“Tahtta Uyuyakalan Padişah ve Son Perde”

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Bir varmış bir yokmuş… bir masallar ülkesi varmış. Bu ülkenin başına zamanında bir adam geçmiş; dindar, mazlum, “milletin adamı” diye çıkmış yola. Yol uzadıkça, yokuş dikleşmiş; dikleştikçe koltuk kabarmış, koltuk kabardıkça adam, aynadaki yansımasını peygamber sanmaya başlamış.

Başlarda bir hizmet ehliymiş hani… Metro yapar, köprü açar, milletin cebine üç kuruş koyarmış. Ama sonra… Ne mi olmuş? Saray büyümüş, halk küçülmüş. Milletin payına porsiyon küçültme düşerken, padişahın sofraları üç öğün ziyafetle dolmuş. Hatta öyle ki, artık milleti görmez olmuş. Göremez tabii, camdan sarayda güneş bile filtreli doğar.

Sonra bir gün… Sahneye çıkıp halka seslenmiş:

“Ben buradayım, ölene kadar da buradayım!”

Bu sözler sarayın yüksek duvarlarında yankılanmış, ama halk meydanlarda sadece fısıltısını duymuş: “Gitmiyorum.”
Ama herkes bilir ki, taht dediğin yer, doğası gereği geçicidir. Hatta oraya fazla tutunmaya çalışırsan, oturduğun sandalye seni bir gün sırtından atar.

Padişah bunu anlamamış. Sarayda etrafını saranlar da onun anlamasını istememiş. Neden? Çünkü menfaat zinciri öyle sıkı örülmüş ki, içeriye gerçek bir ses giremiyormuş. Geleni de “hain” diye damgalayıp zindana atıyorlarmış.

Gel zaman git zaman… Padişah kendi sesine aşık olmuş. O kadar ki, sandık sesini bile bastırmış.
Ama millet, sabırlıdır. Gözyaşıyla yoğrulmuş, ekmekle sınanmış bu halk, bir gün kararını vermiş.

Ve perde yavaşça kapanmaya başlamış.

Padişah, sarayındaki büyük aynaya bakarken hâlâ “Ben gitmem,” dermiş. Oysa aynadaki yüz, yavaş yavaş silinmeye başlamış. Artık ne bir veziri kalmış, ne de “reisçiyim” diyen dalkavuklar. Her biri ya yeni bir kapıya yanaşmış ya da savunma dosyası yazmaya başlamış.

Ve halk… Sandığa gitmiş.
Bileti kesmiş.

Sonrası mı?

Adaletin çanları bir sabah Silivri’nin rüzgârlı duvarlarında çalmaya başlamış. Tahta alışan beden, demir parmaklıklara zor sığmış. Tarih kitapları, bir zamanlar “ölene kadar buradayım” diyen adamın, ömrünün kalanını dört duvar arasında geçirdiğini yazmış.

Ama bu masalda asıl kahraman, taht değil; onu indiren halk olmuş.

Halkın iradesi, en yüksek saraydan bile güçlüdür.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar