Türkiye’de siyaset sahnesinde yıllardır aynı oyun sahneleniyor. Önce bir “kurtarıcı” figürü yaratılıyor, ardından bu figüre bir mağduriyet hikâyesi yazılıyor ve kitleler, bilinçli bir propagandayla ona mahkûm ediliyor. Recep Tayyip Erdoğan ve Ekrem İmamoğlu’nun siyasi yükselişleri de bu çerçevede birebir örtüşüyor.
Erdoğan, Batı’nın desteğiyle iktidara taşındı. Ona “halkın adamı” imajı verildi, mağduriyet hikâyeleri üzerinden büyük bir propaganda yapıldı ve halk, sistemli bir şekilde ona yönlendirildi. Şimdi ise aynı senaryo Ekrem İmamoğlu için uygulanıyor. Medya eliyle sürekli mağdur edildiği anlatılıyor, tek alternatif olarak sunuluyor ve kitleler bilinçli bir şekilde ona yönlendiriliyor.
Peki, neden hep aynı senaryoyu izliyoruz? Neden Türkiye gerçek bir muhalefet lideri çıkarmıyor? Çünkü halkın içinden, bağımsız düşünen, sistemin çarklarına girmeyen bir lider istenmiyor. Bunun yerine, küresel güçlerin onayladığı, Batı’nın desteklediği, ama halkın iradesine gerçekten dayanmayan figürler öne çıkarılıyor. Seçimler bir illüzyona dönüşüyor, değişim adı altında aynı sistem yeni bir yüzle devam ettiriliyor.
Türkiye’nin sorunu, sadece Erdoğan’dan kurtulmak değil. Esas sorun, yerine konulacak alternatifin de yine aynı düzenin bir parçası olmasıdır. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmamak için dikkatli olun! Halkın gerçek bir çıkış yolu bulması gerekiyor. Bunun için de medya propagandalarına kapılmadan, sahte kurtarıcılara bel bağlamadan, kendi alternatifini yaratması şarttır.
Soruyorum: Neden gerçekten bağımsız, halktan yana bir lider çıkarmıyorsunuz? Neden dayatılan isimlere razı oluyorsunuz? İlla aynı kısır döngüde dönüp durmak zorunda mıyız? Bu ülkenin yeni nesil bir Atatürk’e ihtiyacı var. Ama bu, Erdoğan’ın ya da İmamoğlu’nun farklı bir versiyonu olamaz. Bunlardan halkçı bir lider değil, ancak seçim cambazları ve yeni diktatörler çıkar. Türkiye’yi yönetecek kişiler, halkın iradesiyle belirlenmeli, dış güçlerin onayıyla değil!
Gerçek bir değişim istiyorsanız, gözünüzü açın! Yoksa yine aynı oyunun figüranları olmaya devam edeceksiniz. Demedi demeyin!




Bir yanıt yazın