Sevr Barış Antlaşması; 1. Dünya Savaşı’nın arkasından Osmanlı Devleti ile İngiltere,Fransa,İtalya,Japonya,Yugoslavya,Romanya, Çekoslovakya, Polonya,Portekiz,Belçika,Yunanistan,Ermenistan arasında imzalanan bir barış antlaşmasıdır. 10 Ağustos 1920’de.
Adının barış antlaşması olduğuna bakmayın,ülkemizi paylaşma antlaşması, kim nereyi alacak…
Sevr Antlaşmasıyla İşgal Devletleri yurdumuzu paylaşmaya hazırlanırken; Mustafa Kemal 19 mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkarak hem kendi kaderini hem de milletin kaderini değiştirmiş tir.Milli Mücadelenin başlangıç tarihidir 19 mayıs 1919.Samsun’a ayak basmasıyla milli egemenlik başlamıştır.
Mustafa Kemal o sırada ordu müfettişliği görevindeydi.Bu duru mu ona zaman kazandırdı ve çok işine yaradı.Bir yandan devletin neden bu halde olduğunu araştırırken,bir yandan çeşitli bildirge ler hazırlayıp,toplantılar yaparak halkı harekete geçirmeye çalışı yordu.
10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Antlaşması TBMM tarafından reddedilmiş ve işgalcilerin Anadolu’dan atılması için büyük bir mücadele verilmiştir.
Mustafa Kemal Paşa önderliğinde gerçekleşen Kurtuluş Savaşı neticesinde kazanılan zaferle birlikte Sevr yırtılıp atılmış ve onun yerine
1. Dünya Savaşı’nı bitiren Lozan Barış Antlaşması imzalanmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk‘’Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıl lardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belge dir’’demiştir.
1. Dünya Savaşı’nın son barış antlaşması olarak karşımıza çıkan ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin tasdiki olan Lozan Antlaş ması tarihi 24 Temmuz 1923’tür.
ATATÜRK gibi yürekli bir insan çıkıp da mücadeleye önderlik etmemiş olsaydı,ülkemiz düşman devletler tarafından paylaşıl mış olacaktı,sizler dininizi istediğiniz gibi yaşayamayacaktınız.
ATATÜRK bize namusumuzu,şerefimizi,onurumuzu,gururumuzu armağan etti.
Mustafa Kemal Atatürk “Emperyalizme karşı verilen bağımsızlık savaşının önderi,büyük devlet adamı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanıdır…”
Bugün ülkenin kurtuluş günüdür bir devletin harcının atıldığı gün dür.Her şeye rağmen,muhakkak bir aydınlığa doğru yürümekte yiz.Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve mille tim hakkındaki sonsuz sevgim değil,bugünün karanlıkları, ahlak sızlıkları,şarlatanlıkları içinde sırf vatan hakikat aşkıyla ışık serp meye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.” Mustafa Kemal Atatürk 24 Mayıs 1918
“Türk milleti”dememek için“Türkiyeli” diyenler,siz hiç duydunuz mu,Almanyalı,İngiltereli,Fransalı,İtalyalı diyeni…Türkiye Cumhuri yeti’nde din,mezhep ve etnik köken farkı gözetilmeden anayasal yurttaşlık bağının adı “Türk Milletidir.
Prof. Dr. Aziz Sancar: “Din ve bilimi kesinlikle ayrı tutmamız lazım. Aksi takdirde din saygınlığını kaybeder, bilim körleşir.”
Türkiye’de bugün darbe girişimi falan yok.Mafya’nın,çetelerin, suç örgütlerinin,cemaatlerin rant kavgası var.
İktidara göre ülkenin en büyük sorunu,Anayasa…Nasıl tekrar seçilebiliriz,nasıl anayasa nın ilk dört maddesini değiştirebiliriz, nasıl şeriatı getirebiliriz derdindeler.Tarikatların dokunulamayan tatil köylerini paylaşıyor ülkem insanı açık seçik.
Dünya robot çağında akıllı robotlar üretiyor,Yapay zekayla iş yapı yorken,biz alkol içilip içilme mesini,et helal kesilmiş mi,ülkeye şeriat gelip gelmeyeceğini tartışıyoruz,çok yazık.
Erol mütercimler:Erdoğan bu saatten sonra hukuk getirmek iste se de getiremez,ekonomi yi düzeltmek istese de düzeltemez. Tasarruf tedbirleri falan boş.Çünkü öyle bir sistem yarattı ki, kontrol mekanizması ortadan kalktı.İş çığrından çıktı. Şurekası sürekli beslenmek istiyor ve doymuyor.Sadece para şan,şöhret değil gücü de çok sevdiler. İstediklerini tutuklattırıp istediklerini salıveriyorlar. Ve bu şekilde ekonominin bırakın düzelmesini her şey daha da kötüye gidecektir.
AKP hükümeti halkı öyle cahilleştirmiş ki,deprem bölgesine gitti ğimde duyduklarıma inanamazsınız.”Atatürk gavur harflerini alıp osmanlının dilini bozmasaydı,biz bugün dinimizi de anlayabile cektik,osmanlı devletini Atatürk yıkıp,yerine Cumhuriyet dediği niz bu küçücük ülkeyi kurdu,şeriat gelse de ülkemiz de dinimiz de kurtulsa”gibi akla hayale sığmayan fikirler ileri sürüyorlar.
Öylesine inanmışlar ki bu söylenenlere ne söylersen söyle fikrini değiştiremiyorsunuz.”Arada başka televizyonların haberlerini dinleyip,başka gazeteler okusanız siz de gerçekleri göreceksiniz ” dediğimde”tabi senin gibi yahudi televizyon larını seyredip din den imandan çıkalım,bizim seyrettiklerimiz bize yeter”diyorlar. Adamın ağzından çıkanlar haşa kuran ayetleri gibi inanıyorlar. Ülkem ne zaman bu hale geldi.
Halk yerel seçimlerde Cumhuriyetine sahip çıkıp,aydınlık yarınlar için verdi oyunu.Verdi de ne oldu,halkın oylarıyla seçilmiş beledi ye başkanlarını,bilim adamlarını,fikrini yazan gazetecileri,bunla ra isyan eden öğrenci,işçi,boykot eden halkı toplayıp hapishane lere koydu.
Döviz almış başını gidiyor,hayat pahalılığı tavan yapmış,ekonomi çökmüş,bir avuç zengin le,iyice yoksullaşmış halk arasındaki uçu rum iyice büyümüş,zengin daha zengin,fakiri daha fakir oldu.
Kadınlar özgürlüğünü kaybedip,yalnız sokağa bile çıkamayacak durumda.Biz yıllarca kadın hakları diye mücadele vermişken ”bekar kadınların sahiplendirilmesi”diye bir şey uydurdular yine. O ne demek?Kadın malmı sahiplendirilsin?
Atatürk pek çok dünya devletinden önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verdi ve sizler yeniden köleliğe boyun eğmeye mi hevesleniyorsunuz!
Atatürk resimleri ve Türk bayrağını paylaşmayı Atatürkçülük sanan bizlerin bunda büyük payı var.Devrimleri içselleştiremedik Yaşam biçimi haline getiremedik.Çok iyi düşünün ki Özgür ve Demokrasiyle yönetilen bir ülke bırakın yarınlarda çocuklarınıza.
“Sizler,yani yeni Türkiye’nin genç evlatları!Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz.Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.Türk Gençliği gayeye,bizim yüksek ideali mize; durmadan,yorulmadan yürüyecektir.”Mustafa Kemal Atatürk.
Atatürk’ü sevmek,Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhunu taşımaktır. Fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmak değil.
Ayrıca 19 Mayıs 1919, yalnızca bir tarih değildir; bir millet yeniden doğdu…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Kurtuluş Mücadelesini başlattığı gün, Türk milletinin kaderini değiştirdi.
Atatürk bu önemli günü, geleceğimizin teminatı olan gençliğe armağan edilmiştir. Çünkü gençlerin fikirleriyle,kararlılığıyla ülkeyi daha da ileriye taşıyacağına inanıyordu…
Şimdi barış süreci adı altında Lozanı yok sayıp,Sevri hortlatacak lar,amaçları anayasanın ilk 4 maddesini değiştirmek.Bütün dertleri yeniden seçilebilmek…
19 Mayıs, hem bir uyanışın hem de gençliğe duyulan güvenin bayramıdır.
Bugün, özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın ve milli egemenliği mizin temellerinin atıldığı gündür…
Her ilimizde,her ilçemizde,her köyümüzde büyük bir coşkuyla kutlanacak ATATÜRK’ün ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin doğum günü ve Ne Mutlu Türküm diyenlerin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun…




Bir yanıt yazın