AH ŞU FAKİRLER…
Soruyorlar muhtereme “bayram ikramiyesi” ne kadar olacak, diye…
Böyle bir çalışmamız yok, diyor…
Asgari ücret tespitinden önce de emekli maaşından önce de böyle demişlerdi…
Bir çalışmamız yok…
Sonra? Açlık sınırının altında asgari ücret ve emekli maaşı…
Emekçinin, emeklinin ruhu bile duymadı yapılan zamları, hissetmedi…
***
Ülkenin pürmelali bu; zenginler ne yapıyorlarmış…
Haberleri izliyorlarmış…
Dolar kuru, faiz, enflasyon artmış mı artmamış mı?
Vergi, imar affı var mı?
Fakirler?..
“Sabah programlarını ve dizileri” izliyorlarmış…
Kim kimi kaçırdı, niye nereye kaçırdı, kim boşandı, kim kiminle evlenecek?
Kim kimin çocuğu?
Kim kimi kimle aldattı, kim kimi dövdü, kim karakola niye gitti?
Gelin, kaynana, elti görümce tantanası…
***
Baldızımdan biliyorum; bize ziyarete geldiğinde ATV de bir dizim var, der ve hiç açmadığımız izlemediğimiz kanalı açarız…
Dizi başlar, pür dikkat izlemeye başlar, transa girmiş gibi dünyaya ilişkisini keser adeta…
Yorumun envayi çeşidi…
İnanma kız ona, kandırıyor seni, kirletecek, Allah belanı versin herif…
Kız anam!..
Ne insanlar var kardeşim şu dünya da, kimseye güvenilmiyor, erkek milleti değil mi?
Topunun canı cehenneme…
***
Baldızım “fakir” değil tabi, ama şu bir gerçek; “fakirler dizi izliyor…”
Asgari ücrete ve emekliye “sadaka” verir gibi zam yapmışlar. Bayram ikramiyesine yapılacak zam için çalışma yokmuş…
Diyanet “fitrenizi” emekliye verebilirsiniz demiş…
Umurunda değil…
Diyeceksiniz ki dizlerin, sabah programlarının “asgari ücretle” ve “emekli maaşı” ile ne alakası var?
Yok tabi…
Ama bu ikisi doğrudan ilişkilidir: “Asgari ücret” ile ilgili kesimle “emekli maaşı” ile geçinen kesim aynı zamanda haberlere bakmayıp dizilere bakan kesimdir…
***
Akşam TV karşısına oturup büyük bir dikkatle ve keyifle dizi izliyorlar…
Sabah?
Bir kalkıyorlar ki maaşlarına, henüz hesaplarına geçmeyen asgari ücret ve emekli maaşı, hiç dokunmadan 1.000 lira azalıvermiş…
Neyse!
İyi ki yandaş TV kanalları var; mesela A Haber, izliyorlar her şey güllük gülistanlıkmış meğer…
Uçmuşuz…
Sayın Cumhurbaşkanımız emekliyi emekçiyi enflasyona hiç ezdirmezmiş…
Yani!
Dizlere ve sabah programlarına devam hacım devam…
***
Saray’daki saltanat…
İsraf…
Devletteki-kamu kurumlarındaki “vurgunlar” soygunlar, rüşvet ilişkileri, aile vakıflarına denetimsizlik…
Vergi ve borç silinmesi…
Yalan dolan…
Uyuşturucu ticareti, sağlık rezaleti, çökmeler, peşkeşler…
Hile hurda…
Yok, pahasına satılan fabrikalar, yakılan ormanlar, talan edilen kıyılar ve “madenler”
Vahşice öldürülen “sokak hayvanları”
Her ay en az 35 kadının öldürülmesi, küçücük kız çocuklarının kır eşek yaşındaki adamlarla evlendirilmesi umurlarında değil…
***
Birisi çıkıp sormaz mı; bir kişiye verilen bu kadar geniş-sınırsız ve denetimsiz “yetki fazla değil mi” diye…
Niye sürekli hırsızları, soyguncuları…
Mafya babalarını…
İslami terör örgütlerini ve “cemaat” militanlarını affediyorlar, diye sormaz mı?
Niye muhalifler hapiste?
Saray şürekası CHP ve DEM’ li belediyelere neden düşman hukuku uyguluyor?
Saldırıyor, demez mi?
Herkese dokunuluyor AKMHP’lilere ve tarikat cemaatlere neden dokunulamıyor, açık açık işledikleri suçların üzeri neden örtülüyor?
Onlar hızla ve görkemli rakamlarla zenginleşiyorlar da bizler neden “fakiriz” demiyorlar…
***
Yandaş yalaka TV kanallarından, her biri “uyuşturucu” görevi gören dizilerden ayrılıp gerçek haberleri izleseler, neden fakir olduklarını anlayacaklar…
Dedim ya “uyuşturucu” etkisindeler, içlerine işlemiş isteseler de ayrılamazlar…
Evet, asgari ücrete emekli maaşına kızıyorlar…
Ama…
Kime-kimlere neden ve neye kızdıklarını bilmeden…
Diziler?
Çok önemli çok; kim kimi kiminle becermiş, evlenmiş kim kimi kaçırmış, çocuk kimden, evlatlık mı değil mi?
Karşınızda AKMHP’ nin Aile yılı, Yeni Türkiye’si ve Türkiye Yüzyılı…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 21.02.2025 14.01


Bir yanıt yazın