Uşak’ta kültür ve turizm mesaisi…

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Kültür turizmi yaygınlaştırılıyor. Uşak’ta da kültürümüzün dışa vurması çalışmaları hızlandı. Gerek yerli gerekse yabancı turistlere hitap edecek kültür turizmimize Uşak ile yeni bir kapı açılacak.

Halı- kilim gibi yöresel el sanatlarına da önem verilecek. Geçmişi ve tarihimizi yansıtan çalışmalara yenileri de eklenecek.

Bazı yerlerdeki kazı çalışmalarında zengin kültür varlıklarımız da su yüzüne çıkarılacak. Uşak da başlayan bu çalışmalar çevre illere yansıyacak.

Uşak’ta bulunan kanyon dünyada ikinci büyük ve önemli bir kanyon olarak kabul ediliyor. Yapılan açıklamalarda Uşak’ta zengin kültür varlıklarımızın olduğuna değiniliyor.

Türkiye’nin turizm politikasında yeni bir dönemin işaretlerini veren adımlar, her geçen gün daha geniş bir coğrafyada karşılık buluyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu yeteneği yürüttüğü saha ziyaretlerine bir yenisini daha da geliştirerek Uşak’a gitti.

Ulubey Kanyonu üzerindeki Cam Teras’ta konuşan Bakan Ersoy, “İnşallah sadece yerli turistin değil, yabancı turist rotalarına da girecek bir Uşak için gerekli çalışmaları yapacağız.” dedi.

Turizmi 12 ay ve 81 ile yayma çalışmalarından bahseden Ersoy, bu hedef doğrultusunda bütün illerin turizm ana planlarının hazırlanması hem turizm potansiyellerinin doğru şekilde ortaya çıkarılıp başta olmak üzere tüm dünyada tanıtılması için yoğun çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı.

Uşak Valiliği’nde gerekli brifingi sağlandıktan sonra yerinde ziyaretler süresince dile getirilen Ersoy, şöyle devam etti:

“Uşak’ın çok önemli değerleri var, çok önemli turizm potansiyeli var. Şu anda üzerinde yer alan kanyon dünyanın ikinci büyük kanyonu olarak kabul ediliyor. 77-78 kilometre uzunluğunda ve buraya gelmeden önce Blaundus Antik Şehri’ne gidilmeden önce Uşak, çok büyük turizm potansiyelini içinde barındırıyor.”

Uşak’ın gastronomi çeşitliliğinden de bahseden Ersoy, bunların doğru şekilde tanıtılarak bilgilerin bilginin değiştirilmesi olduğunu söyledi.

Uşak Valiliği ile karar aldıklarını dile getiren Bakan Ersoy, hızlı bir şekilde buranın da bir turizm ana planının erişimi için gerekli adımları atacaklarını sözlerine ekledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Bakan Mehmet Nuri Ersoy Uşak’ta Valilik ziyaretiyle başladı.

Uşak Valisi Dr. Naci Aktaş’tan şehrin kültür ve turizm faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı bilgiler alan Bakan Ersoy, ardından Uşak İl Özel İdaresinin Dokunan Eller Halı Kilim Evi’ni ziyaret etti ve kadınların yöresel dokuma ekibi yerinde incelendi.

Programın bir sonraki durağı ise kentte öne çıkan arkeolojik miraslarından Blaundus Antik Kenti oldu. Ersoy, burada Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen onarım ve kazı çalışmaları yerinde incelendi.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    Uşak için Kültür ve Turizm Bakanın “müjdeleri ” bu ideolojinin olmazsa olmazı olmalı! Uşak’ta 2025 Nisan ayında iki gece geçirdim 30 Ağustos 1922’De Dumlupınar’da bozguna uğrayıp kaçan Yunan askerleri ve yandaş çapulcularının ilk uğrak yeri Uşak’taki mezalimleri malum. Ancak gezdiğim müzelerde bunlara ait ne bölüm nede obje yoktu.
    Belleksiz bırakılmış bir toplumun üniversiteli çıktılıları çok olsa da zaman içinde yığınlaşır!!
    Yunanlıların Anadolu’da yaptıkları zulümleri belirlemek amacıyla devrin hükümeti tarafından oluşturulan Tedkîk-i Mezâlim komisyonunda görevlendirilen Falih Rıfkı Atay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar, Mehmet Asım Us’un adım adım coğrafyayı birlikte gezip yazdıkları İzmir’den Bursa’ya Yunan Mezalimi kitabı için bir muharrir “93’teki facialar gibi, Balkan Savaşı’ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur. İzmir’den Bursa’ya Yunan Mezalimi’ndeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor. Bu kitap yalnız yazarları için değil, bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun, kendi yolumuzun, memleket yolunun rehberidir. Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir.” diye yazmış.
    Bu olup bitenleri yok sayamayız.
    Tarih çöplük değildir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar