İstanbul Turizm Fuarı birçok panele ev sahipliği yaptı. Faydalı konular da ortaya çıktı. Yanlış bildiğimiz bazı konularda konuklar açık ve net doğruları dile getirdiler. Biz, bu tür panellerin devam etmesinden yanayız.
İstanbul Turizm Fuarı kapsamında “2025 Sezon Değerlendirmesi, 2026 Beklentiler (Oteller)” paneli düzenlendi.
Deniz, kum, güneş destinasyonundan çıkarmamız lazım. İyi bir gastronomiye sahibiz ama bunu sunmak konusunda çok kötüyüz. Türkiye rekorlara koşarken tecrübeli ekibe ihtiyaç duyuluyor. Eksiklerimiz belli bunların yerini doldurabilmeliyiz. Her şey dahil sistem baştan sona yenilenmeli. Bunu bizden daha kötü kullanan bir ülke yok. . Bizden daha güzel olmayan ülkelerin kişi başı harcamaları 1500 dolar. Bizimki 900 dolar. Bununla övünmememiz gerekiyor. Geliri artırıcı tedbirler alınmalı.
Bizim petrolümüz doğalgazımız yok. Turizmimiz var. Onu da iyi kullanmalıyız. Gelir getirecek boyutlarda çalışmamız şart.
Şuna da dikkat edelim: Her önüne gelene otel ve restoran açma ruhsatı verilmesin.
Panelde söz alan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, konu hakkında şunları söyledi:
“Hareket devam ediyor. Çok büyük değerlendirmeler yapacak zamanımız olmuyor. Genel olarak baktığımızda geçen yıla göre bütçelerimiz beklentimizin yüzde 15 altında. Ülke olarak kutuplaşıyoruz. Bu durum turizmde de var. Bir kişinin yaptığı hatanın bedelini herkes ödüyor. Biz de hatalar yaptık. Gereksiz yere birbirimizle uğraştığımız için kaliteyi düşürmek zorunda kaldık. Arapların para harcayanı geldi, harcamayanı gelmedi. Daha sonra harcamayan geldi ve otellerde kalmadılar. Harcamalarını ucuz yerlerden yaptılar. Bu nedenle fiyatlarımız düştü. Dolar enflasyona göre yatay seyrettiği için fiyatlarımız dengesizleşti. Dünyanın en güzel destinasyonuyuz. Biz bu destinasyonu doğru pazarlıyor muyuz, ona bakmak lazım”
.
Her şey dahil sisteminin yanlış kullanımına vurgu yapan Demiray, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her şey dahil sisteminin bu kadar kötü kullanıldığı başka bir ülke yok. Her şey dahili çıkarmayalım ama bunu çeşitlendirelim. Hepsine aynı büfeden hizmet vererek çeşitlendirmeyi kaçırıyoruz. Biz çalıştaylar yapmak, meslek yasası çıkarmak lazım diyoruz ama yapmak yerine kutuplaşıyoruz. Gelen talepleri doğru okumamız ve ona göre markalama yapmamız lazım. Turizmi güçlendirmemiz gerekiyor. Bizi deniz, kum, güneş destinasyonundan çıkarmamız lazım. İyi bir gastronomiye sahibiz ama bunu sunmak konusunda çok kötüyüz. Her yere, her önüne gelene restoran ve otel ruhsatı vermememiz gerekiyor. Çok kötü restoranlarımız var. Otelleri ihtiyaç olan yerlere doğru şekilde yapmamız lazım. Turizmde popülizm ve ranttan uzak durmamız lazım. Hem belediyelere hem yönetime ‘bir dakika’ dememiz lazım ama diyemiyoruz. Bunu dediğimizde gelirlerimizi 65 milyardan 100 milyar dolarlara çıkarırız. Bizden daha güzel olmayan ülkelerin kişi başı harcamaları 1500 dolar. Bizimki 900 dolar. Bununla övünmeyelim”
2026 beklentilerini de paylaşan Demiray, açıklamalarına şöyle son verdi:
“2026’dan çok iyimserim. Ben iyi olacağını düşünüyorum. Antalya ve sahil bölgesi Türkiye’nin gerçeği ama diğer şehirlerdeki potansiyel göz ardı edilmemeli. Bizim el birliğiyle Türkiye’nin tamamını kucaklayan bir turizm politikasına dönmemiz lazım. İnsanlara tekrar turizmi sevdirmemiz lazım. ‘Ben ne dersem o olur’ diyen tesisler yüzünden gençler soğudu. Bizim iyi örneklerin peşinden gitmemiz lazım. Her sene konuşuyoruz ama aynı yerde patinaj çekiyoruz. Bizim gelirleri ikiye katlamaya ihtiyacımız var. Çünkü gazımız ve petrolümüz yok, bir tek turizmimiz var. Öbür türlü dışa bağımlı bir ülke oluruz. Gerçekten yapmamız gerekenleri yaparsak hep birlikte başarırız.”



Bir yanıt yazın