3 Haziran 1963’de uçmağa varan Ulusal Şair Nazım Hikmet Ran’ı 61. yıldönümünde…

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

3 Haziran 1963 günü uçmağa varan Ulusal Şair Nazım Hikmet Ran’ı 61.yıldönümünde “Sıradaki” şiiri ile saygı ve sevgi ile anıyorum…..3.6.2024 P.tesi

Sıradaki

Başladı işte

Bitirdi işi…

Başlarken avaz avaz bağırmadı.

Bitirdi ve

-Gelin seyderin, diye dört yanı çağırmadı.

O milyonların milyonda biridir.

O bir sıra neferidir.

Damarlarındaki bilmem hangi soyun kanı değil..

O bir yarış atı değil.

Yüzü herkesin yüzüne benzer.

Su içer ağzıyla ayaklarıyla gezer…

Onun için; başlayan, biten, başlayan iş var,sorgu soruş yok…

Gidiş var.

Duruş yok…

O milyonların milyonda biridir.

O bir sıra neferidir…

O, ne önde ne arkada sırada sıramızdaydı…

Ve yanıdakinin kanlı başı onun omzuna eğilince

ona sıra gelince

sayısını saydı…

Söz istemez

Yaşlı göz istemez.

Çelenk melenk lazım değil..

SUSUN.

SIRA NEFERİ UYUSUN….

Nazım Hikmet Ran

_________________

(Kuvayı Milliye Destanı’dan Nuri Kurtcebe çizgileri ile )



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. mahmut demirkol avatarı
    mahmut demirkol

    nazım hikmet suçu sebebiyle yarglanmiş kodese atılmış sonra kaçırılarak kızıl olduğu için SSCB ye gitmiş..varşova paktı ülkelerede gezerek TC aleyhine mitingler vermiş.ülkemizi karalamış çamur atmış.sonra ”beni stalin yarattı”gibi saçmalamış.şiirleri 4 para etmez..inançsız adama neden iltifat edilir anlamak zor??

    1. Mehmet avatarı
      Mehmet

      Yanlışınız var. Önyargılısınız. Nazım Hikmet Türkiye’den kaçtıktan sonra Türkiye ve Türkler aleyhine tek söz söylememiştir. Videolar var o zaman çekilmiş. Konuşmaları var. Vatan hasretiyle yanan şiirleri var. Biraz araştırmak lazım. 23 Cent şiiri var. Sonunu yüce Türk milleti diye tamamlar. Siz hep başkalarının kafanıza doldurduğu yanlışlarla bakıyorsunuz.
      Üstelik Sovyetlere kaçtıktan sonra orad sürekli KGB’nin takibi altında olmuş, Yönetimi eleştiren bir tiyatro oyunu yazmış. Oyun iki kez oynandıktan sonra yasaklanmış. Ama artık onun için yapacak bir şey yoktu. Nazım Hikmet hapisten kaçmadı, DP zamanı genel afla çıktı. Türkiye’den kaçışı yeniden hapse atılmak veya Sabahattin Ali gibi öldürülmek korkusu nedeniyledir. Biraz araştırmak lazım. Doğrular orada duruyor.

  2. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Kuvayı Milliye Destanını yazmış bir Türk şairi için yazdığı sözlerin doğruluğundan M. Demirkol Bey emin olmalı!
    Zübeyde anamız ve Atatürk hakkında dinci mahfillerin halk arsında dolaştırdıkları çirkin yalanlar malum.
    Bir anekdot (kısa öykü) ile meseleye şimdilik ara verelim.
    Okuyanlar olur da düşüncesini yazan çıkarsa bu konuda düşünce paylaşma sürdürülecektir.

    Nâzım hikmet 3 Asya-Afrika Yazarlar Birliği Kongresi’ne katılmak üzere Kahire’ye gelir.
    12 Şubat 1962 sabahı Faruk Sarayı’ndaki kongre açılışında, SSCB ile arası açık olan Çin’in Delegasyonu, SSCB pasaportu taşıdığı için, Türk Delegesi sayılamayacağı tezi ile Nâzım’ın Kongre’ye katılımına itiraz eder.
    Bunun üzerine kürsüye çıkan Nâzım, Türkiye’ye bağlılığını anlattığı görkemli konuşmasını delegeler ayakta alkışlanır….
    Şairin, yazarın anayurdu dilidir.
    O, Türkçe ülkesindendir.
    Ve delegeler onu kongre divan başkanlığına seçer!

  3. Şengül Demirci avatarı
    Şengül Demirci

    Mahmut Demirkol denilen kişi kendi ismini doğru yazmayı öğrensin,
    Nazım Hikmeti gibi dünyaca tanınmış bir şairi ağzına almadan önce !!!!

  4. Mehmet Boz avatarı
    Mehmet Boz

    [E-Türkiyeyiz Biz] gibi öbeklerin işlevi özgür tartışma sahası oluşturmaktır.
    Yazanlara teşekkür ederim.
    Buralarda yazmanda bazı kurallarının olması gerekir.
    Öte yandan söz konusu kurallarla beraber yazarken biçemde (üslubu) çok önemlidir.
    Bunu niçin yazdım?
    Sn. Demirkol hiç yazmamış olsaydı Sn. Mehmet ve Sn. Şengül’ün yazdıklarını okumayacaktık.
    O edindiği bilgiler kapsamında Nazım’la ilgili yazmış.
    Düşünsel varsıllaşma ve gelişmenin yolu nedir?
    Bu konuda bilim tarihçisi ve ansiklopedist Taşköprülüzade(1494-1561) yaklaşık 500 yıl önce “….akıl ölüdür ki. bilgi ile yaşam bulur; bilgi ölüdür ki, istek(arzu) ile dirilir; arzu cılızdır ki, okumak ile güçlendirilir; okumak örtülüdür ki, tartışma(münazara) ile açığa çıkartılır; tartışma verimsizdir ki, ancak eylem ile üretilir; o kadar ki, en sonunda(nihayetinde) bilgi ile eylem bir arya geldiklerinde beraberce çoğalır….” demiş.
    Düşünürün işaret ettiği düzeye gelebilmek için tartışmalarımızda biçem ve kuralları önemsemeliyiz.
    Okuyanların bilgisine….7.5.2025Ç.ba

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar