Lausanne Barış Antlaşması’nın 102’nci Yıldönümü

Lozan Barış Antlaşması

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

20’ncı yüzyılın  tüm savaşlarının ardından yapılan sulh görüşmelerinin günümüzde  yaşayan tek örneği “Lozan Barış Sözleşmesi”dir. 20 Kasım 1922’de başlayıp 4 Şubat 1923 ile 23 Nisan 1923 arasındaki ara boşluğu atlayarak 24 Temmuz 1923 tarihinde sona eren  Sözleşme’de ülkemizi Baş Murahhas İsmet Paşa temsil etmiştir. Temsilci seçimi; o günlerin meclisinde ciddi tartışmalara  yol açmış olsa da Meclis Başkanı Gazi Mustafa Kemal özellikle Mudanya Ateşkesi’nde başarılı sonuçlar alan İsmet Paşa’nın seçilmesini sağlamıştır. Mustafa Kemal’in bu seçimdeki ısrarının önemli   sebepleri   aşağıdadır.

  • Kendisine daima rütbesinden daha yüksek görevler verildi.
  • Diğer subaylardan farklı olarak daima, meslek dışı bilgisini ve genel kültürünü geliştirmeye çalıştı.
  • Görev çevrelerinde; mücadeleleri ile değil, uysal, fakat, özgür hareket ve karar yetenekleri göze çarpan kişiliğiyle dikkat çekti.
  • Hiçbir zaman bir klik adamı olmadı. Kendini hiç kimseye kayıtsız, şartsız bağlamadı.  
  • Gerektiği zaman, sorumluluk almaktan kaçınmadı. Bu özelliği onun kişisel gururu oldu. Olayların akışı içinde bu gurur onu  gösterişsiz, fakat daima bir zırh gibi sardı.
  • Girişimi elinde tutabilmek çabasını, bir askeri strateji kaidesi gibi siyasi hayatında da benimsedi. Onun için komuta mevkilerinde bulundu.

Bu özellikleri taşıyan İsmet Paşa’nın Baş Murahhas olarak seçilmesinin ne kadar doğru karar olduğu,  Lozan görüşmeleri sırasında  görülmüştür. O’nun karşısında, İngiltere’yi temsil eden Lord Curzon adlı inatçı bir kişiliğe sahip bir Dışişleri Bakanı  vardı. Lord Curzon ile İsmet Paşa arasında geçtiği bilinen bir özel konuşma aşağıdadır. İsmet Paşa’nın ağzından. 

Orada bir akşam, İngiliz Murahhası Lord Curzon, yanında Amerika murahhası varken bana şöyle dedi: Aylardan beri müzakere ediyoruz. Arzu ettiklerimizin hiçbirini alamıyoruz. Vermiyorsunuz. Anlayış göstermiyorsunuz. Memnun değiliz sizden. Ama, ne reddetseniz cebimize atıyoruz, cebimizde saklıyoruz. Memleketiniz haraptır. Yarın geleceksiniz, bunları tamir etmek için, kalkınmak için yardım isteyeceksiniz. O zaman bu cebime koyduklarımdan her birini tek tek çıkarıp size vereceğim. Ben cevap verdim: Çok emekle bir neticeye varmışızdır. Şartlarımız milletimize göre haklıdır. Bunları behemehal alacağız. Biz bunları alalım. Siz şimdi verin. Sonra gelirsek istediğinizi yapın.”

Günümüzde Lozan Barış Antlaşması bazı kesimlerce küçümsenerek değerlendirilmekte ve  Lozan’ın bir hezimet olduğu ileri sürülebilmektedir. Onlara göre  Osmanlı İmparatorluğu’nun sonu getirilmiştir. Günlerden 24 Temmuz 1923’e gelinmiş, Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır. Bu Antlaşma’nın değerini o günlerin Türkiye’sini Lozan’da yaşananları göz önüne alarak değerlendirmek, en doğru davranış olmalıdır.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Anonim avatarı
    Anonim

    İster ismi bu anlaşmanın Lausanne olsun ister Lozan! Bu anlaşmada kazananlar Türkler.
    Türkiyenin tapusu Türklerin elinde.

    RTE, Bahçeli, Öçalan, üçlüsü , Türk Milletinin arkasindan,gizli, halkın haberi olmadan, halkın onayına sunulmadan sinsice kendi aralarinda bu üçlü , bieşeyler yapıyorsa
    geçersiz.! Büyük Abileri Amerikayı, AVRUPA yı Türkler tanımaz.

    Komşularımızı gözetleyen Amerikan üstlerinin bize faydasından çok zararı var. Onlarında havaya uçurmanın zamanı geldi.

    Bu üçlü kendi kafalarına göre , bu ülkede takılamazlar, Er geç hesap vermek zorundalar. Menderesi asan ipler , vatan hainlerini asmaya hazır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar