Leman Dergisinin olaylara sebep olan karikatürü aklıma Engizisyon mahkemelerini getirdi

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Hoş geldin yaa Engizisyon

Blasfemi (Küfür) suçu:

Bizdeki 5237 sayılı TCK‘nun 216 ncı maddesinde yer alan dini değerleri aşağılama suçu.

Maddede halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişinin, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür.

Bir de hakimin takdir yetkisi var.

Fiil ki, her nasılsa sözler,resimler, yazılar fiil oluyor,

Ve kamu barışını bozmaya elverişli olup olmadığını hakimin kişisel kanaati belirliyor.

Engizisyon, Latince “Soruşturma ve Sorgulama” anlamına gelen “Inquısıtion” kelimesinden gelmektedir.

Anlamı olarak ise engizisyon bezdirici soruşturma ve sorgulama demektir.

Hristiyanlıktan uzaklaşan veya dini esaslara aykırı davranan kimselerin cezalandırmak için kurulan Katolik kilise mahkemeleri ve adlî kurumlan için kullanılmış bir terimdir.

Engizisyon usulü, yargılama tekniklerinde önemli bir tarihsel dönüşümü imlemekte, adaleti sağlamayı değil, önceden inşa edilmiş bir hakikati suçluya itiraf ettirmeye odaklanmaktadır.

Bu tekniklerin kullanımı, Kilise doktrinine göre sapkın (heretic) ilan edilmiş inanç gruplarına karşı uygulanmaya başlamış ve asıl olarak politik bir hakikati onlar aracılığı ile inşa etmeye yönelmiştir.

Bu yargılama usulü Avrupa tarihinde cadı avı olarak bilinen büyük oranda kadınlara karşı girişilen suçlarda da etkin olarak kullanılmıştır.

Türkiye’nin son on yılında görülen büyük siyasi davaların eleştirmenlerinin çok sık atıf yaptığı bu usulün günümüze kalmış izleri bulunmaktadır.

► — Sanık işlediği suçun temelindeki büyük yanılgının varlığını kabul ederek aman dilemez, ıslah edilmek için çaba göstermezse,

► — Tövbesinden dönerse,

► — İsa’yı yadsımak gibi, Hıristiyanlığa karşı kesin bir inançsızlık içinde bulunduğu kanıtlanırsa.

Kısaca açıklanacak olursa engizisyon uygulamasında;

hakkında soruşturma yapılan kişi, öncelikle ruhunu şeytana satmakla veya (yine aynı anlama gelen) kiliseye sırtını dönmekle yahut (yine aynı anlama gelen) şeytana esir olmakla suçlanmakta, böylece baştan suçlu olduğuna kanaat getirilmekte ve soruşturulan kişiden bu hususun “ikrarı” istenmekte, ikrar dışında hiçbir konuşma hakkı verilmemekteydi.

Blasphemy (küfür, dine hakaret, saygısızlık) suçu:

1.Tanrı’ya hakaret etme, saygısızlık gösterme veya saygı eksikliği ifade etme eylemi

2.Bir insanın kendisini ilahi bir varlık gibi göstermesi iddiası

3.Kutsal veya dokunulmaz kabul edilen bir şeye karşı saygısızlık

Dini bağlamda:

Blasphemy, İslam’da küfr, Hristiyanlıkta Tanrı’ya sövgü olarak karşılık bulur.

Hukuki bağlamda:

Bazı ülkelerde “blasphemy laws” (dine hakaret yasaları) bulunur ve bu tür ifadeler cezalandırılabilir.

Yüce (!) dinimiz İslam’da küfür ne demek?

Sözlükte temel anlamı “örtmek, gizlemek;

dinî bir terim olarak imanın karşıtı anlamında kullanılmakta olup “Hz. Peygamber’i Allah’tan getirdiği hususlarda yalanlayıp, onun getirdiği kesinlikle sabit dinî esaslardan bir veya birkaçını kabul etmemek” manasına gelir

Küfür, “Allah’ın varlığını, birliğini kabul etmeme, dînin esaslarına inanmama” demektir.

Din adına tebliğ ettiği konularda peygamberi tasdik etmemek, onaylamamak anlamında bir terim.

Elfaz-ı Küfür (Küfür lafları) Nedir?

Elfaz-ı küfür, söyleyeni küfre düşüren ve dinden çıkmasına sebep olan sözlere denir.

Peygamber Efendimiz’in (asm) Allah’tan getirdiği kesin olarak bilinen vahiyleri ve bunlardan zorunlu olarak çıkan dinî hükümleri inkâr etme özelliği taşıyan bütün sözler elfaz-ı küfürden sayılır.

Hanefi – küfrü irtidatla eş anlamlı görür ve bu nedenle mürtedlerin tövbesini kabul eder.

Tövbe etmeyi reddedenlerin cezası, küfür eden Müslüman bir erkek ise ölümdür ve küfür eden bir kadın ise tövbe edip İslam’a dönene kadar zorla (döverek) hapsedilmesi gerekir.

Misal Allah’a, onun peygamberine, onun kitabına inanmıyorum demek küfürdür.

Başka dine mensup olmak,

Başka putlara yönelmek, misal haç, totem vb.

İslamın büyükleri hakkında saygı ifadesi(hz. vb.) kullanmamak,

Peygamberi ve Allahı resmetmek hep küfürdür.

Ama Kabeye yönelmek, Hacer-ül Esvede, Allahın velilerine, ermişlere, şeyhlere, kutsal emanetlere, peygamberin saçına, kılına, kisvesine ihtiram etmek haktır, müstehaktır.
Müslüman için başkalarına kafir, müşrik, fasık, münkir ismi takmak da haktır.

Müslümanların başkalarının kutsal sembollerine, putlarına, tapınaklarına saldırması, yıkması, yakması da haktır.
Hatırlayın Yüce (!) peygamberimizin dakka bir gol bir, ilk işi Mekke’de Kabe’deki diğer kabilelerin saygı duyduğu ilahların putlarını kırmak olmuştu.
Sünnettir yani.

Müslüman bunu söylerse iritidat etmiş demektir.

Onun hükmü tekdir, ölüm.

Kafir bunu söylediyse hemen tevbe istiğfar etmeli, kelime-i şehadet getirmeli.

Yok inadım inat totom iki kanat der de bunu yapmazsa iki seçenek var.

Ya katledilecek, ya da karşısındaki Müslümanlar insaflıysa, cizye ödeyerek ikinci sınıf insan olarak yaşamaya devam edecek.

Tevbe Suresi böyle emrediyor.

Tevbe Suresi savaş ve barışla ilgili son suredir.

Kendinden önceki bütün barış ayetlerini hükümsüz kılmıştır.

Müslümanlara sonsuza kadar cihat emretmiştir.

Özelde Medine sözleşmesini tek taraflı olarak hükümsüz kılmıştır.

Bir ahit bozma emri olduğundan genel olarak Müslümanın ahitnamelerinden kolayca cayabilmesinin gerekçesi olmuştur.

Cihatın taktiklerini, stratejilerini (hile, pusu, takkiye, hatta gaygubet evleri, mahrem imamlar vb.), yağmayı (kafir devletin, belediyelerin, kamunun ve kişilerin malının yağmalanması) ve ganimetin üleşini (humus, beş paydaş) ayrıntılı olarak anlatmış, kurallara bağlamıştır.

Kafirlerin canını, malını ve ırzını Müslümana meşru kılmıştır.

Ve İslamın bir anda Levant bölgesinde parlamasına, kabına sığamayarak Bizans, Farisi ve Türk topraklarına sirayet etmesine de bu sure sebep olmuştur.

2025 yılında Tevbe Suresinin emirlerini TCK içine saklayarak sürdürmeye çabalamak hüzün vericidir.

Son olarak bir de tahrik olma, tahrik etme konusu var.

İnsanı hayvanlardan ayıran en önemli özellik nefis kontrolüdür.

Hayvanlarda öfkelenir, kızışır, acıkır, korkar.

Ama onlar duygularını kontrol edemezler, etmezler.

Duygularının ahlaki, hukuki yollardan doyurulmasını önemsemezler.

Ama insanlar duygularını kontrol eder, etmelidir, ettiği ölçüde insan sayılır.

Kızıp da, cinayet işleyenler, korkup da suç işleyenler, cinsel azgınlıkla tecavüz edenlerin hayvanlardan bir farkı kalmamıştır.

2025 yılında tahrik olmayı hafifletici sebep saymak artık kabul edilemez.

Lütfen tahrik olmayın.

Lütfen insan olun.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar