DEĞİŞİM…
Türkiye eski Türkiye değil hacı fışfışlar…
Değişmiş…
Değişmişler…
Kim kimler değişmiş, ne değişmiş…
Ve..
Nasıl?
***
Ben AKP cenahındaki değişimi kısa kısa yazayım…
***
Her birinin neredeyse medeni nikâhlı eşi ve çocuklarının dışında bir “imam nikâhlı” eşi var…
Çoğu…
Başı kapalı kapalı eşlerini, başı açık-çekici ve genç olanlar ile değiştiriyorlar.
Olmadı…
Birer “aile dostu sevgili” bulup arada bir hopadanak çaydan geçiriyorlar.
Sıralama müthiş…
Aynı tip aynı kafadaki kadınlar hayatlarından memnunlar…
Neden?
***
Çünkü eskiden peygamberler şehri diye Şanlıurfa’ya gidiyorlardı…
Şimdi…
Umre yerine Roma, Paris ya da Londra gibi Batı kentlerine, Amerika’ya gezmeye gidiyorlar…
Üstelik…
AKP’li belediyelerin “kontenjanından” bedava…
Öncesinde;
Hacı Murat’a zor binenler, bugün milyonluk lüks 4×4 arazi araçlarına (cip) biniyorlar…
Meclisin önüne bakın…
***
Giyimdeki “değişimi” artık yazmaya elim gitmiyor…
Yerli milliler…
Keşke yerli milli olsa giydikleri…
Giydikleri;
Fransız…
İtalyan…
İngiliz moda firmalarının bizim gibilerin alacağı ikinci el araba fiyatlarındaki kıyafetleri…
Mesela;
Taktıkları “….marka” türbanları benim emekli maaşımın iki-üç katı…
Saatler…
En ucuzu 50 bin Euro’luk çantalar gırla…
***
Yemedeki –yedikleri rüşvetten bahsetmiyorum- yemeklerindeki değişimi benim kelime haznem yetmiyor…
Asrın liderinin ve eşinin söyledikleri yiyeceklere benim dilim dönmüyor…
Özetle…
Allah bunlara yürü ya kulum dedikçe artık yürümüyorlar “koşuyorlar…”
Nedense…
İktidar olduklarından buyana Allah’ın nimetleri sadece kendi başlarına yağıyor…
Yağdıkça…
Binmede, giyinmeden, yemede içmede “değişiyorlar…”
***
Bu arada asrın liderinin sarayları da “uçakları” da…
Aklımdayken;
Saray’ına çağırdıkları…
Uçağına aldıkları…
Sözüm ona gazeteciler, yazarlar da çok “değiştiler…”
İş adamları da…
“Polisleri” de “savcıları” da hatta “komutanları” da değişti…
Darbe biçimi de…
***
Sonuçta Türkiye eski Türkiye değil, çok değişti…
***
Değişmeyen ne?
Öncelikle; bizim yani bu ülkenin gerçek vatanseverlerindeki Atatürk sevgisi hiç değişmedi…
Ona verdiğimiz sözler…
Andımız…
Sadakatimiz…
İlkemiz..
Vatan millet bayrak sevdamız…
Barış…
Huzur, güven ve refah hedefi, ilmin bilimin hukukun üstünlüğü…
***
Onların da değişmeyenleri var…
Mesela ülke ve belediye yönetiminde ”Ali Dibo“ anlayışı…
FETÖ aşkı…
Seçimlerdeki tuzakları, ayak oyunları…
Yalanları…
Ekonomideki vurgun soygun ve peşkeş yöntemleri…
Yolsuzlukları…
Osmanlı hayalleri, Arap aşkı, din sömürüsü, çağdışı yobazlıkları…
Ve!..
Oy verenler…
1994 yılından beri bunların zihniyetlerini fıtratlarını, amaçlarını bas bas bağırdık, anlattık…
Ne dediysek hepsi gerçekleşti…
Ülke bataklığa döndü, karanlığa büründü, çöküyoruz…
Hâlâ görmüyorlar…
Hâlâ anlamıyorlar…
Hâlâ akılları başlarına gelmiyor, gelecek gibi de değil…
***
Değiştik, değiştiler deniyor ya; aslında değişmediler, hiç değişmeyecekler…
Çünkü tohumları bu…
Buğday tohumundan karpuz yetişmez ki; hainden hain doğar. Ahlaksızdan ahlaksız…
Hırsızdan hırsız…
Diyeceksiniz ki nereden bileceğiz; kaybettikleri seçimlerin sonrasında yaşananlara bakın…
Anlarsınız…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 26.03.2025 15.01




Bir yanıt yazın