Türkiye’nin tarihine kara bir leke daha sürülüyor. Devletin vekilleri, sanki milletin onuru sırtlanmış da, İmralı’nın yolunu tutuyor. Kime gidiyorlar? Binlerce insanın katili, şehit analarının yüreğine kor düşüren, emperyalizmin maşası bir terör örgütü liderine!
Dünyada bunun bir benzeri var mı? Bir devlet düşünün: Ordusunun, polisini, çocuklarını, öğretmenlerini toprağa düşüren bir katili otorite olarak tanıyarak ziyaret ediyor. Ne için? Sözüm ona “barış” için! Ama aslında barış değil; emperyalizmin dayattığı, PKK’ya meşruiyet kazandıran, Türk devletini küçülten bir ihanet senaryosu bu.
Amerika fısıldıyor, Avrupa mırıldanıyor, Ankara boyun eğiyor. Adına “çözüm süreci” deniyor. Oysa ortada çözüm falan yok, koskoca bir teslimiyet var! Burnumuza takılan zincirle, emperyalizm bizi istediği çukura sürüklüyor.
Şehit anaları gözyaşı döküyor, ama vekillerin umurunda değil. Vekil diyorum ama aslında milletin vekili değil bunlar; ABD’nin ve AB’nin İmralı’ya gönderilmiş postacıları. Hani devletin onuru, hani milletin haysiyeti? Hani şehidin hakkı? Hepsi masada pazarlık konusu.
Bugün Türkiye’de devlet, sadece kendini değil; kendi evlatlarının kanını da hiçe sayıyor. Bir devlet düşünün ki kendi vatandaşını, kendi şehidini, kendi tarihini aşağılıyor. Öcalan’ın kapısına giden bu heyet, sadece terör başını değil; emperyalizmin sopasını selamlıyor.
Ve başrolde kimler var? TBMM Başkanı, Erdoğan, Bahçeli… kervandaki Özel vs….Hepsi aynı oyunun figüranları. Milletin sırtından siyaset yapan, koltuk uğruna devletin omurgasını emperyalizme eğdiren zavallı bir anlayış. Gaflet mi desek, dalalet mi? Hayır, bu düpedüz ihanettir!
Unutmayalım: Şehit kanı üzerinden pazarlık yapan devlet, artık devlet değildir. Milletin haysiyetini emperyalizme peşkeş çeken bir yapı, sadece kağıt üzerinde devlettir. Bugün İmralı’ya giden yol, yarın Türkiye’yi uçuruma götürecektir.
Bu millet asırlardır emperyalizme diz çökmemiştir. Ama bugün görüyoruz ki, kendi seçtiklerimiz eliyle diz çöktürülüyor. Bu ihanetin adı barış değil; milletin onurunu çiğneme operasyonudur.
Ve biz soruyoruz: Bu milletvekilleri, yüzünü hangi şehit annesine dönecek? Hangi yetimin gözünün içine bakacak? Hangi vatan evladına “Biz sizin için mücadele ettik” diyebilecek?
Cevap belli: Hiçbirine! Çünkü bu yolun adı, milletin değil; emperyalizmin yoludur.
Türkiye bu ihaneti unutmayacak. Tarih bu sahneyi yazacak:
“Devlet, kendi celladına heyet gönderdi. Şehitler ayaktaydı, devlet diz üstündeydi.”



Bir yanıt yazın