KUR’AN’a göre;
herkesin DİN’i kendine!
(Kafirûn,6)”Sizin dininiz size,
benim dinim bana.”
(Yunus,41)”Ey Peygamber! Seni yalanlarlarsa de ki, ‘Benim yaptığım bana, sizin yaptığınız ise size.’ ”
(En’am,164)”İnsanların işlediği fiiller yalnızca kendilerini ilgilendirir.”
KUR’AN
herkesin istediği gibi inanmasını ve sadece ortak ilkede buluşulmasını;
TEVHİD’i, TEK’liği
önerir, öğütler!
Şirki;
maddeden oluşmuş
her şeye, herkese
bağımlı hale getiren
TANRI ortaklığını reddederek,
İNANÇTA ÖZGÜRLÜK
çağrısı yapar!
(Âli İmran,64)”Ey Muhammed! De ki, ‘Kitaplılar (Yahudiler ve Hristiyanlar)! Bizimle sizin aranızda ortak bir ilkeye gelin. Allah’tan başkasına kul olmayalım. Allah’a aracı ile ulaşmayalım.
Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ın yanı sıra, birilerini her emrine kayıtsız şartsız itaat edilen efendiler ve Rabler edinmeyelim!’ ”
(Şura,15)”Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir.
Bizim yaptıklarımız bize,
sizin yaptıklarınız sizedir.
Aramızda tartışılacak hiçbir şey yoktur. Nasıl olsa Allah hepimizi bir araya toplayacak ve aramızda hükmünü verecektir. Çünkü herkesin nihâî dönüşü O’nadır.”
(Kasas,87)”Sana ayetlerimiz indirildikten-Vahiyden-Kur’an’dan sonra sakın seni Allah’ın ayetlerinden saptırmasınlar.
Sen sadece Rabbine çağır-davet et ve sakın aratanrıcılardan-Allah’tan başka varlıklara tanrısal güçler ve nitelikler yakıştıran-Allah’a ortak koşanlardan olma!”
İnancın nasıl olması gerektiğini bildiren KUR’AN BİLGİsini
isteyen alır, yaşamına uygular;
inandığının, yaşamının hesabını da
SADECE TANRI’ya verir.
(Şuara,113)”Herkesin hesabı sadece Rabbim tarafından değerlendirilecektir. Keşke böyle olduğunu bir anlasanız…”
Hiçbir kimsenin,
hiçbir kurumun,
başkalarının inançlarına karışma;
kâfir veya inanan,
cennetlik veya cehennemlik,
ilan etme hakkı,
aforoz yetkisi yoktur!
Kara kapkara yobaz cahiller,
din satıp saltanat kuranlar
sanki ellerinde bir
inanç ölçer var gibi;
işlerine gelmeyeni kolayca
kâfir, cehennemlik,
işlerine geleni de
Allah dostu(?!),
şeyh, şıh, hocaefendi,
cennetlik yapıveriyorlar!
Köktendinciler, diyanet, tarikatlar
KUR’AN’ın DİN’ini değil,
Muhammed peygamber
adına uydurdukları
sünneti-hadisi diyerek
iftira, ihanet olan
şirk dinini anlatıyor, yaşatıyorlar.
KUR’AN’a inandığını iddia eden ama Arapça okuyup ölülere üfüren,
KUR’AN içeriğinden habersizler ve
KUR’AN’a inanmayanlar
her iki grup
bu şirk dini yaşantılara bakarak,
din’i;
asıl amacı bambaşka
ama bu amaca göre uygulanmayan
namaz(?), oruç, kurban, hac gibi
birkaç ritüelden,
kadına ait iftira bilgilerden ve
başörtüsünden,
cennet, cehennem gibi
soyut kavramlardan,
ödül(!) ve cezadan
ibaret zannediyorlar?!
Altıbin küsur ayetlik,
binbeşyüzyıl öncesi
dünya insanlarına
BİLGİ amaçlı indirilmiş
TANRI’nın DİN’inden
tüm yaşama dâir Kitabından
KUR’AN’dan
söz ediyoruz;
bu kadar basit mi?!
İnançlı olduğunu iddia edenler
bu ritüelleri uygulamayanları
‘kâfir’,
KUR’AN’a, TANRI’ya
inanmayanlar da
bu amacından sapmış ritüelleri uygulayanları
‘dindar’ zannediyorlar ve
hep zan üzerinden
düşünce üretiyorlar.
Cenneti kazanmak ödülü(?)
Cehennemde yanmaktan korkutmak(!) tehdidi;
din pazarlayan, satanların
en önemli sermayesidir!
TANRI tarafından
haklarında az BİLGİ verilmiş konularda tartışarak
çok değerli zamanı
boşuna harcıyorlar!
(İsra,85)”Ruh-Vahiy, Rabbimin tasarrufundadır. Sonsuz bilgi kaynağından algılayabileceğiniz kadar-çok az bilgi verilmiştir.”
İNSAN olmayı başarabilmektir
tek önemli olan!
TANRI ADİL’dir;
ADALETİN kaynağı ve yaratıcısıdır!
Ne HAK ettiysek
onunla buluşturacaktır!
(İsra,13)”Her insanın dünyada yaptıklarının sorumluluğunu, kaderini kendi kişisel-özgür seçimine bırakmışızdır.”
(Fussilet,23)”Allah hakkındaki düşünceleriniz gerçek dışıdır. Sadece zan ediyorsunuz. Zanlarınıza inanıyorsunuz.
İşte sizi mahveden düşünce o oldu ve kaybedenlerden oldunuz.”
“Allah ki, yaratandır, kusursuzca var edendir, bütün mükemmellik vasıfları yalnız O’nundur.”
(Haşr,24)
Allah’ın varlığını, birliğini; insan hayalinin ulaşabileceği her türlü tasavvurun üstünde ve ötesinde yüceler yücesi bir Yaratıcı olduğunu; tüm boyutlarıyla düşünüp anlasınlar-aydınlansınlar diye Kur’an’da gerçekleri farklı yerlerde, farklı örneklerle açıkça ortaya koyduk-her türlü açıklamayı yaptık.”
(İsra,41)
KUR’AN’da,
TANRI’nın İSLAM DİN’i dediği;
İSLAM;
İNSANLIK YOLU.
Ama maalesef ki
İSLAM;
kara kapkara yobaz cahillerin, insanlıktan çıkmış,
vahşi, ilkel, nobran teröristlerin,
insan geçinenlerin
tekelinde, yönetiminde,
kavram kargaşasına
kurban edilmiş durumda!
İSLAM;
İNSANLIK YOLU,
esenlik, barış, huzur, hak, hukuk, adalet, iyilik, güzellik adına
yaşamda ilke olarak ne varsa
hepsinin kavramsal kaynağı,
içinde inancı da barındıran
muhteşem ilkelere, kurallara sahip
bir yaşam sistemi,
evrensel barış,
insanlığın ahlâkî değerler sistemi!
Sistemin sahibi TANRI!
Sistemin Kitabı KUR’AN!
KUR’AN;
bu insanlığın ortak yolunu,
ahlakî değerler sistemini,
peygamberlerin
tarihsel olayları içinde veren
TANRI KİTABI.
(Câsiye 22)”Allah, gökleri ve yeri hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre, bir sistem olarak yaratmıştır.”
KUR’AN’ın DİN’i;
HAK çizgisini,
İNSAN olmanın sınırlarını aşmış
zalim yöneticilerin, zulmedenlerin
peygamberlerle, kitaplarla
TANRI tarafından uyarıldığı,
tarihsel olayların içinde verilen
evrensel, insanî ilkeler!
Yaşamın,
insan olmanın ahlâkî kuralları,
ADALET, HAK, EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK diyen TANRI’nın anayasası!
(Hadid,25)”Kitapla insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü tesis edecek değer ölçüleri-doğruyla yanlışı, yalanla gerçeği, hakla haksızlığı, adaletle zulmü ayıran ölçüleri-yasayı gönderdik ki; insanlar adaleti yerine getirsin.”
Her hal ve şartta ADALETLİ olmak!
HAK yememek!
YALAN söylememek!
İFTİRA etmemek!
SÖZÜnü yerine getirmek!
PAYLAŞMAK,
İYİLİK yapmak(karşılıksız),
gibi
İNSAN olmaya dâir ne varsa,
ne kadar kural, ilke varsa
peygamber hikayelerinin içinde
ana fikir olarak ve
ahiret-sonraki yaşama
dâir kısa bilgilerle
insanlığa sunulmuştur!
(Rum,8)”Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak ve adâlet esaslarına göre-şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem-gerçek bir amaç ve belirlenmiş bir süreye bağlı olarak yaratmıştır.”
(Kasas,77)”Allah’ın sana verdiği serveti iyilik yolunda kullanarak ahiret yurdunu gözet!
Dünyadan da nasibini unutma!”
(Nisa,165)”Bütün resuller; müjdeciler ve uyarıcılar-haberciler olarak gönderildi ki, insanların, Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir mazereti-bahaneleri kalmasın.”
(Ra’d,2)”Ayetleri ayrıntılı olarak açıklamakta-açık açık dile getiriyor ki, [Yargı Günü’nde] Rabbinizin huzuruna çıkacağınıza belki
kesin olarak inanırsınız.”




Bir yanıt yazın