- Bize Masal Anlatmayın, Biz İçindeyiz
Eskiden büyükler masal anlatırdı. Şimdi ise büyükler, masal gibi yaşar; halk ise bu masalın içinde figüran olur. Lakin bu öyle bir masaldır ki; ne pamuk prensesi vardır ne de yedi cücesi… Ama yedi ihaleli şirket, on yedi bavul dolusu dolar ve kara para listelerine düşmüş bir sürü prens vardır. İşte onların ikisi: Bilal ve Erkam.
Biri “paralel yapı” diye ortalığı yaktı, sonra paralel döviz hesapları çıktı. Diğeri “babam devlet adamı” diyerek kumar masalarında çifte altılı oynadı. Biri “eğitim” adı altında vakıf kurdu, diğeri vergi cenneti adalarında tatil yaptı.
E bu kadar masaldan sonra, halk da artık “Bilal’e anlatır gibi” değil, Bilal’den saklar gibi yaşar oldu.
- İki Türkiye, İki Evlat: Kayırılmışlık Kaderdir
Bilal denince akla artık ne denizcilik gelir, ne tez konusu, ne vakıf çalışması. Bilal denince akla gelen ilk şey: “Sıfırladın mı?” olur.
• Ne mi sıfırladı?
• O zamanlar bir bakanlar kurulu değil, bir ‘bankalar kurulu’ vardı da ondan.
Erkam’a gelince… Adı sanı duyulmazdı ta ki bir YouTube videosunda adı geçene kadar. Meğerse Erkam, Monaco’da da kumar oynarmış, Karayipler’de de “yatırım yaparmış”. Yatırımı da öyle esnafa değil; dönerken jetiyle ısınılan, çıkarken gemiyle gidilen adalara yaparmış.
• Diyorlar ki: “Erkam gençtir, hata yapmış.”
• E halk hata yapınca cezaevine, Erkam yapınca tatil köyüne gidiyor.
• Belli ki memlekette hata yapmak bile ayrıcalıkla oluyor.
- Bilal’e Anlatır Gibi Mi, Bilal’e Göre Mi?
Bu ülkede anlatılan her şey artık Bilal’e göre ayarlanır.
Karmaşık bir ekonomik kriz mi var?
→ Basitleştir: “Dış güçler saldırıyor.”
Yargıya müdahale mi edildi?
→ Süsle: “Bağımsız karar alındı.”
Para mı buharlaştı?
→ Bilal’e göre değil, buhara göre anlat.
Çünkü artık anlatılanlar halk için değil, Bilal’in anlayacağı düzeyde olmalı. Ne kadar az bilgi, o kadar çok sadakat. Ne kadar çok slogan, o kadar az sorgulama.
- Bu İki Gencin Ortak Noktası: Hesap Vermeyen Nesil
Bilal bir gün “Eğitim için yurtdışına gittim” dedi.
Ama herkes biliyordu ki; onun eğitimi, Harvard’da değil, “bağlantılarda” yazılıydı.
Erkam bir gün “Benim kumarla işim yok” dedi.
Ama herkes biliyordu ki; onun zarları o masada değil, devlet kasasında dönmüştü.
Bu iki karakterin ortak noktası, yaptıkları değil; yapmalarına rağmen hesap vermemeleridir. Çünkü bu ülkede bir elin verdiğini öteki el değil, halkın sırtı öder.
- Sonuç: Bilal’e Anlatma, Bilal’den Hesap Sor
Artık bu ülkede mesele, “Bilal’e anlatır gibi” değil;
“Bilal’den nasıl kurtuluruz?” sorusudur.
Çünkü bu sistem, sadece Erkam ve Bilal’i büyütmez. Aynı zamanda binlerce mini-Bilal ve mikro-Erkam yetiştirir. Her kamu kurumuna bir Bilal torpili, her belediyeye bir Erkam projesi sızar. Ve bu çürüme, yukarıdan aşağıya değil; artık aşağıdan yukarıya bulaşır.
Halk uyanmadıkça, anlatan değil, anlatılan değişir. Ama sonuç hep aynıdır:
Kazan hep aynı mutfağa döner, fatura hep aynı sofraya gelir.
Bonus: Halka Açık Bir Dilekçe Taslağı
“Sayın yetkililer,
Biz de artık Bilal’e anlatır gibi değil, Bilal’e hesap sorar gibi konuşmak istiyoruz.
Biz de artık Erkam’ın kumar borcunu değil, gençlerin KYK borcunu konuşmak istiyoruz.
Bize hikâye değil, adalet anlatın.
Saygılarımızla,
Bu Masaldan Uyananlar Derneği”




Bir yanıt yazın