T.C. Anayasa’sı ne yazmakta birileri nelerin peşinde koşup neler yazmakta!

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

 ‘Milli Birlik ve Beraberlik Çalışması” adıyla bir proje hazırlanmış.

Çözüm önerileri ve eylem planı da içeren bu proje metni Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Ali Arif Özzeybek ve Gazeteci Mehmet Çek imzasıyla Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilmiş!  

PROJE METİNİNDE ÖNE ÇIKAN BAZI SAVLAR:

· … ülkede Alevilik yok hükmünde sayılmış…., Alevi-Sünni uyuşmazlığı karanlık güç odaklarınca körüklenmiş, milletçe ve meşrep sahipleri olarak çok acı bedelleri birlikte ödemişiz.

· Alevilerin en temel taleplerini bile karşılamazken Alevi-Sünni ayrışmasını derinleştirmek maksatlı provokasyonlardan geri durmayarak… Sünni korkusu pompalayarak Alevileri memleketin sözde “laik” partisini desteklemeye yönlendirmişlermiş.

· Alevi-Bektaşi geleneği temsilcileri devlet katında ilk kez Erdoğan’lı Türkiye’de muhatap alınmış, Aleviler ilk kez AKP iktidarında anayasal eşit yurttaşlık için masaya oturmuşlarmış..

· Aleviler devletin en üst organlarında kabul görmüş, sorunları tartışılıp, dile getirilmişmiş.

· Bizler, yeni-sivil bir anayasa tartışmaları çerçevesinde Alevi toplumuyla yüzyıllık bir helâlleşme ve kucaklaşmaya vesile olacak demokratik adımlar da atılabilir, Alevi yurttaşlarımızın da kendi inançlarını hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan yaşayabilmesi ve eşit haklardan yararlanabilmelerinin önü açılabilirmiş.

SUNULAN METİNDEKİ ÖNERİ BAŞLIKLARI:

· Kamuda Ayrımcılıkla Mücadele:

Alevi vatandaşların kamu kurumlarında ve kamusal alanlarda kimlik farklılıklarından ötürü maruz kaldığı ayrımcılıkların engellenmesine ilişkin çalışmalar yapılmalıdır.

· Dini İbadet Özgürlüğü:

 Alevilerin cemevlerinde inançlarını tatbik etme ve dini inançlarını özgürce yaşama hakları anayasada açıkça güvence altına alınmalıdır.

· Eğitimde Eş̧itlik: 

Alevi inanç ve geleneklerine saygılı bir müfredat eğitim sistemine eklenmeli ve müfredatta Alevilik ile ilgili toplumun her kesimini aydınlatıcı içeriklere yer verilmelidir.

· Nefret Suçları:

 Alevilere yönelik sistematik nefret söylemi ve ayrımcılık kesin ve net bir şumulde suç kapsamına alınmalı ve bu tür suç̧lara karşı caydırıcılığı yüksek cezalar öngörülmelidir.

***

Osmanlıcaya girmiş Acemce deyim ” Men çe guyem, tamburem çe guyed?”(Ben ne söylerim, tamburum ne söyler?) demekte…

Anayasamız ( *) ne yazmakta bunlar hangi heveslerle nelerin peşinde koşmakta, neler yazmaktadır!

T.C.ANAYASANIN BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜNDE:

– Hiçbir faaliyetin Türk milleti menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesi ile bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılmayacağı…

– Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

– Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda,….  karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve  “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

T.C.ANAYASASI MADDELERİ:

– Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. (Madde 42)

– Türkçeden başka hiçbir dil eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında öğretilecek yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. (Madde 42)
– Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda…(Madde 58)
– Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya ananın çocuğu Türk’tür. (Madde 66) 

– Anayasanın  hiçbir hükmü, aşağıda gösterilen inkılap kanunlarının, anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz: “Şapka İktisâsı Hakkındaki Kanun, Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun, Evlenme Akdinin Evlendirme Memuru Önünde Yapılacağına Dair Medeni Nikâh Esası, Beynelminel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun, Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun, Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun” (Madde 174) 

DEĞERLENDİRME:

· Anayasa, Türk, Türklük, Türk milleti gibi kavramları kesin çizgilerle belirlemiştir.

· Ümmet, etnik/mezhepsel eğilimler yoktur.

· Eğitim ve öğretimin Atatürk ilke ve devrimlerine göre yapılacağını kayıt altına almaktadır.

· Atatürkçü düşüncenin yayılması için devlete görev vermektedir. Devrim kanunlarını güvence altına almaktadır.

· Yabancı dille eğitim Anayasanın ruhuna aykırıdır. Emperyalizmin iradesiyle  “hülle” yapılmaktadır.

· T.C. Anayasa’sı ne yazmakta birileri nelerin peşinde koşup neler yazmakta!

(*) https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/

( BU YAZI DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Feride Çelebi avatarı
    Feride Çelebi

    Hepsi resmen safsata başka birşey değil. Türkler zorla müslüman olduktan sonra rotalarını inançlarını kaybettiler.Bazı Türkleri hiç kimse inançlarından vazgeçtiremediler, ben bunlara hakiki Türkler diyorum, asla bugüne kadar inançlarından kimse saptıramadı, bunlar
    Türk, şaman ( alevileri).
    Bu Türkler için, Türk ruhu var, bu ruh, su da,havva da, güneşte, toprakta, insanda, hayvanda, demirde, ağaçta, odunda vs.

    Herşeyin başı saygı.

    Şaman Türkleri ni, Alaskada, Kanada da görürsünüz, tabi Katolik kilisesi bunları zorla hıristiyan yapmadıysa.

    Türkiye’ de alevi Türkü yok gibi, hepsini zorla asimile ettiler. Türkün inancını, hayallerini ; Türk düşmanı Arabistanlı yok etti.
    Arablı, müslümanlığı Türke layık görmediği gibi, yakıştıramadı. Türkün yediği sadece Arab….b…! Başka birşey değil. Ne demiş Atalarımız anlamadığın işin içine girme! Bu müslümanlıkta bizim için anlamadığımız safsata’ dan başka birşey değil.

    Açmış bir kumarhane, anası hacı, babası hacı, kendi hacı, 5 vakit namaz kılıyor, bütün hayattan umudunu kesmişler kumarhanede kumar oynuyor, kimi kaybedecek birşeyi kalmamış karısını, kızını ortaya atmış. Kaçırdıkları verğide cabası. Hepsi koyu müslüman, koyun sürüsü.

    Bu asimilasyon olayında, amaç ayrım gayrım ya, biri şii- Alevi olmuş, diğeri Sunni olmuş. Aynı parti ayrımcılığı gibi.

    Eeee gelelim ana konuya, 20 tane Türk boyu, bunlar müslümalık ortaya çıkmadan önce, kardeş, kardeş yaşıyorlardı. Kimse şii veya sunninin ne olduğunu bile bilmiyordu.

    Türk’ ün At vardı, Türkün herşeyi Atı, ailesi, doğası , gündüz güneş, gece ay ile beraberdi. Ayaklarının altında toprağı vardı, tertemiz suyu vardı. Bir Türk için herşeyin ruhu vardı, Türkün inancı vardı. Kadınına, çocuğuna saygısı vardı, koruma duygusu vardı.

    Şimdi, hepimiz hanifiyiz, müslümanız, arada kadını döveriz, kumar oynarız, hırsızlık yaparız, yalan söyleriz, çocuğun ırzına geçeriz, hayvanları öldürürüz. İlimden, bilimden uzaklaştık. Yalaka olduk.

    Daha 21 yüz yılda, din, mezhep safsatası yapıyorsun! Senin gibi Türk olmaz olsun.

    Osmanlı, halifelik konusunda sap yedi, saman sıçtı. Hareme onun bunun karısını, kızını doldurdu, kardeşlerini öldürttü, sırf tahta çıkmak için. Adı müslüman.

    Buğünün müslüman halifleri, 8 yaşındaki çocuğu kendine eş yapıyor, kadını kendisine köle, hizmetçi, oruspusu yapıyor. Kadına bu mu saygı?

    Cuma namazından çıkıyor, 80 yaşındaki moruk, 11 yaşındaki okul çocuğunun arkasından bakıyor, sanırım hoca camii de bunları öğretiyor bu sapıklara.

    Müslümanlık, şii veya sunni lik, asla Türke yakışacak bir din değil.

    Türk müslümanlıkla tanışmadan öncesi; şamanizme inanıyordu, orya geri dönmemiz gerekiyor.

    Orda Türk için insan var, ruh var! Sunni, Alevi, hanifi, şafi, ezidi diye bir saçmalık yok, ayrım, gayrım yok. İnsan var, doğa var, Sadece Türk var!

  2. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Sn. Çelebi’ye teşekkür ederim.
    “T.C. Anayasa’sı ne yazmakta birileri nelerin peşinde koşup neler yazmakta!” yazısının gayya kuyusunda yitip gitmediğini duyumsamama neden oldu! Yazdıklarını dikkatlice okudum. Kanımca sosyal medya denen mecralardan pompalanan bilgilerin etkisinde fazlaca kalmış olmalı ki bunun getirdiği ruh halile çöp kamyonu(*) gibi içini boşaltmış.
    • Tarihte ve günümüzde olup bitenler doğru anlayıp yorumlayabilenleri sayısı ülkenin kaderine el koyacak düzeye ulaştığında aydınlık çıkış yolu da kendiliğinden açılacaktır.
    • Felsefeci şair Afşar TİMUÇİN, “Geleceği Olan Tek Varlık(İnsan)” yazısında bu hususta şunları yazmış:
    – Bilinç yetkinliği ölçüsünde geçmişi kavrama ve geleceği kurma gücü taşır.
    -Yetkin bilinç… geçmiş kadar gelecekle de ilgilidir.
    -Geçmişi anlamak da geleceği tasarlamak da usun ayrıştırıcı ve bileştirici gücünü gerektirir. Bu gücü bize sağlayan özellikle (edebiye, tarih) bilim, felsefe ve sanattır.
    -İnsan daha çok geçmişe eğilimlidir. Bu eğilim yetersiz bilinçte artar ve duygusallıkla sarılır: bu yüzden yetersiz bilinç doğrudan çok yanlışa yatkındır.
    -Sağlıklı bilinç geçmişe takılıp kalmaz: o her zaman her yerde gereklinin izini sürer, özel olarak geleceğe bağlanır, olması gerekeni kollar.
    -Sağlıklı bilincin geçmişe yönelişi daha çok güçlü bir geleceğe adanmışlık adınadır….
    -Geçmişte geleceği kurmaya yarayacak veriler vardır.
    -Amaç geçmişte yitip gitmek değil geçmişin deneyimlerini yeni bir bakışla gelecek için işe yaratmaktır: Tarih bu işe yarar.
    -Bilinçli kişinin işi dünden çok yarınladır….. Geçmişte kalmış bazı şeyler için dizimizi dövsek ne çıkar! Bilinçli insanın işi daha çok olasıyladır…..
    -Gelişmekle işi olmayanlar geçmişe takılırlar….. Gelecek kaygısı olmayan bilinç geçmişle oyalanır
    – Geçmiş bize sağlam veriler yanında boş düşlere dalma olanağı da verir.
    – Yaşanmışın arasından doğruları süzmek, bir çağı bir dönemi bir olayı temel özellikleriyle kavramaya çalışmak, bunun için belgeler ve daha başka dayanaklar aramak ileriye dönük bilinçlerin işidir.
    • Şimdi okumuşlara düşen sorumluluk, mevcut düşünsel düzeyi geliştirmek için tarihe olup bitenleri doğru öğrenmek ve doğru yerde konumlanmak olmalıdır.
    • Doğrudan kastım doğuştan kazandığımız yurttaşlık hakkı nedeniyle hissedarı olduğumuz “Bilakis kimsesizlerin kimsesi olan” T.C. Gemisi’nin milletin çıkarlarının ve dünya barışının korunabileceği bir rotayı takip etmesini sağlamak olmalıdır.
    ( BU YAZI DERLEMDİR)
    (*)Bilinen ve yeri geldiği için buraya dahil edilen ibretlik bu ya!!
    Aldığı yolcuyla taksi caddenin sağ şeritinde yol alırken aniden yola çıkan siyah bir arabaya çarpmaktan sürücü(şöför) refleksi sayesinde son anda kurtulmuş. Siyah arabanın şoförü bağırmaya ve küfretmeye başlamış. Taksici ise gülümseyerek öfkeli adama el sallamış!
    Taksicinin tavrını şaşırıp kalan yolcu “Adam neredeyse arabanızı edecekti. Neden böyle davrandınız?” diye hayretle sormuş!
    Taksici “ Çöp kamyonu gibi zihinleri “öfke ve hayal kırıklığı”yla dolu olan pek çok insan her yerde dolaşıp duruyor. Taşıyamayacak düzeye geldiğinde bunları atacak yer ararlar.
    Bunun muhattabı bazen ben bazen de siz olabilirsiniz. Kişisel almayın. Sadece gülümseyin onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü, stresini alıp işyerinize evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın.Başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine asla izin vermezler der.
    (**)Parantez içindekiler derlemeyi yapana aittir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar