Değerli Dostlarımız,
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “yeni anayasa” çıkışı üzerine güncellediğim eski tarihli bir makalemi ekte bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla,
Haluk Dural
Milli Merkez Genel Sekreteri
Bu Meclis Yeni Anayasa yapamaz…
6.05.2026 (Yazarın 7.02.2021 tarihli makalesinden güncellenmiştir)
Yeni anayasa istemlerinin aslında Erdoğan’ın seçimleri kazanma yolunda düzenlenmiş bir proje olduğu yandaş basın dahil, gazeteler tarafından onlarca kez yazıldı. Son olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da düzenlenen “Siyaset Okulu” programında yaptığı konuşmada bu konuya yer verdi. Adalet Bakanı Gürlek şöyle diyor:
“Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur.”
Adalet Bakanı Gürlek’in bu sözleri basında anında yorumlara neden oldu. Bu yorumların en önemli noktası şudur: Mevcut anayasa uygulanamazken bu sözler nasıl inandırıcı olabilir? Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ortamda yeni anayasa yapmanın zorunlu olduğunun ileri sürülmesi inandırıcılık yaratmıyor.[[1]]
Geçmişte 1 Şubat 2021 günü yapılan Kabine toplantısı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamalarda “….Belki de şimdi Türkiye’nin yeni bir anayasayı tartışma vakti gelmiştir. Anayasa çalışması gizli saklı mahfillerde terör örgütü ile irtibatlı kesimlerin gölgesinde ülkesi ile zihni kalbi bağlantısı kopuk isimlerle yürütülebilecek bir iş değildir.
Bu çalışmanın milletin gözü önünde ve onun temsilcilerinin tamamının katılımıyla şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi ortaya çıkan metnin de mutlaka milletin takdirine sunulması gerekir…[[2]]” diyerek kamuoyunun gündemine “yeni anayasa” tartışmasını tekrar gündeme getirmişti.
Muhalefet partilerinin konuyla ilgili açıklamaları üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği yeni anayasa tartışmalarına ilişkin konuşan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ “Sıfırdan yeni bir anayasa yapmak, yeni bir cumhuriyet kurmak değil. Anayasa, toplumsal bir sözleşmedir” diyerek[[3]] yeni anayasa yapılmasına ışık yakmıştı.
AKP iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinden buyana geçen sürede “dava” gereği kurmayı düşündükleri rejimin önünde engel olarak gördükleri mevcut anayasayı değiştirmek için sürekli çabalamaktadır.
8 Haziran 2007 günü Başbakan ve AKP Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan’ın, Prof. Dr. Ergun Özbudun’dan talebi üzerine, aşağıda isimleri yazılı; Prof. Dr. Ergun Özbudun (Komisyon Başkanı), Prof. Dr. Zühtü Arslan, Prof. Dr. Yavuz Atar, Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, Prof. Dr. Levent Köker, Doç. Dr. Serap Yazıcı isimli kişilerden oluşan Komisyon tarafından “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Önerisi” hazırlanmış, 2 Ağustos 2007 günü Başbakan ve AKP Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan’a sunuşu yapılmış ve 29 Ağustos 2007 tarihinde çalışmalar tamamlanarak AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’a teslim edilmişti.[[4]]
Kamuoyuna açıklanmayıp halktan gizlenen bu taslak, Mart 2008’de Prof. Ergun Özbudun’un da dahil olduğu AKP milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat başkanlığındaki bir heyet tarafından ABD’de Colombia Üniversitesi’nin Demokrasi, Hoşgörü ve Din Çalışmaları Merkezi (CDTR) ile Din, Kültür ve Kamu Yaşamı Enstitüsü’nün 3 Mart’ta New York’ta, Gülen’e yakın olan Türk Kültür Merkezi sponsorluğunda, düzenlenen konferansta[[5]] ABD’li yetkililere anlatılarak onların tavsiyeleri alınmış, ancak bugüne kadar Türk halkına açıklanmaya cesaret edilememiştir.
AKP Mecliste onaylattığı 24 maddelik anayasa değişikliği, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 12 Eylül 2010 tarihinde halk oyuna sunularak kabul edildi. Yapılan değişiklikle Anayasa Mahkemesi üye sayısı 11’den 17’ye çıkarılmış ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yapılarında ve yetkilerinde değişiklikler yapılarak Abdullah Gül tarafından atanan yeni üyeler ile yargı üzerinde yönetimin vesayeti kurulmuş, sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmaları kaldırılıp, askeri yargının yetkileri daraltılmıştır.
