İnşaat lokomotif sektör oldu…

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Tarım ve sanayi çökmek üzere. Ülkemiz inşaat sektörü ile ayakta durmaya çalışıyor. Şu anda inşaat lokomotif sektör durumunda.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılının ilk çeyreğinde (Ocak-Mart dönemi) yüzde 2 büyüme gösterdi.

Türkiye, ilk çeyrekler dikkate alındığında 2020’de yüzde 4.5, 2021’de yüzde 7.5, 2022’de yüzde 7.8, 2023’te yüzde 4.3, 2024’te ise yüzde 5.4 büyümüştü. Covid-19 salgının etkisini gösterdiği 2020 yılının ikinci çeyreğinde ekonomi yüzde 10.3 küçülmüştü. Ancak 2020 yılının birinci, üçüncü ve dördüncü çeyreklerinde büyüme yüzde 2’den büyük olmuştu. O zamanki küçülmenin nedeni “tarihte görülmemiş kapanma” idi. Şimdi ise siyasi krizin tetiklediği ekonomik buhran yaşanıyor ve bunun ne zaman sona ereceği de belirsiz.


Geçen yıl ikinci çeyrekte büyüme oranı yüzde 2.4, üçüncü çeyrekte yüzde 2.2, dördüncü çeyrekte ise yüzde 3 olmuştu. Dolayısıyla bu yıl ilk çeyrekte elde edilen yüzde 2’lik büyüme 2020 yılı ikinci çeyreğinden bu yana en kötü veri olarak öne çıkıyor. Muhtemelen bu yıl Nisan-Haziran dönemini kapsayan ikinci çeyrekte de kötü bir büyüme rakamı gelecek. Özellikle tarımda zirai don ve sanayide yavaşlama büyüme verilerini ciddi şekilde olumsuz yönde etkileyecek. Turizmin kısmen rakamları kurtarması bekleniyor.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, yılın ilk çeyreğinde geçen yıla göre inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 7.3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 6.1, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4.7, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2.4, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 1.8, hizmetler yüzde 1.3, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 0.5 ve kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 0.3 artarken, tarım sektörü yüzde 2 ve sanayi yüzde 1.8 azaldı.


Verilere göre yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları yüzde 2 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1.2, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 2.1 artış gösterdi.

Büyüme verilerini değerlendiren TİM Başkanı Mustafa Gültepe, şunları kaydetti:

“Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 2 büyüyerek, pozitif seyrini sürdürdü. Ancak büyümenin bileşenlerine baktığımızda, Türkiye’nin üretim ve ihracat temelli bir büyüme modelinden giderek uzaklaştığımız görüyoruz. İlk çeyrekte yerleşik hane halklarının tüketimi 1.56 puan ile büyümenin ana sürükleyicisi olmaya devam etti. Buna karşılık, net ihracatın büyümeye katkısı eksi 0.56 oldu. Özellikle mal ve hizmet ihracatının büyümeye hiç katkı yapmaması yaşadığımız rekabetçilik sorununu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu durum son 2 çeyrektir devam ediyor. Tüketimle büyür, ihracatla kalkınırız. Tüketimle sağlanan büyüme, ne yazık ki sürdürülebilir değil. Büyümenin sürdürülebilir şekilde artması için ihracatımızın pozitif seyretmesi gerekiyor. Bu veriler, ihracatın büyüme içindeki rolünün zayıflamaya devam ettiğini gösteriyor. Sanayicimizin yatırım iştahı canlı kalmaya devam ederken, dış talepteki durgunluk, pazar ve rekabetçilik kaybı ihracat kanallarını daraltıyor.”



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    TC Merkez Bankasındaki, Altın rezervesi,

    Nisan 2023– 836,65 Ton.
    Nisan 2024 – 771,55 Ton
    Nisan 2025 — 629, 9 Ton,
    son durum!
    Hazineye devamlı altın alındığı halde.
    Aynı zamanda , Türk döviz rezerveleri sert bir şekilde düştü.
    Halen Türk parasının büyük oranda değer kaybetmesi ve çok ,çok küçük oranda değer alması !

    Hazinede ki Altın rezervelerinin erimesi ve 2023 den bu yana aradaki farkın da göz önünde bulundurulması gerekiyor. Altın rezervemiz nereye harcanılıyor???

    Çok kişi , devlet görevlisi fakat ülkede üretim yok,
    ihracat köylünün ölümüyle yok oldu. Fabrikalarımızın yabancı ellere verilmesi de üstüne .

    Rakımız bile ingilizlerin elinde.

    Enflasyonu kendimiz ürettik..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar