Semitik kimlik, tarih boyunca birçok topluluğun kökenini ve kültürel kimliğini tanımlamak için kullanılmıştır. Bu kimlik, temelde Sami dillerini konuşan halkları kapsar ve Yahudilerle birlikte Araplar da bu gruba dahildir. Bu bağlamda, Yahudilik ve Arap kimliği, ortak bir tarihsel ve teolojik zemine, özellikle de İbrahim figürüne dayandırılır. Ancak modern siyasetin şekillendirdiği söylemler bu ortaklığı sıklıkla görmezden gelir.
Siyonizm, 19. yüzyılda Avrupa’da doğan ve Yahudi halkı için ulusal bir vatan kurmayı amaçlayan bir ideoloji olarak ortaya çıkmıştır. Bu ideoloji, başlangıçta etnik, kültürel ve dinî bir Yahudi kimliği üzerinden şekillenmiştir. Fakat İsrail devletinin kurulmasıyla birlikte Siyonizm, pratikte politik bir hareket haline gelmiş ve bölgesel çıkarlar doğrultusunda farklı etnik ve dini gruplara karşı ayrımcı bir tutum benimsemiştir. Özellikle Filistinli Araplara yönelik uygulamalar bu politik gerçekliği gözler önüne sermektedir.
I. İbrahimî Gelenek ve Semitik Kimlik
1.1 İbrahim’in Oğulları: İshak ve İsmail
Yahudi, Hristiyan ve Müslüman kutsal metinlerinde ortak bir ataya işaret eden figür olan İbrahim, hem İshak’ın hem de İsmail’in babasıdır. Yahudi geleneğinde vaat edilen soy İshak’a atfedilirken, İslam geleneğinde İsmail, Arapların atası olarak kabul edilir ve kutsallık derecesi yüksektir. Her iki figür de, İbrahimî mirasın taşıyıcıları olarak görülse de, tarihsel süreçte bu kardeşlik anlayışı, siyasi ayrışmalara kurban gitmiştir.
1.2 Semitik Kavramı: Kim Kimi Kapsar?
“Semitik” terimi, dilbilimsel olarak Sami dillerini konuşan halkları ifade eder. Buna göre Aramiler, Asurlular, İbraniler ve Araplar bu gruba dâhildir. Günümüzde ise bu terim çoğunlukla Yahudilere yönelik ırkçılığı tanımlamak için kullanılmaktadır (antisemitizm). Ancak bu kullanım, Arapların da semitik halklar arasında yer aldığı gerçeğini göz ardı etmektedir. Bu durum, Siyonist söylemin çelişkili yapısını ortaya koymaktadır.
1.3 İsmailî Hat ve Arap Kimliği
İslam geleneğinde İsmail, hem Kâbe’nin inşasında İbrahim’le birlikte görev almış hem de peygamberlik misyonuna sahip bir figürdür. Arap halkı, bu figür üzerinden kimliksel ve kutsal bir aidiyet geliştirir. Dolayısıyla, İsmailî hat, Arapların tarihsel ve dinî meşruiyetinin temelidir. Bu meşruiyet, Siyonist ideoloji tarafından büyük ölçüde dışlanmakta ya da görmezden gelinmektedir.
II. Siyonizm ve Irksal Kimlik İnşası
2.1 Siyonizmin Doğuşu ve Modern Ulus-Devlet Anlayışı
Theodor Herzl öncülüğünde gelişen Siyonizm, Avrupa’daki antisemitik baskılara karşı bir çözüm olarak sunulmuş, Yahudi halkı için ulusal bir yurt kurulması gerektiği fikriyle hareket etmiştir. Bu ideoloji, Avrupa’nın etnik temelli ulus-devlet anlayışını benimsemiş, böylece Filistin’de kurulacak Yahudi devleti için diğer halkların mevcudiyetini bir “tehdit” olarak algılamıştır.
2.2 Filistin’in Yahudileştirilmesi ve Arapların Marjinalleşmesi
Siyonist hareketin Filistin topraklarında uygulanmaya başlamasıyla birlikte, Arap halkı sistematik bir şekilde marjinalleştirilmiş, göçe zorlanmış ve siyasi haklardan mahrum bırakılmıştır. 1948’de İsrail devletinin kurulması, bu dışlayıcı politikanın resmîleşmesine neden olmuştur. Bu uygulamalar, Arapların semitik kimliğini inkâr eder niteliktedir.
2.3 Siyonist Retorikte “Antisemitizm” ve Siyasal Araçsallaşma
Siyonist ideoloji, antisemitizm kavramını sıklıkla kendi lehine kullanmakta, İsrail’in politikalarına yöneltilen her türlü eleştiriyi “Yahudi karşıtlığı” olarak damgalamaktadır. Oysa gerçek antisemitizm, Araplara karşı yürütülen ayrımcılık, yerinden etme ve soykırım politikalarında açıkça görülmektedir.
III. Siyonizmin Araplara Karşı Irkçı Politikaları
3.1 İsrail’deki Yasal Ayrımcılık ve Irk Temelli Uygulamalar
İsrail Anayasası’na eşdeğer olan “Yahudi Ulus Devleti Yasası” (2018), İsrail’i yalnızca Yahudi halkının devleti olarak tanımlamıştır. Bu yasa, Arap vatandaşların ikinci sınıf yurttaş konumuna itilmesine neden olmuş, dil ve kültür hakları da dâhil olmak üzere birçok haklarını kısıtlamıştır.
3.2 Nakba ve Toplu Göç: Tarihsel Bir Etnik Temizlik
1948’deki Nakba sürecinde yüz binlerce Filistinli Arap, zorla göç ettirilmiş, köyleri yakılmış ve mülkiyetlerine el konulmuştur. Bu süreç, modern tarih açısından etnik temizlik olarak nitelendirilmektedir. Siyonist ideoloji, bu eylemleri meşrulaştırmak adına tarihî ve dinî referansları araçsallaştırmıştır.
3.3 Gazze ve Apartheid Politikaları
Günümüzde Gazze Şeridi’ne yönelik abluka, bombalama ve temel insanî hakların ihlali, uluslararası hukuk uzmanları tarafından “apartheid” olarak tanımlanmakta ve soykırım niteliği taşımaktadır. Bu durum, Arapların sistematik olarak hedef alındığını ve Siyonizmin, Araplara karşı antisemitist bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.
Sonuç
Siyonist ideoloji, tarihsel olarak Yahudi halkının güvenliğini ve bağımsızlığını sağlama amacı güderken, uygulamada başka semitik halklara, özellikle de Araplara karşı ayrımcı ve dışlayıcı bir yapı kazanmıştır. Bu durum, hem dinî anlamda İbrahimî mirasın hem de dilbilimsel ve kültürel anlamda semitik kimliğin inkârıdır. Siyonist söylemde “antisemitizm” yalnızca Yahudilere yönelik ırkçılığı ifade ederken, Araplara yönelik benzer ya da daha ağır ihlaller göz ardı edilmekte ya da meşrulaştırılmaktadır. Dolayısıyla, en büyük antisemitist uygulamaların, bizzat semitik bir halk olan Araplara karşı Siyonist ideoloji tarafından gerçekleştirildiğini söylemek mümkündür.
Kaynakça
1. Pappe, Ilan. The Ethnic Cleansing of Palestine. Oneworld Publications, 2006.
2. Said, Edward. Orientalism. Pantheon Books, 1978.
3. Chomsky, Noam. Fateful Triangle: The United States, Israel, and the Palestinians. South End Press, 1999.
4. Khalidi, Rashid. The Iron Cage: The Story of the Palestinian Struggle for Statehood. Beacon Press, 2006.
5. Cook, Jonathan. Israel and the Clash of Civilisations. Pluto Press, 2008.
6. UN Reports on Gaza and Human Rights, 2018–2024.
7. “Basic Law: Israel as the Nation-State of the Jewish People.” The Knesset, 2018.
8. Masalha, Nur. Expulsion of the Palestinians: The Concept of “Transfer” in Zionist Political Thought, 1882–1948. Institute for Palestine Studies, 1992.
9. Erakat, Noura. Justice for Some: Law and the Question of Palestine. Stanford University Press, 2019.
10. Finkelstein, Norman G. Image and Reality of the Israel–Palestine Conflict. Verso, 2003.






Bir yanıt yazın