Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Sayın Oğuz Tolga bey merhaba,

güzel Ülkemiz Türkiye hepimizin ve başka Türkiye’de yer yüzünde bulunmuyor.

Her türlü melaneti göğüslemek ve mücadele etmek zorundayız.

Bilvesile sağlıklı, kazasız belasız uzun ömür ve çalışmalarınızda kolaylık dilerim.

Kalın sağlıcakla

Rehan Gündoğmuş

Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?

Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!

Nûr istiyoruz… Sen bize yangın veriyorsun!

Yandık diyoruz… Boğmaya kan gönderiyorsun!

Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,

Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,

Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;

Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!

Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn’i,

En sonra, salîb ormanı görmek Harameyn’i!

Bin üç yüz otuz beş senedir, arz-ı Hicaz’ın

Âteşli muhitindeki sûzişli niyâzın

Emvâci hurûş-âver olurken melekûta?

Çan sesleri boğsun da gömülsün mü sükûta

Sönsün de, İlâhi, şu yanan meş’al-i vahdet,

Teslis ile çöksün mü bütün âleme zulmet?

Üç yüz bu kadar milyonu canlandıran îman

Olsun mu beş on sersemin ilhâdına kurban?

Enfâs-ı habisiyle beş on rûh-u leimin,

Solsun mu o parlak yüzü Kur’an-ı Hakim’in?

İslâm ayakaltında sürünsün mü nihâyet?

Yâ Rab, bu ne hüsrandır, İlâhi, bu ne zillet?

Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ?

Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ!

Câni geziyor dipdiri… Can vermede mâsûm!

Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?

Lâ yüs’ele binlerce sual olsa da kurbân;

İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân!

Eyvâh! Beş on kâfirin îmanına kandık;

Bir uykuya daldık ki: cehennemde uyandık!

Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi yakacaktın…

Yaksaydın a mel’unları… Tuttun bizi yaktın!

Küfrün o sefil elleri âyâtını sildi:

Binlerce cevâmi’ yıkılıp hâke serildi!

Kalmışsa eğer bir iki mâbed, o da mürted:

Göğsündeki haç, küfrüne fetvâ-yı müeyyed!

Dul kaldı kadınlar, babasız kaldı çocuklar,

Bir giryede bin ailenin mâtemi çağlar!

En kanlı şenâatle kovulmuş vatanından,

Milyonla hayâtın yüreğinden gidiyor kan!

İslâm’ı elinden tutacak, kaldıracak yok…

Nâ-hak yere feryâd ediyor: âcize hak yok!

Yetmez mi musâb olduğumuz bunca devâhi?

Ağzım kurusun… Yok musun ey adl-i İlâhî!                                    

Mehmet Akif Ersoy 10 Nisan 1913

Derleyen: Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut

TEVEKKÜL

“Kadermiş ! “ öyle mi? Haşa, bu söz değil doğru ;

Belanı istedin, Allah da verdi… Doğrusu bu.

“Çalış ! dedikçe şeriat, çalışmadın, durdun,

Onun hesabına birçok hurafe uydurdun !

Sonunda bir de “tevekkül” sokuşturup araya,

Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya !

Bırak çalışmayı, emret oturduğun yerden,

Yorulma, öyle ya, Mevla ecir-i hasın ( ücretli işçin) iken !

Yazıp sabahleyin evden çıkarken işlerini,

Birer birer oku tekmil edince defterini;

Bütün o işleri Rabbim görür. Vazifesidir…

Yükün hafifledi… Sen şimdi doğru kahveye gir ! …

Çoluk çocuk sürünürmüş sonunda aç kalarak …

Huda Vekil-i umurun ( ödevi ) değil mi?  Keyfine bak !

Onun hazine-i in’amı ( yardımı ) kendi veznendir !

Silahı kullanan Allah, hududu bekleyen o ;

Levazımın bitivermiş, değil mi ? Ekleyen o !

Çekip kumandası altına ordu ordu melek ;

Senin hesabına küffarı hakisar edecek !

Başın sıkıldı mı, kafi senin o nazlı sesin :

“Yetiş !” de, kendisi gelsin, ya Hızr’ı göndersin !

Evinde hastalanan varsa, borcudur, bakacak ;

Şifa hazinesi derhal oluk oluk akacak.

Demek ki: Her şeyin Allah… yanaşman, ırgadın o;

Çoluk-çocuk ona ait: kahyan, müdir-i veznen o;

Alış seninse de, mes’ul olan verişten o;

Denizde cenk olacakmış… gemin o, kaptanın o;

Yaa, ordu lazım imiş… askerin, kumandanın o;

Köyün yasakçısı; şehrin de baş muhassılı o;

Tabib-i aile, eczacı… hepsi hasılı o.

Ya sen nesin? Mütevekkil ! Yutulmaz artık bu !

Biraz saygı gerektir… ne saygısızlık bu ?

Huda’yı kendine kul yaptı, kendi oldu huda;

Utanmadan da tevekkül diyor bu cür’ete …. ha !

Mehmet Akif Ersoy



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar