KUR’AN;
Farsça peygamber yerine
Resul, Nebi kavramlarını kullanıyor?!
Peygamber sözcüğü
Türkçeye
Farsçadan geçmiş.
Peygamber,
Arapça resul sözcüğünün
Farsça karşılığı,
Türkçe değil.
Yine yanlış bilinen, bildirilen, anlatılan, öğretilen ve
yine bir Farsça karşılığa hapsedilip, kilitlenmiş bir kavram; peygamber!?
Bizlere peygamber olarak öğretilen TANRI-ALLAH elçiliği;
KUR’AN’da
iki farklı kavram
olarak kullanılıyor; Resul ve Nebi.
Peygamber kavramının yanlış bilinmesinin en tehlikeli yanı da
Farsça peygamber anlayışının
peygamberin sünneti-hadisi ile ALLAH-TANRI yanına oturtulmuş
ALLAH-TANRI’ya ortak edilmiş,
şirke kapı açıyor olması!
Farsçaya hapsedilmiş
şirke götüren
peygamber yanlış inancının düzeltilmesi ŞART!
Bu iki farklı kavram;
Nebi ve Resul
Türkçeye çevirilerde
tek peygamber olarak yapılmış!?
TANRI-ALLAH
neden farklı iki kavram kullanmış!?
KUR’AN’ın kullandığı
iki farklı kavram olan;
NEBİ ve RESUL
kök anlamları başta olmak üzere
çok iyi araştırılması ve
gerçek peygamber, elçi
anlamlarına ulaşmak için
zorunlu, elzem, ŞART!
(Fetih,29)”Muhammed, Allah’ın resulüdür.”
(Ahzab,40)”Muhammed, Allah’ın resûl’ü ve nebilerin sonuncusudur-
-O bir Tanrı elçisi, elçilerin de sonuncusudur.”
Resul ve nebi gibi
nübüvvet ve risalet de
KUR’AN’da iki ayrı kavram!
Nübüvvet ayeti
(Ankebut,27)”İbrahim’e İshak ve Yakub’u bağışladık. Soyuna nübüvvet ve kitap verdik.”
Risalet ayeti
(Ahzab,39)”Onlar (o elçiler) ki, Allah’ın risaletini tebliğ ederler, O’nu sayıp çekinirler, O’ndan başka kimseden çekinmezler.”
Nübüvvet ve risalet de,
Resul ve Nebi gibi
araştırılması gereken
şart, elzem, zorunlu kavramlar?!
TANRI-ALLAH,
neden farklı iki kavram kullanmış!?
Risalet; resul ölünce
indirilen Kitapla devam ediyor,
Nübüvvet,
nebi ölünce bitiyor olabilir mi?
Bu durumda
son nebi Muhammed ölünce Nübüvvet bitti ama elçi;
resul Muhammed’e
TANRI-ALLAH tarafından indirilen
TANRI-ALLAH Kitabı KUR’AN
Risalete devam ediyor ve
sonuçta KUR’AN,
risalete devam eden resul
kabul edilebilir mi?!
TANRI-ALLAH neden
‘Resule itaat’ derken;
‘Nebiye itaat’ dememiş?!
Nebi ölümlü ve son olduğu için mi?!
Elçi Muhammed SAĞKEN
‘Resul Muhammed’e itaat’
SON NEBİ Muhammed
ÖLDÜKTEN sonra
‘yaşayan resul haline gelen
TEK, SADECE, YALNIZ, YALNIZCA KUR’AN’a itaat’
söz konusu olabilir mi?!
Risalet; Arapça rsl kökü risālat; “gönderi, mektup, mesaj, kısa kitap”
Resul; “elçi, haberci”
Nebi; İbranice, Aramice/Süryanice “çağırma, ilan etme, bildirme”
Namaz, oruç, peygamber, günah gibi Farsça karşılıklara hapsedilmiş, yanlış anlamlara gömülmüş, saptırılmış kelime ve kavramlar; Arapça orjinaline ve
gerçek anlamına,
anlam derinliklerine kavuşturulmalı!
Siyasi, ticari, kişisel çıkarı için KUR’AN’ı kullanan gerici, din satıcı, saptırıcı, sömürücülerin ve kara-kapkara yobazların tekelinden; meydanı bomboş bulduklarından ‘din alanında’ tek söz sahibi gibi davranan zalimlerin
ellerinden, dillerinden
KUR’AN kurtarılmalı!
DİN=KUR’AN;
eşitliği sağlanmaz,
DİN’e ait tüm BİLGİLER
KUR’AN’dan alınmazsa,
sadece-tek-yalnızca
KUR’AN’a başvurulmazsa;
insanlık
DİN zannettiği
kavram kargaşaları, kaosları
içinde kaybolur, mahvolur!!!
Artık;
KUR’AN,
ilk muhatabı Arapların,
ilk indiği toplumun dili Arapça ve yanlış anlamlara hapsedilmiş Farsça karşılıklar
hegemonyasından kurtarılıp,
tüm insanların
inanç dünyasına açılmalı!
Ki KUR’AN ile
inanç dünyası tertemiz kalsın ve inananlar özgürleşsin!
(Rahman,1-4)”Her şeye sevgi ile hakim olan Rahman Allah, yol gösterici Kur’an’ı öğretti, insanı oluşturdu-yarattı, ona, iyiyi kötüyü ayırmayı-düşünmeyi ve konuşmayı-kendini ifade etme sanatını öğretti.”
(Nahl,9)”Doğru yolu göstermek sadece Allah’a aittir-[sizin yaratıcınız O olduğu için] size yolun doğrusunu göstermek de Allah’a düşer.”
(Nisa,175,176)Allah kendisine inanıp, apaçık Kitabına-Kur’an’a sımsıkı sarılanları, Kendi rahmetine ve lütfuna kabul edecek ve onları dosdoğru bir yola sokarak, Kendisine yöneltecektir. Allah size açık-seçik hükümlerini açıklıyor-bildiriyor-anlatıyor ki sapmayasınız-şaşırmayasınız.”
(Yunus,37)”Kur’an Allah’tandır.”
(Zümer,23)”Kur’an, Allah’ın rehberi-yol göstermesidir.”
(Hakka,51)”Kur’an, gerçek kesin bilgidir.”




Bir yanıt yazın