Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na görüşlerinin alınmasını isteği için DEM Partisi’nce de kallavi bir listesi verilmiş

Okuma Süresi:

4–6 dakika
❤️

TBMM’nde adsız kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na yCHP görüşlerinin alınmasını istediği kişi, STK listesini vermiş!

Bakalım neler olup bitmiş?

yCHP davet Grup Başkanvekili Murat Emir, partisinin 29 maddelik “demokratikleşme” önerilerini komisyonda okumuş.

·  İstekleri arasında,

-Kayyum uygulamalarına son verilmesi,

– Siyasi tutuklular için AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması,

-Tutuklanan belediye başkanları, siyasetçiler ve bürokratların, Gezi tutuklularının tahliyesi,

 -Cumhurbaşkanına ve kamu görevlilerine hakaret suçlarının yeniden düzenlenmesi v.b.gibi şeyler varmış.

· Yine yCHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, hakkındaki yolsuzluk iddiası nedeniyle halen tutuklu bulunan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in komisyon tarafından dinlenmesini istemiş.

· Yine yCHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da çatışmalarda hayatını yitirenlerin ailelerinin aynı gün ve Diyarbakır Anneleri ve Barış Annelerinin de aynı gün komisyonda dinlenmesi istemiş.

DEM PARTİSİ LİSTESİNDE YOK YOK!

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ‘na yCHP’den sonra

görüşlerinin alınmasını isteği için DEM Partisince de kallavi bir listesi verilmiş.

Ne kadar bölücü, kimlikçi, mezhepçi, LGBT’ci, ayrılıkçı, Batı fonlu-güdümlü örgüt varsa, Komisyona davet edilip dinlenmelerini istemiş.

Akla ziyan verdiği liste ne anlama geliyor?

Bunlardan bazıları:

· Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD):

CEİD, yurt dışından aldığı fonlarla raporlar hazırlayarak Türkiye’de LGBT propagandası yapıyormuş. Öte yandan da  CHP’li belediyelerde “toplumsal cinsiyet eşitliği”ni savunmak için kurulan Eşitlik Birimleri’nin takipçisiyim!

· KHK’lı Platformları Birliği:

 Tüm KHK’lıların mağdur olduğunu ileri süren örgüt, FETÖ’yle mücadeleye net tavır almamasıyla da biliniyormuş.

· Özetle yurt dışında mali hibe alarak Türkiye aleyhinde faaliyet yürüten foncu kuruluşlar da yer almış.

· HUKUK ALTINDA TOPLADIKLARI:

 Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Asrın Hukuk Bürosu, Türkiye Barolar Birliği, Bölge Baroları Heyeti, İstanbul Barosu, Çağdaş Hukukçular Derneği.

· HAK ADI ALTINDA TOPLADIKLARI:

   İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Barış İçin Toplumsal Girişim, Barış Vakfı, Çocuk Hakları Savunucuları Ağı, FİSA Çocuk Hakları Merkezi, Rengarenk Umutlar Derneği, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Yurttaşlık Derneği, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Tahir Elçi Vakfı, Toplumsal Bellek Platformu, KHK’lı Platformları Birliği, Barış Akademisyenleri, Barış için Kültürel Araştırmalar Derneği, Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Derneği, Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Derneği, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği, Engelliler Federasyonu, Eskişehir Engelli Dayanışma Ağı, Göç İzleme Derneği, Demokrasi İçin Birlik, Doğu Güneydoğu Dernekleri Platformu, İklim Adaleti Koalisyonu, Mezopotamya Ekoloji Hareketi.

· HAKİKAT VE ADALET TEMELLİ ADI ALTINDA TOPLADIKLARI:

Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED), Barış Anneleri İnisiyatifi, Cumartesi Anneleri, Suruç Aileleri, Roboski Aileleri, Gezi Aileleri, 10 Ekim Barış Derneği, Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi.

· KADIN ÖRGÜTLERİ ADI ALTINDA TOPLADIKLARI:

Tevgera Jinen Azad (TJA), Rosa Kadın Derneği, Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Akdeniz Kadın Arabulucular Ağı Türkiye Grubu, Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Kadının İnsan Hakları Derneği, Kadın Zamanı Derneği, Mimoza Kadın Derneği, Star Kadın Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı, Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD), Bilim Sanat Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği (BİRARADA), Dayanışmanın Kadın Hali Derneği (DAKAHDER).

· KÜRT DİLİ VE KÜLTÜRÜ TEMELLİ ADI ALTINDA TOPLADIKLARI:

İstanbul Kürt Enstitüsü, Mezopotamya Vakfı (Weqfa Mezopotamyayê), Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (MED-DER), ANKA Dil ve Sanat Eğitim Kooperatifi, Arî Dil Araştırmaları ve Kültür Derneği (ARÎ-DER), Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği (KURDÎGEH).

· HALKLAR VE İNANÇLAR TEMELLİ ÖRGÜTLENMELER ADI ALTINDA TOPLADIKLARI:

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), Roman Hafıza Çalışmaları Derneği (Romani Godi), Hrant Dink Vakfı, Süryani Dernekler Federasyonu (SÜDEF), Türkiye Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Demokratik İslam Kongresi (DİB).

· MESLEK ÖRGÜTLERİ VE SENDİKALAR ADI ALTINDA TOPLADIKLARI:

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği.

· AKADEMİSYENLER, UZMANLAR VE KANAAT ÖNDERLERİ ADI ALTINDA TOPLADIKLARI İSİMLER:

Gültan Kışanak, Veysi Aktaş, Prof. Dr. Levent Köker, Prof. Dr. Sevtap Yokuş (Altınbaş Üniversitesi), Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik (Sabancı Üniversitesi), Prof. Dr. Yakın Ertürk, Prof. Dr. Hamit Bozarslan (EHESS), Dr. Elçin Aktoprak (Barış Akademisyeni, Ankara Dayanışma Akademisi), Yüksel Genç (Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi), Zana Farqini -Yazar, çevirmen, dilbilimci (Kürtçe), Sami Tan – Dilbilimci, araştırmacı yazar (Kürtçe), Deniz Gündüz – Yazar, yayıncı, çevirmen (Zazaki), Remziye Alpaslan (Kürt Araştırmaları Derneği Başkanı), İzzet Akyol (Araştırmacı-Yazar, Serbestiyet), Prof. Dr. Evren Balta (Özyeğin Üniversitesi), Prof. Dr. Mesut Yeğen, Prof. Dr. Başak Çalı (Oxford Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma Merkezi), Doç. Dr. Barış Ünlü (Ankara Üniversitesi) Pakrat Estukyan (Yazar, Agos Gazetesi), Prof. Dr. Murat Sevinç (Ankara Üniversitesi), Prof. Dr. Türkan Yalçın (Ankara Üniversitesi/), Prof. Dr. Nilgün Toker (Barış Akademisyeni-İzmir Dayanışma Akademisi), Prof. Dr. Bülent Bilmez (İstanbul Bilgi Üniversitesi), Prof. Dr. Melek Göregenli (Barış Akademisyeni-İzmir Dayanışma Akademisi), Prof. Dr. Doğu Ergil, Prof. Dr. Şükrü Aslan (Mimar Sinan Üniversitesi), Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı (Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı eski Başkanı), Dr. Kerem Altıparmak (AİHM Kararlarını İzleyen Avrupa İzleme Ağı Yönetim Kurulu Üyesi-Uluslararası Hukukçular Komisyonu Danışmanı), Dr. Hülya Dinçer (MEF Üniversitesi), Dr. Kıvılcım Turanlı (Barış Akademisyeni – Eskişehir Okulu), Dr. Özgür Sevgi Göral (EHESS), Dr. Pınar Ecevitoğlu (Barış Akademisyeni-Ankara Dayanışma Akademisyeni) Av. Eren Keskin (İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı), Av. Reyhan Yalçındağ/ (Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı), Av. Emel Ataktürk Sevimli 36. Hülya Osmanağaoğlu (Yazar-Feminist Aktivist), Yıldız Tar (Gazeteci-Kaos GL Derneği), Akın Birdal (İnsan Hakları Derneği Eski Genel Başkanı), Rıza Türmen (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Eski Yargıcı), Murat Çelikkan (Hakikat Adalet Hafıza Merkezi-Gazeteci), Feray Salman (İnsan Hakları Ortak Platformu Genel Koordinatörü), Nisan Alıcı (DEMOS Araştırma Kolektifi), Fatma Bostan Ünsal, Osman İşçi (Dünya İşkence Karşıtı Örgüt Merkez Konsey Üyesi), Dr. Fırat Keser (Özel Eğitim Uzmanı), Rakel Dink, Gülten Kaya, Emine Çağırga (Cemile Çağırga’nın Annesi), Ayşe Bülbül (Eren Bülbül’ün Annesi), Cihan Sincar (Mehmet Sincar’ın Eşi), Şükran Aydın (Vedat Aydın’ın Eşi), Dicle Anter (Musa Anter’in Oğlu), Mehmet İnan (Taybet İnan’ın Oğlu), Fehime Poyraz (Deniz Poyraz’ın Annesi), Hüseyin Aykol (Gazeteci)

Bernard SHAW  “Toplantı tek başına bir şey yapamayan insanların bir araya gelerek bir şey yapılamayacağına birlikte karar vermeleridir” demiş

 ( BU YAZI MEDYA HABERLERİNDEN DERLEMEDİR)

 

( *) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu: Komisyon 51 üyeden oluşmaktadır. İyi Parti Barış ve Demokratik Toplum Sürecine karşı olduğunu ve komisyona üye vermeyeceğini açıklamıştır. 



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    YCHP diye bir şey yoktur…
    FETÖ
    Ve dinci gerici yobaz bir zümrenin bok yemesidir,..
    Tıpkı;
    Yeni Türkiye eski Türkiye saçmalığı gibi…
    ***
    Yazdıklarınızın yüzde doksanı dedikodu ve safsatadan ibarettir…
    Ve!
    CHP’liler olarak…
    Ülkenin içine düştüğü bataklıktan çıkarılması için
    Yaptığımız sosyal ve hukuki mücadelemize hakarettir…
    ***
    Yazınızda…
    Her türlü dedikoduyu, ithamı, tehditi almışsınız..
    Sayın Özgür Özel’in söylediği tamamı gerçek ve belgeli hiçbir şeyi almamışsınız….
    Yazık…
    ***
    Bu güzelim ülkede FETÖ gibi PKK gibi Sadat gibi..
    Hizbullah gibi, Hamas ve IŞİD gibi HTŞ gibi terör örgütleri
    Siyasi ve ekonomik destek alıyorsa sebebi bu zihniyettir…
    ***
    Sizler istemiyorsunuz ama ülkeyi bu bataklıktan.,
    Karanlıktan kurtaracak tek güç ve irade CHP’dedir…
    Çoğu gitti azı kaldı…
    ***
    Bernard SHAW o sözleri aptal salak ve köleliği reddedemeyen
    Başkalarının kendisi adına düşünüp karar vermesini isteyen kemiksizler için söylemiştir…
    Örnek; biatçılar ve troller…
    ***
    Unutmayın hayvanlar koklaşa koklaşa insanlar konuşa konuşa anlaşır…
    ***
    Şunu da unutmayın sizler bizlerden daha vatansever ve milliyetçi değilsiniz…
    Bizlerde değiliz…
    Ve aynı duygu ve düşünceleri paylaşmak
    Tek tip ve sürüler halinde yaşamak zorunda da değiliz…
    ***
    Yani CHP çok büyük ve çok onurlu bir ailedir…
    Değişmeyen tek şey değişimdir…

    Hoşçakalın..,

  2. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Yazının konu başlığı “ Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ‘na görüşlerinin alınmasını isteği için DEM Partisi’nce de kallavi bir listesi verilmiş ” idi.
    Yazın bütünlüğü içinde değerlendirilmediği yazılanlardan anlaşılmıştır.
    Konunun öznesi gözden kaçmış veya görmezden gelinmiş olmalı.

    Sn.Özgenç” YCHP diye bir şey yoktur…” demesi ile sanal ortamdaki (internet denen gayya kuyusunda) yazılı, sözlü belgelerin varlığı yok olmaz.
    Yazma biçemi (üslup) fikri tartışma yöntemi ve anlayışının dışındadır.
    Hal bu olunca ithamlarına yanıt verilmesi uygun olmaz.
    Öncelikle tartışma ikliminin hüküm sürebilmesi için ortak paydada buluşulmalıdır.

    Özetle Tartışma(münazara) Nedir?
    -En az iki ve daha çok kişinin karşılıklı sözle ya da yazıyla olarak bir konuyla ilgili görüşlerini (öne sürme/ savunma) eylemidir.
    – Tartışma bilgiyi temel alır;tartışma kültürü gerektirir
    -Herkesin kabul ettiği yerleşik ilkeleri, ortak normları kalmamış toplumlarda, öbeklerde tartışma ya da anlaşma, uyuşma (mutabakat ) değil sadece ağız dalaşı/kalem dalaşı(münakaşa), çatışmalar olur.
    -En büyük tehlike ise çoğunluğun bunu kanıksamasıdır.
    – Kanıksamak ise en abes durumlara tepkisiz kalmak; en anormal söz, davranışların bile giderek normal karşılanmaya başlanmasıdır.
    İlgilenenlerin bilgisine…
    BU YAZI DERLEMEDİR)

  3. Betül Kara avatarı
    Betül Kara

    Sn. Mehmet Boz bey, bana 90 ‘ nına merdiven dayamış, Edebiyat hocamızı hatırlattı.

    Sn. Erdoğan Özgenç bey, bence gerçekleri yazmış. Bernard Shaw, josef Stalin hayranı, karamsar bir düşünce tekniğine sahip, roman yazarı. Karl Marx ‘ ı okumuş ama, dilde sosyalist geçinen.

    Şu an Türkiyenin edebiyatçılara ihtiyacı yok. Kolları sıvayıp, işe girişecek vatanını seven, koruyan, yaptığı iş gözle görülecek, herkes görecek insanlara ihtiyacımız var. Öyle, gizli saklı işlerle Türk ün işi yok. Örnek Nesimi.

  4. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    Sayın Mehmet Boz
    Okuduğunu anlamayan, tartışmayı bilmeyen,
    Adap, üslup bilmeyen biri muamelesi yapmanız…
    Bunu da tartışma dersi vererek süslemeniz
    Gerçekten çok üzücü…
    ***
    Konunun başında YCHP diye başlamanız
    Tartışmanın zaten anlamsızlığını ortaya koyuyor…
    Sosyal medyada herkes aklına geleni yazıyor…
    YCHP diyenler bir dönemde CHPKK diye yazıyorlardı.,,
    ***
    Her iki etiketi yapıştıranlarda aynıdır…
    Sosyal medyada CHPKK yazıldığı için siz CHP’ni PKK ile aynı kefeye mi koyacaksınız?
    Yapmayın…
    Burada onlarca makaleniz yayınlanıyor,
    Sizin gibi aydın biri;
    Bir kişinin, bir zümrenin hakaretlerine alet yada aracı olamaz…
    ***
    Bir yazının “öznesi” CHP’ne YCHP dediğiniz anda yok hükmündedir..,
    Birileri mutlu olmuştur kuşkusuz ama bu ülkede bizde yaşıyoruz..,
    Ve hiç kimsenin şamar oğlanı değiliz.,.
    ***
    Bakın yazınızın başında ne demişsiniz.,,
    “TBMM’nde adsız kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na yCHP görüşlerinin alınmasını istediği kişi, STK listesini vermiş!..”
    ***
    CHP kimseye veya komisyona liste vermedi.,.
    Dinlenmesini istediği tek kesim; şehit aileleri yakınları ve Gaziler idi.,,
    Bu talebi de yazılı falan değildi sözlüydü ve oy birliği ile kabul edildi.,,
    ***
    Haklısınız ben sizin kadar tartışmayı bilmiyorum belki…
    Ama!
    57 yıldır üyesi olduğum partimize akıl dışı etiketlerin
    Gerçekmiş gibi yapıştılmasına izin vermem…
    Tartışma hele hele ağız dalaşı değildir bunun adı…
    ***
    Bildiğim bir şey; eleştirinin de bir haddi sınırı vardır…
    Ve eleştiriler gerçeklere dayalı ise anlam ifade eder.,,
    Dedikodulara dayalı eleştiri cehaletin süslenmiş halidir,,,
    ***
    Bu yazı derleme falan değildir aklımın beynimin.,
    Zekamın kaleme dökülmüş halidir..,

    İyi günler..,

  5. Figen Baltacı avatarı
    Figen Baltacı

    YCHP, CHPKK diyenler, muhalefet suçludur diyerek bugünün suçunu CHP’ye atmaya çalışanlar benim için uzun süredir AKP’lidirler. Başka izahı yok.

    Sadece anlamaya çalışırım; bilerek mi AKP’liler, yoksa farkında olmadan mı alet oluyorlar?

  6. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Öğrenciler üzerinde iz bırakmış olan doksanın merdiven dayamış yazın öğretmenimizin öğrencilerinden Betül Kara Hanım nedeniyle kulakları çınlamış olmalı! Keşke olumlu iz bırakan daha çok sayıda öğretmenlerimiz olabilseydi!
    Kemal Ateş “Edebiyattan geçmek” yazısında Nurullah Ataç’ın şu tümcelerine yer verir: “Ahlakın, bize, özgeyi kendimiz bilip, acılarına, kaygılarına ortak olmamızı, onunla ‘hemhal’ olmamızı buyuran ahlakın başlıca kurucusu, yayıcısı edebiyattır…. Bencildir insanoğlu, bencil olduğu için yalnız kendi dertlerini düşünür, …, başkalarında gördüğü dertleri kendisininkiler gibi kavrayamaz. (…) Bizi bu bencillikten edebiyat kurtarır…”
    Ve ardından “Bugün edebiyattan geçmiş siyasetçi görmek nerdeyse olası değil. Bunlar hep de iktidar olurlar.” der. Bu durumu merkezi ve yerel idarelerde seçilmişler için genelleyebiliriz.
    Durup düşününce 1950 seçiminde DP siyasi erki eline geçirdiğinden bu yana ve halen içinden geçtiğimiz süreçte seçilmişlerden kitap yazan, okuyanların oranı kaçtır?
    Ülkenin kaderini başbakan ve cumhurbaşkanı olarak tayin eden Turgut Özal “Ben Red Kit okuyorum” demişti .
    Edebiyat ile iştigal eden çok ama çok sayıda okumuşa gereksinmenin olduğu bir süreç yaşanmaktadır.
    Çünkü:
    • Türk halkının %92.1 sosyal medyada günde üç saat, %93.3 ise günde en az altı saat televizyon seyretmekte.
    • Ülkede kütüphane sayısı 1.118 iken, 600 bini aşkın kahvehane bulunmakta.
    • Satılan kitapların %65 aşk kitapları, %24 siyaset ve % 13 düşünce/felsefe kitapları.
    • Ulusal egemenlik, demokrasi muhafızlarının zihinsel besini olan kitabın yeri halkın ihtiyaç çizelgesinde 235.sırada; okumaya ayırdığı süre ise günde yalnızca 60 saniye(bir dakika).
    Çok partili sandıksal Amerikan demokrasinin yaşandığı 1946-2025 sürecinde okumuşlar zor ama gerçek demokrasiyi başaramadılar. Kolay sandıksal Amerikan demokrasini hükmünü sürdüre geldi.
    • Hasan Ali Yücel’in özlemi olan(Türkiye’de) milyonların birlikte insani adım atma eylemine gerçekleştirememesinin nedeni kitap okuma fukaralığı olmalı.
    ***
    Sözünün yazılma nedeni dışında Bernard SHAW ‘un yorumlara nende olması de ilginç. Özetle yazmak gerekirse Mecliste kurulan onlarca komisyon bugüne değin ne yaptıysa henüz toplantılar yapanın da akıbeti aynı olacaktır.
    Kurulmuş olanlardan ülke, millet çıkarını gözeten bir sonuca ulaşan komisyon varsa yazılsın ki eskimiş görüşümüzü yenileyelim.
    ***
    “ … iki kuruş elime geçince bir kuruşunu kitaba vermeseydim, bu yaptıklarımın hiçbirini başaramazdım “ demiş olan Mustafa Kemal, Türk milletinin ve mazlum milletlerin önderi “ ATATÜRK” olabilir miydi?
    (BU YAZI DERLEMEDİR

  7. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    Ne güzel demiş atalarımız; “Boş çuval dik durmaz” diye…
    ***
    Boşuna vakit kaybediyoruz…
    Yazık!..
    ***
    Ağaya sormuşlar; sizin ağalığınız ne zaman bitecek, diye.,,
    Ağa gülmüş;
    “Sizin eşşekliğiniz bitince” demiş…
    ***
    Beni tanıyan ve burada yorumumu okuyan herkesten
    Bilaistisna özür diliyorum…

    Saygılar sevgiler

  8. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    Cahil ve haksız insanlar cehaletine ve haksızlığına;
    “Haklı mazeretler ararlar, ama battıkça batarlar”
    Farkında bile olmazlar…

  9. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Sn. Baltacı’ya , Fatih ve Kanuni döneminin bilim tarihçisi ve ansiklopedisti (*)Taşköprülüzade Ahmet(1494-1561) “….akıl ölüdür ki, bilgi ile yaşam bulur; bilgi ölüdür ki, istek ile dirilir; istek cılızdır ki, okumak ile güçlendirilir; okumak örtülüdür ki, tartışma(münazara) ile açığa çıkartılır; tartışma verimsizdir ki, ancak eylem ile üretilir; o kadar ki, en sonunda bilgi ile eylem bir arya geldiklerinde beraberce çoğalır…” sözünü hatırlatmak isterim.

    Kısır çekişmeler, münakaşalar yerine “Bilgi ile eylem”in bir arya nasıl getirip çoğaltabileceğinin çarelerini aramanın yerinde olacağını düşünenlerdenim.
    Bunun ilk koşulu tartışma (münazara) ikliminin olmasıdır.
    Yola çıkarken taraf olunan siyasi düşünce ve partinin sorgulanması ilk adım olmalıdır.
    Algılarımıza teslim olmamak için içinden geçmekte olduğumuz süreçte ülkenin kaderini tayin eden siyasi partilerin analizlerini gerçekçi yapabilmeliyiz.
    Gerçekçilik tarifi yurt ve ulusun çıkarlarının korunması kişilerinde menfaatlerinin korunması olabilir.
    Meclisteki siyasi partilerin analizlerini yapmış olan ülkenin yetiştirdiği namuslu aydınlarından Metin Aydoğan’ın CHP hakkındaki yazıları okumayanları önerilir.

    TÜRK DEVRİM’İNDEN GERİ DÖNÜŞ -1
    https://kuramsalaktarim.blogspot.com/2014/05/turk-devriminden-geri-donus-1.html#more

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ – 2 (ATATÜRK DÖNEMİ)
    https://kuramsalaktarim.blogspot.com/2014/04/yaklaskbirbucuk-yl-icinde-yaplacak-uc.html#more

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ – 3 (ATATÜRK SONRASI)
    https://kuramsalaktarim.blogspot.com/2015/11/cumhuriyet-halk-partisinin-kisa-tarihi3.html#more

    CUMHURİYET HALK PARTİSİ – 4 (1945-1980 DÖNEMİ)
    https://kuramsalaktarim.blogspot.com/2014/04/cumhuriyet-halk-partisi-4-1945-1980.html#more
    Eleştirilmeyen (**) bir düşün ürününün ,yaşam pahalılığı nedeniyle hiçbir şey satın alınamayan 1 (bir)TL değin değeri yoktur.

