ABD’nin parası oldukça DEM gibi mikro milliyetçi Kürtçüler Türkiye’nin ensesine daha çok şaplak atar!

Nerenin istemi olduğu bilinmeyen “Terörsüz Türkiye “ savsözüyle TBMM’de 5 Ağustos 2025 tarihinde kurulan adı da pek güzel “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun yaptığı 19 toplantıda 58 oturum olmuş ve 86 saat çalışma yapılmış;135 kişi dinlenmiş ve 4 bin 139 sayfa tutanak yazılmış.(1)
· AKP’nin 22, CHP’nin 11, DEM’in 5, MHP’nin 4, Yeni Yol Partisi’nin 3, Türkiye İşçi Partisi, EMEP, Yeniden Refah Partisi, DSP, HÜDA PAR ve Demokrat Partinin 1’er milletvekilinin yer almasıyla çalışmalarını 51 üyeli Komisyon, ilk toplantısını 5 Ağustos’ta yapmıştı.
· İYİ Parti ise Komisyon’a üye vermemişti.
· TBMM’sine Komisyonun aktörlerinden DEM Parti on iki maddelik bir talimat vermiş,
1- Öcalan “baş muhatap’’tır, “umut hakkı” yasası çıkarılsın, Öcalan dilediği herkesle görüşsün.
2- Öcalan milyonlarca yurttaş nezdinde siyasi bir özne ve barışın kilit aktörüdür. Öcalan’ın hukuki ve siyasi hakları da tanınsın.
3- Askeri zırhlı araçlar Doğu-G. Doğu’dan geri çekilsin ve koruculuk kalksın, silahlar toplansın. Bölgedeki özel harekât birlikleri çekilsin.
4- Belediyeler Kürtçe hizmet versin, trafik işaretleri de Kürtçe olsun. TBMM Kürtçeyi tanısın.
5- Toplumsal sözleşme aşamasına geçilmesiyle birlikte, geçmişle yüzleşme sağlansın, hakikat ve adalet komisyonu kurulsun.
6- Açık yaraların kapanması için Şeyh Sait, Seyit Rıza ve Said Nursi gibi tarihsel şahsiyetlerin mezar yerleri açıklansın.
7- Hutbeler Kürtçe okunsun, medreseler tanınsın. Kürtçe üniversiteler açılsın.
8- Mahmur halkının (PKK’nin lojistik üssü) geri dönüş hakkı güvence altına alınsın.
9- “Demokratik entegrasyon yasası” çıksın. Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve İnfaz Kanunu değişsin.
10- Merkezi idarenin kayyum atama yetkisi kalksın.
11- Koruculuk sistemi dağıtılsın, korucuların ellerindeki silahlar toplansın.
12- PKK’liler tahliye edilsin, dağdan inenler affedilsin.
· Öte yandan da Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi anayasa hukuk profesörü Fazıl Hüsnü Erdem,kambersiz düğün olma demiş ve “yeni ve sivil bir anayasanın Türkiye’nin olmazsa olmazlarından “olduğunu söylemiş. Yeni anayasada Kürt sorununun tamamen çözülmesi için Kürtçe anadilde eğitimin önünün açılması ve Kürtçe eğitimin yasal güvenceye alınması gerektiğini de demiş!
· TC Anayasası’nın 3. maddesini (Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.)9ve 42. maddesinin son fıkrasını (Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına anadilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.) yazmakta olduğunu TBMM’nden mebus maaşı almakta olanlar bilmiyor olabilir mi?
· Bunları okuduktan sonra usuma gelip takılan ibretlik bu ya….
Zengin bir adam pazar yerinde bir hasmını uzaktan görür. Önceden tanıdı gariban bir adamla karşılaşır. Hemen garibanı yanına çağırır.
“Para kazanmak ister misin?” der.
Sevinçle “Emret! Ne istersen yaparım” der.
Az öteden geçen iri yarı izbandut gibi adamı göstererek:
“Onun ensesine bir okkalı bir şaplak at. Sana şu kadar para vereceğim” der.
Arkasından yaklaşan gariban var gücüyle adamın ensesine bir tokat patlatır.
Tokadı yiyen can havliyle arkasına dönüp garibanı yakasından yakalar:
“Sen de kimsin be adam ne diye bana vuruyorsun?” der.
Gariban yarı korku yarı heyecanla “Abi çok özür dilerim seni bir arkadaşıma benzettim” der.
Tokadı yiyen adam la havle çekip yoluna devam eder.
Varsılın yanına giden gariban parasını alır.
Hasmın ensesine tokat attıran varsıl sonuçtan çok hoşnuttur,
Garibana “ Bir tokat daha at kazandığının iki katını vereceğim. Vur tokadı gel paranı al! ”der.
Vaat edilen parayla gözü dönen gariban arkasından yavaşça yaklaşıp ensesine öyle bir tokat indirir ki iri yarı adamın gözlerinde şimşekler çakar ve adamına yakasına hışımla yapışır “Ulan bela mısın sen nesin! Bu sefer beni kime benzettin. Dur bende seni bir güzel benzeteyim” deyince gariban;
“Abi vallahi arkadaşıma çok benziyorsun. Seni yine o sandım çok özür dilerim” babından laflar geveler yine adamın elinden kurtulur.
Parasını alır tam gitmek üzere iken zengin garibanı kolundan tutar.
“Bak, Bir tokat daha at, verdiğim paralar kadar yine para kazan. At tokadı al paranı” der.
Fakirliğin gözü kör olsun.
Gözünü karatan gariban teklifi kabul eder gidip okkalı bir tokat daha patlatır adamın ensesine…
Tokadın acısıyla inleyen izbandut gibi adam yakasından yakaladığı garibana
“Bu sefer seni elimden kimse kurtaramaz. Söyle bakalım derdin ne? Niçin gidip gelip enseme tokat atıyorsun? “ diye gürleyince gariban adam;
“Abi ne yapayım yoksulluğun gözü kör olsun sende bu ense, Şu adamda da b…gibi para,bende de bu yoksulluk oldukça sen daha çoook ensene tokat yersin. ” der.
· Şimdilerde DEM kılığındaki PKK(YPK,PEJAK)’ın TBMM’nden istediklerine bakılırsa önümüzdeki günlerde Türkiye’nin ensesinde daha çok şaplak patlayacaktır.
( BU YAZI DERLEMEDİR)
(1 )https://www.tbmm.gov.tr/Milli-Dayanisma-Kardeslik-Demokrasi-Komisyonu/Komisyon-Duyurulari#:~:text=5%20A%C4%9Fustos’ta%20ba%C5%9Flayan%20komisyon,dinlenerek%204%20bin%20139%20sayfa



Bir yanıt yazın