AKP iktidarı en kapsamlı anayasa değişikliğini ise 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumla yürürlüğe sokarak “tek adam rejimi” kurmuştur.
Bugüne kadar yapılan anayasa değişikliklerinin hepsi, 1982 anayasasının 175. maddesine uygun olarak yapılmıştır.
Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz derinleştikçe, yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Cumhur İttifakının (AKP+MHP+HüdaPar+BBP) oyları önemli ölçüde düşmekte olduğu görülmektedir. Bu eğilim devam ettiği taktirde 2026’da veya 2027 Kasım ayında yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın %50+1 oyla seçilme şansı görülmemektedir. İktidar partisinin “yeni anayasa” arayışlarının en görünür sebebi bu oranı değiştirmek olarak görülmekle beraber “tek adam” rejimini pekiştirmek için bu sefer anayasa değişikliği ile yetinilmeyip, “yeni anayasa” yapılmak istenmektedir.
Mecliste kurulmuş olan Öcalan Komisyonu sonuç raporu çerçevesinde eğer Öcalan’a özgürlük sağlayacak yasal değişiklikler yapılırsa, Cumhur İttifakına katılacak olan DEM partinin dile getirmekte olduğu; anayasa 42. Maddede anadilde eğitim hakkı tanınması ve 66. Maddedeki Türk vatandaşlığı tanımının iptali karşılığında, 101. Maddedeki cumhurbaşkanının iki kere seçilmesi hükmünü kaldırılması ve cumhurbaşkanına yeniden seçilme imkânı tanınmasını öngören bir anayasa değişikliği konusunda uzlaşma ağlanırsa Cumhur İttifakına katılacak olan DEM partisinin oylarıyla Mecliste 400 üzerinde oy çokluğuna ulaşılarak referandumsuz anayasa değişikliği yapılabilecektir.
Ancak, geçmişte çok kez cumhurbaşkanı ve günümüzde Meclis Başkanı ve en son Adalet Bakanı tarafından ifade edilen “yeni anayasa” yapılması halen büyük ölçüde değiştirilmiş olsa da yürürlükteki anayasaya göre mümkün değildir.
TBMM, anayasanın 67. Maddesine göre “…serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında …” yapılan meşru seçimlerle seçilen milletvekillerinden oluşur. Anayasanın 87. Maddesinde görüleceği üzere;
MADDE 87- (Değişik:3/10/2001-4709/28 md.;7/5/2004-5170/6 md.; 16/4/2017-6771/5 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
TBMM’nin yetki ve görevleri arasında “yeni anayasa” yapmak yoktur.
Ayrıca, yürürlükteki anayasaya göre yapılmış meşru seçimlerle seçilen milletvekilleri, mazbatalarını aldıktan sonra Meclis’te anayasanın 81. Maddesine göre yemin ederler.
MADDE 81- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler:
“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
Milletvekilleri ettikleri yeminde görüldüğü üzere “…Anayasaya sadakattan ayrılmayacağına…” namusları ve şerefleri üzerine andiçerler.
Bu durumda eğer milletvekilleri “yeni anayasa” yapmaya kalkarlarsa yeminlerini çiğnerler ve her şeye rağmen yine de yeni anayasa yaparlarsa, kendilerinin milletvekili seçilmelerini sağlayan yürürlükteki “anayasayı ilga edecekleri” için kendilerinin meşruiyetleri, milletvekillikleri ortadan kalkar.
Sonuç itibariyle;
TBMM ve Meclisteki milletvekilleri mevcut anayasanın amir hükümleri çerçevesinde “Yeni Anayasa” yapamaz.
*.*.*
[[1]] : https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olaylarin-ardindaki-gercek/yeni-anayasa-uzerine-2501399
[[2]] : https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/son-dakika-kabine-toplantisi-sonrasi-cumhurbaskani-erdogan-aciklama-yapiyor-6238670/
[[3]] : https://www.veryansintv.com/bekir-bozdagdan-sifirdan-anayasa-aciklamasi
[[4]] : https://m.bianet.org/bianet/siyaset/101746-akp-nin-anayasa-taslaginin-tam-metni
[[5]] : https://www.milliyet.com.tr/siyaset/akp-taslagi-abdye-tasiyor-241190




Bir yanıt yazın