“Çok kıymetli bir ülkede yaşıyoruz…”

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Ünlü kişilerin yer aldığı 3. TÜRSAB Turizm Kongresi’nde, Gazeteci ve Yazar Cem Seymen de bir sunum gerçekleştirdi. “Çevrenin Turizm Ekonomisine Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Seymen, Türkiye’nin sahip olduğu konumu ve olanaklarını ele alarak, “Çok kıymetli bir ülkede yaşıyoruz. Anadolu dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar zengin bir coğrafya” dedi.

Cem Seymen açıklamalarında şunları söyledi:

“Dünyadan gelen turiste anlatacağımız mükemmel bir hikayemiz var. Anadolu’nun kadim geçmişini insanlığa anlat, bunu sat. Böyle bir kültürel çeşitlilik dünyanın hiçbir yerinde yok. Kaz Dağları, Çanakkale savaşında binlerce şehidin kanıyla sulanmış bölge. Kaz Dağları’nın %79’u maden ruhsatlı. Bu madenleri yabancı şirketler çıkarıyor. Çünkü bunları çıkaracak şirket yok. Atatürk’ün ilk yaptığı şey kapitülasyonları ortadan kaldırmak ve imtiyazları yabancı şirketlerin elinden almak oldu. Orada ağaçları savunacağız diyenler, yabancı şirketlerin hoyratça bölgeyi kapitalist bir hırsla talan etmelerine karşılar. Kaz Dağları’nın üstü altından daha değerli.”

Enerjisa, Sabancı Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi ile hayata geçirilen “yeşil destinasyon” modelini örnek veren Cem Seymen,  sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye yangın vakası ile sahte içkiyle ölenlerin haberleri ile niye gündeme gelsin? Sorumlu turizm anlayışı ile sürdürülebilir modeller oluşturulabilinir. Müthiş bir hikayemiz var. Enerji elde edebileceğimiz dereler yok ediliyor. Turizmin devam edebilmesi ve sürdürülebilmesi için doğal kaynakların ve kültürel mirasın korunması gerekir. Kapadokya’daki betonlaşmayı tek başına durduramayız ama siz turizmciler Kapadokya’nın hikayesini çok daha iyi anlatabilirsiniz” şeklinde konuştu. Seymen, sorumlu turizm anlayışı ile sürdürülebilir turizm ve destinasyon modelleri oluşturulmasının önemli olduğunu bir kez daha söylemeliyiz.”

Alman turizmciler mevcut durum için ne söylüyor, kısaca buna da bakalım:

Seyahat araştırmaları ile bilinen Dr. Fried & Partner tarafından yapılan “Satış İklimi Endeksi” araştırmasına göre, genel durumun iyi olduğunu belirten turizmciler, krizler ve ekonomik belirsizliklere rağmen Alman turistlerin istekli olduğunu belirtti.

Alman iş ve turizm dergisi fvw’nin haberine göre, 2025 yılının Şubat ayına ilişkin yapılan ankette Almanya’da fiziki ve online hizmet veren seyahat acentelerinin yüzde 63,7’si mevcut durumunun iyi olduğunu belirtti. Ankete katılanların yüzde 30.0’u “tatmin edici” ve yüzde 6.3’ü “zayıf” yanıtını verdi.

Seyahat acentelerinin özellikle 2024 sonlarında başlayan erken rezervasyon talebinden memnun olduğu belirtiliyor. Alman Seyahat Birliği (DRV), 2024 sonlarında özellikle yaz tatilleri için belirgin bir erken rezervasyon eğilimi kaydetti.

Şubat ayında ankete katılan seyahat acentelerinin yüzde 29.3’ü, gelecek altı ay içinde seyahat talebinin bir önceki yıla göre artmasını bekliyor. Katılımcıların yüzde 57.5’si talebin aynı kalacağını düşünürken, yüzde 13.2’si talebin düşeceğini öngörüyor.

Ekonomik belirsizlikler, jeopolitik gerilimler ve artan seyahat maliyetleri ana riskler olarak sınıflandırılsa da, ulaşım sektörü talebin istikrarlı kalmasını bekliyor.

Seyahat acentelerinin gelecek altı ayda daha yüksek kazanç umutları da Şubat ayında arttı: ankete katılanların yüzde 33.7’si daha fazla iyileşme beklerken yüzde 48.9’u kazanç durumunda bir değişiklik beklemiyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 17.4’ü kazançlarda azalma bekliyor.

İş durumu ve beklentiler dikkate alındığında, Şubat ayı satış iklim endeksi 113.3 oldu, önceki ay bu değer 107.4 idi.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar