başlatan isimlerden birisiniz. Söyleşimize nereden aklınıza geldi diye girelim dilerseniz. ?
Düğün turizminin tecrübeli ismi Gülseren Özdemir sektörü ve kendi hikayesini değerlendirdi.
Hayatımın 50 yılını, “Bir gelin ne ister?” bunu anlamaya çalışarak geçirdim. Uluslararası gelinlik ihracatından edindiğim tecrübeler, Antalya’da evlilik turizminin yolunu açtı. 30 yıl Türkiye’de genç kızlar için gelinlik tasarımı ve imalatını yaptım. 7 yıl Avrupa’da, 5 ülkede ilk Türk gelinlik tasarımcısı olarak; 4 merkez satış mağazamıza ve 17 franchise mağazamıza ‘’Nilay İstanbul’’ marka adımızla kendi özgün tasarımlarımızı tırlarla ihraç ettik. Avrupa’daki mağazalarımızdan gelinliğini alan gelinlerle sohbetlerimizde, %90’ının yurt dışında düğün yaptıklarını dinledikçe çok şaşırıyordum: “Niye başka ülkelerde evleniyorlar?” diyordum. Marmara depreminden sonra, 2000 yılında Antalya’ya ailemle yerleştim. Kendi mağazamda kişiye özel gelinlik tasarlayıp büyük işlerden emekli olmaya karar verdim. Verdim de kendime, sözümü tutamadım… Çünkü çok yabancı olduğum turizm camiasında, kimsenin ‘Evlilik Turizmi’ diye bir şeyi aklına getirmediğini gördüm ve çok ama çok şaşırdım. Avrupa’daki gelinlerin %90’ı yurt dışında evleniyordu. Neden Antalya’da böyle bir turizm dalı yoktu? Böyle büyük bir ekonomik kazanç Antalya’ya mutlaka kazandırılmalıydı. Bazı turizm acentaları ile görüştüm. Herkesten aynı cevabı aldım: “Kim gelip de Antalya’da düğün yapacak? İki üç düğünle bu iş dönmez.”
Evet, 35 yıllık gelinlik moda tasarım işini bırakıp, uluslararası düğün turizmini Antalya’ya kazandırmak için karar verdim. İki yıl içinde dünya genelinde 2.800 düğün acentasına mail ve telefonla ulaşıp yaptığımız işi anlattım. İlginin çok büyük olduğunu gördüm. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile görüştüm.
Saint Nikolas Kilisesi’nde yabancılara 6 Aralık’ta toplu nikah yapmayı ve evlilik turizmini bu proje ile dünyaya duyurmak istediğimi söyledim. Sağolsunlar, bu projeyi ve evlilik turizmini çok ama çok önemsediler. “International Saint Nicolas Wedding Festival” adı ile ilk toplu nikahı 6 Aralık 2010 tarihinde yaptık.
İkinci Wedding Festivalini Sunrise Tur acentası ile birlikte yapmak için anlaştık.İkincisini yaparken, Rusya’dan Sunrise Tur acentasının partnerlerinden bir yarışma düzenlemelerini; en güzel aşk hikayesi ile katılanlar arasında birinci seçmelerini istedik. Birinciye ücretsiz konaklama ve çok özel bir gelinlik hediye ettik. Rus basınında bu proje inanılmaz ilgi gördü. Antalya’da evlilik turizminin dünya genelinde duyulması böyle başladı.Yıllardır evlenen genç kızların beklentilerini, hayallerini ve Avrupa’nın yapısını çok iyi analiz etmenin sağladığı öngörüleri ben sadece avantaja çevirdim. 18 yıldır evlilik turizmi yapıyoruz. Bizi artık bütün dünya milletleri tanıdı.Ama hâlâ bizim kadar evlilik turizminin getirisini fark eden turizm camiası ile büyük resme birlikte maalesef bakamadık. Bu iş ekip işi. Düğün turizminin paylaşanı çok; farklı meslek dallarında olan çok sayıda işletmeye gelir sağlamak mümkün.
Hint düğünleri gibi çok kültürlü ve görkemli organizasyonları Antalya’ya taşımanız nasıl gerçekleşti?
Gece mesailerimi “Dünya gelinleri nasıl evleniyor? Gelin-damat ne giyiyor? Düğün dekorasyonları nasıl oluyor? Yemek tercihleri, eğlenceleri, gelenekleri neler?” Ülkelerde kişi başına düşen gelir ne kadar? Ülke dışında düğün yapıyorlar mı? sorularını araştırarak geçirdim. Hedef ülkeleri uzun süre inceledim.Hindistan’ın keşfedilmesinin çok önemli olacağını, düğün konusunda keşfedilmemiş bakir bir pazar olduğunu fark ettim. 2 yıl boyunca her gece mesaimi Hindistan hakkında internette bilgi toplayarak bu pazara hazırlandım. Fakir bir ülke olarak tanınan, 1.43 milyar nüfusu olan ve %90’ı çok fakir yaşayan bir ülke imajı insana “Zaten düğün için yurt dışına çıkamazlar.” dedirtiyor. İlk günlerde ben de herkes gibi yanıldım. Hint toplumundaki kast sistemi bu ülkenin diğer yüzüydü. Kast sistemine dahil olan grup, Hindistan nüfusunun %10’unu oluşturuyor ve bu grup Türkiye nüfusu kadar büyük. Bu pazar çok büyüktü.Uzun soluklu çalışmalar sonucunda Hindistan’da evlilik turizmi yapan 650 adrese ulaştım ve onlarla dostluklar kurdum. Onlar yeni bir pazar buldukları için, biz de onları bulduğumuz için çok heyecanlandık. Bazı otel partnerlerimizle işbirliği yaptık. Hintli acentalara sponsorluk yaparak Antalya’yı ve bazı düğün yaptığımız otelleri tanıttık. İnanılmaz ilgi duydular. Böyle bir fırsatı sunduğumuz için birçoğu bana artık “anne” diye hitap ediyordu. Antalya’yı tanıdıkça, benim bile fark etmediğim değerleri dışarıdan gelenler bir cevher bulmuş gibi anlatıyordu. Birlikte Antalya’da çok ama çok büyük işler yapacağız. Halkımız bu pazarı çok sevecek, dediklerinde çok heyecanlanıp etkilenmiştim.”



Bir yanıt yazın