    Metin Aydoğan’ın MHP ve AKP ile ilgili eleştiri yazıları için bağ(link):
    http://kuramsalaktarim.blogspot.com/2015/12/milliyetci-hareket-partisi-mhp.html
    https://kuramsalaktarim.blogspot.com/search?q=AKP

    NOT: Bir yazının bütününü ele almayan çıkarımlar yetersiz ve eksik kalabilir.

    (BU YAZI DERLEMEDİR
    (*) Kanuni Sultan Süleyman devrinde yaşamış Taşköprülüzade, Arapça kaleme aldığı Şaka’ikü’n-Nu’maniye fi-Ulemai’d-Devletü’l-Osmaniye adlı eserinde I. Osman’dan I. Süleyman’a kadar yaşayan 552 alim ve şeyhlerin terceme-i hâlini (özgeçmişini) yazmıştır. Bu eser, Fatih Sultan Mehmet devri ilim hayatı ve uleması ile ilgili en çok bilgi veren kaynaktır. Yine Arapça kaleme aldığı Miftâhü’s-Sa‘âde ve Misbâh-üs-Siyâde fî Mevduât-ul-Ulûm adlı eseri, o dönemdeki bilimlerden ve her bilim dalıyla ilgili eserlerden ve yazarlarından söz etmektedir. Bu eser, oğlu Kemâleddîn Mehmed Efendi tarafından bazı ilaveler yapılarak Mevduât-ül-Ulûm adıyla Türkçe’ye kazandırılmıştır.
    (**)Eleştirmek(tenkit etmek): Bir eseri, düşünceyi veya davranışı değerlendirip eksik ve kusurlu yönlerini ortaya koymak

  10. Fatma Ayaydın avatarı
    Fatma Ayaydın

    Bir ansiklopedi dolusu bilgi ile konu başka bahara taşınabilir, ama günümüz sorunlarına bir çare sağlamaz. Bugün chp’nin nereden nereye geldiğinin bir önemi yoktur. Amerika Başkanlık sistemi gibi bir sistemde iki taraftan birisi seçilmelidir. Bu kadar basite indirgemiştir sistem, seçmen tercihlerini. CHP kötü ise AKP daha iyidir, AKP kötü ise CHP daha iyidir. Hangisinin daha iyi olduğu oylanmaktadır. Diğer partiler böl, yönet vb. stratejiler için vardır. CHP’nin yapması gereken diğerleri içinde ağırlık tutan görüşleri şeffaf ve demokratik olarak içine alabilmesidir. Neden milliyetçiler, kürtler CHP’de temsil edilemesinler. AKP’nin ne olduğunu artık bildiğimize göre…

  11. Erdoğan Özgenç avatarı
    Erdoğan Özgenç

    Dünya değişmiş, insanlık değilmiş, teknoloji değişmiş…
    Şartlar değişmiş, doğa değişmiş, insan anatomisi değişmiş…
    Hala 1945 yılında kalmış bir kafa bir çuval kopyala yapıştır yaparak,
    Kafatasçı..
    Çek senet tahsilcisi…
    Uyuşturucu
    Ve insan kaçakçısı MHP şakşakçılarının düşüncelerini
    Kin
    Nefret öfke kokan yazılarını
    Çağdışı kalmış bşr arpa boyu yol alamamış fikirlerini
    Bizlere dayatacağını, aklımızla oynayacağını…
    Zekamızla alay edeceğini sanıyor..,
    ***
    Bugün ülke bu denli soyuluyor, halk bu denli bölünüyorsa..
    Dinci gerici yobaz Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı parti iktidarda ve rejimi değiştirerek
    Ülkenin tüm kaynaklarını ABD ve İsrail’e peşkeş çekiyorsa..
    ***
    Tek sebebi MHP ve Devlet Bahçeli’dir…
    Varlığını borçlu olduğu PKK DEM ve BBP dir…
    1955 yılından bu yana iktidar olamayan CHP’ni
    Bugünkü karanlığın, yarattıkları bataklığın
    Kirin pasın kanın sorumlusu görmek ve bunu dayatmak,
    Olsa olsa aynı bataklıktan ve saray artıklarından beslenenlerin
    kıt ve kiralık akıllarının iğrenç şekilde kokan ürünü olur..,
    ***
    Bir çuval bilgi kirliliği hala YCHP yada CHPKK terimlerini açıklayamıyor…
    Yazık…
    İnsanın değeri bir mermi kadardır diyen zihniyet
    Bize hak hukuk adalet barış huzur dersi vermeye kalkıyor. C
    ***
    Bunlar kimin çocukları hangi ara türedilerde
    Sümük gibi yapıştılar milletin üzerine…
    Hiç utanmıyorlar
    En ufacık da olsa yüzleri kızarmıyor…
    ***
    Sonra CHP’li belediyelerin yönettiği Türkiye’nin en çağdaş en modern kıyılarına
    Sahil beldelerine gidip ahlaksızca yaşıyorlar…
    ***
    Dedim ya boş çuval dik durmaz durması için ya birine dayanacak ya da tasmasını biri tutacak…
    Sahipleri ne verirse onu yiyecek içecek..,
    ***
    Bu arada istisnalar kaideyi bozmaz…
    ***
    Umarım UYANIRIZ

  12. Lale Türkmenbaşı avatarı
    Lale Türkmenbaşı

    Bu MHP kadar, kalleş, arkadan vuran, vatan haini , Türk düşmanı daha görülmemiştir. Bunlarda din ticareti ile bayağı halkı kandırdı.
    Bahçeli denilen Ermeni ; başımıza bala oldu.

  13. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Ayaydın Hanımın eleştirisine mazhar olan yazı bütünlük içinde ele alınmamıştır.
    Yazma biçemi Metin Aydoğan’ın önerilen CHP, MHP, AKP makalelerinin okunmadığına işaret etmektedir.
    Yazdıda yer alan itham ve savlardan yola çıkarak önyargılı olduğunu kabul edebiliriz.

    HALE ETKİSİ yazısında Üstün Dökmen bu konuda şunları yazmış:
    • Az okuma önyargıyı artırır.
    • Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen kitap miktarı yılda yüz (100)
    dolarken ülkemizde bu miktar bir dolardır.
    • Tüket(im)ciler, reklamı çok yapılan ürünlerin daha iyi olduğunu düşünür.
    • Seçmenler (ve parti üyesivatandaşlar) ise televizyona daha sık çıkan siyasetçilerin daha doğru söylediklerine inanır.
    • Bütün bunlar birer algı yanılmasıdır.
    ***
    Tartışmaya mazhar olan yazının öznesi “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda konuşmaları için DEM Partisi’nce verilen kallavi liste “ olmasına karşın Ayaydın ve Türkmenbaşı Hanımınlar asıl konuya hiç değinmemişler. Sebebi olmalı!
    AB(D) yapılarından kucak dolusu hibe alarak Türkiye aleyhinde faaliyet yürüten foncu NGO’lar içinde şunlar vardır:
    -Bölücüler,
    -Mikro milliyetçiler,
    -Mezhepçiler,
    LGBT’ciler,
    -Ayrılıkçılar.
    Bunlar Batı fonlu-güdümlü örgütlerdir.
    Meclis’e, bedevinin devesi gibi başına sokan bukalemun partinin “Dinlenmesi için bunların Komisyona davet edilmesini talep etmişse” bu ahvalin üzerinde fikir cimnastiği yapmak okumuşlar için farz olmalıdır.

    Soru: Her iki hanım efendilerin yazdıklarının dayanağı olan belge, bilgiler nelerdir?
    Bir anımsatma:
    Gazi Mustafa Kemal’in(43 yaşında) 22 Eylül 1924 günü Samsun İstiklâl Ticaret Mektebinde öğretmenlere “Dünyada her şey için, maddiyat için, ma’neviyât için, hayât için, muvaffakiyet için en hakikî mürşid ilimdir, fendir. İlim ve fennin hâricinde mürşid aramak gaflettir, cehâlettir, dalâlettir” demişse,101 yıl önce tehlikenin nereden geleceğine öngörmüştür diyeiliriz.
    (BU YAZI DERLEMEDİR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar