‘Milli Birlik ve Beraberlik Çalışması” adıyla bir proje hazırlanmış.
Çözüm önerileri ve eylem planı da içeren bu proje metni Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Ali Arif Özzeybek ve Gazeteci Mehmet Çek imzasıyla Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilmiş!
PROJE METİNİNDE ÖNE ÇIKAN BAZI SAVLAR:
· … ülkede Alevilik yok hükmünde sayılmış…., Alevi-Sünni uyuşmazlığı karanlık güç odaklarınca körüklenmiş, milletçe ve meşrep sahipleri olarak çok acı bedelleri birlikte ödemişiz.
· Alevilerin en temel taleplerini bile karşılamazken Alevi-Sünni ayrışmasını derinleştirmek maksatlı provokasyonlardan geri durmayarak… Sünni korkusu pompalayarak Alevileri memleketin sözde “laik” partisini desteklemeye yönlendirmişlermiş.
· Alevi-Bektaşi geleneği temsilcileri devlet katında ilk kez Erdoğan’lı Türkiye’de muhatap alınmış, Aleviler ilk kez AKP iktidarında anayasal eşit yurttaşlık için masaya oturmuşlarmış..
· Aleviler devletin en üst organlarında kabul görmüş, sorunları tartışılıp, dile getirilmişmiş.
· Bizler, yeni-sivil bir anayasa tartışmaları çerçevesinde Alevi toplumuyla yüzyıllık bir helâlleşme ve kucaklaşmaya vesile olacak demokratik adımlar da atılabilir, Alevi yurttaşlarımızın da kendi inançlarını hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadan yaşayabilmesi ve eşit haklardan yararlanabilmelerinin önü açılabilirmiş.

SUNULAN METİNDEKİ ÖNERİ BAŞLIKLARI:
· Kamuda Ayrımcılıkla Mücadele:
Alevi vatandaşların kamu kurumlarında ve kamusal alanlarda kimlik farklılıklarından ötürü maruz kaldığı ayrımcılıkların engellenmesine ilişkin çalışmalar yapılmalıdır.
· Dini İbadet Özgürlüğü:
Alevilerin cemevlerinde inançlarını tatbik etme ve dini inançlarını özgürce yaşama hakları anayasada açıkça güvence altına alınmalıdır.
· Eğitimde Eş̧itlik:
Alevi inanç ve geleneklerine saygılı bir müfredat eğitim sistemine eklenmeli ve müfredatta Alevilik ile ilgili toplumun her kesimini aydınlatıcı içeriklere yer verilmelidir.
· Nefret Suçları:
Alevilere yönelik sistematik nefret söylemi ve ayrımcılık kesin ve net bir şumulde suç kapsamına alınmalı ve bu tür suç̧lara karşı caydırıcılığı yüksek cezalar öngörülmelidir.
***
Osmanlıcaya girmiş Acemce deyim ” Men çe guyem, tamburem çe guyed?”(Ben ne söylerim, tamburum ne söyler?) demekte…
Anayasamız ( *) ne yazmakta bunlar hangi heveslerle nelerin peşinde koşmakta, neler yazmaktadır!
T.C.ANAYASANIN BAŞLANGIÇ BÖLÜMÜNDE:
– Hiçbir faaliyetin Türk milleti menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesi ile bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılmayacağı…
– Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
– Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda,…. karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
T.C.ANAYASASI MADDELERİ:
– Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. (Madde 42)
– Türkçeden başka hiçbir dil eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında öğretilecek yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. (Madde 42)
– Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda…(Madde 58)
– Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya ananın çocuğu Türk’tür. (Madde 66)
– Anayasanın hiçbir hükmü, aşağıda gösterilen inkılap kanunlarının, anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz: “Şapka İktisâsı Hakkındaki Kanun, Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun, Evlenme Akdinin Evlendirme Memuru Önünde Yapılacağına Dair Medeni Nikâh Esası, Beynelminel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun, Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun, Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun, Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun” (Madde 174)
DEĞERLENDİRME:
· Anayasa, Türk, Türklük, Türk milleti gibi kavramları kesin çizgilerle belirlemiştir.
· Ümmet, etnik/mezhepsel eğilimler yoktur.
· Eğitim ve öğretimin Atatürk ilke ve devrimlerine göre yapılacağını kayıt altına almaktadır.
· Atatürkçü düşüncenin yayılması için devlete görev vermektedir. Devrim kanunlarını güvence altına almaktadır.
· Yabancı dille eğitim Anayasanın ruhuna aykırıdır. Emperyalizmin iradesiyle “hülle” yapılmaktadır.
· T.C. Anayasa’sı ne yazmakta birileri nelerin peşinde koşup neler yazmakta!
(*) https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/
( BU YAZI DERLEMEDİR)






Bir yanıt yazın