OY VERMEK, EKMELEDDİN’İ DE YANDAŞ MUHALEFETİ DE DESTEKLEMEK ANLAMINA GELMEZ…

Ekmeleddin İhsanoğlu - Gorbaçov

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Önce şunu belirteyim:

Bugüne değin yazdığım yazılar arasında en sert eleştirileri son yazımda aldım.

Bir bakıma sevindirici bu… Çünkü suya çizik çizmemişiz… Cumhurbaşkanlığına aday gösterilen kişilerin SİYASAL İSLAMCI ve bölücü niteliğini iyi anlatmışız ki, bu kadar tepki aldık.

Çünkü bu satırları yazan birisinden böyle bir davranış beklemiyorlardı…

Elbette bizi destekleyenler, aldığımız kararı alkışlayanlar da çoğunluktaydı.

Ama sözün tam burasında yine bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim.

Türkiye’de en kolay, en rahat iş “Adam harcamak”tır. Dedikodu yapmaktır.

Bir tek yazı ile hemen “Karşı devrimci” olduk, “Yandaş yazar” olduk, savunduğumuz ilkelere ters düşen bir adam konumuna girdik.

Yine sözün tam burasında hemen belirtelim: Biz her zaman ve her dönemde “Tam Bağımsız ve gerçekten demokratik bir Türkiye’nin” yanında olduk. Atatürk ilkelerini ve 1923 Cumhuriyet devrimini savunduk…

Yazılar yayınladığımız gazetelerin Atatürk çizgisini terk etmesi durumunda bile hedefimizden ve görüşlerimizden asla vaz geçmedik. Atılmayı bile göze alarak doğruları yazmaya, devam ettik…

Yazılarımın bir tekinde yalakalık, dalkavukluk, karşı devrimcilik, Atatürk çizgisinden ayrılan tek cümle, tek sözcük bulunursa kalemimi kırıp, yazı hayatından çekilmeye hazırım…

Asla ve asla mevki, makam peşinde koşmadık. Bu yüzden görüşlerimizi saklamadan, gizlemeden, çekinmeden, ürkmeden sergiledik… Kimseye yaranma gibi bir kaygımız olmadı… Daha ilk seçildiği aylardan itibaren Kılıçdaroğlu’nun iyi, kötü, yanlış uygulamalarını onlarca makalede yazdık, çizdik… Ona “Sana duyulan büyük güveni yıkma” dedik…

Özellikle 75 milyonluk bir Türkiye’de binlerce Atatürkçü dururken, bir Siyasal İslamcıyı Atatürk’ün makamına aday göstermesini şiddetle eleştirdik.

Şimdi o dönem geride kaldı.

Öfkeyle, boş ya da hamasi sözlerle, küsmekle, bağırmakla, çağırmakla devrimcilik olmaz…

DEVRİMCİ, YENİ ORTAMA, YENİ KOŞULLARA, YENİ DURUMLARA GÖRE DOĞRU KARARLAR ALAN, UYGULAMALAR GELİŞTİREN İNSANDIR…

Bana göre bugünkü ortamda alınması gereken karar seçimlere katılmak, oy vermektir.

Oy vermek ne Ekmeleddin’i ne de “Yandaş muhalefeti” desteklemek anlamına gelir.

Atatürk çizgisinden ve devrimlerinden uzaklaşan ve Yüce Türk milletini iki Amerikancı İslamcıya ve bir PKK’lıya mahkûm edip, seçeneksiz bırakan Ana ve yavru muhalefeti eleştirmeye elbette devam edeceğiz…

10 Ağustosta verilecek oylar Ekmeleddin Bey’i tercih ettiğimiz anlamına da gelmez. Hele hele MÜCADELEYİ BIRAKMA anlamına hiç gelmez…

10 Ağustosta verilecek oylar, Cumhurbaşkanlığının, Başbakanlığın, meclis başkanlığının, BOP Eş başkanlığının, parti başkanlığının tek kişide toplanmasının engellenmesi; BAŞKANLIK sisteminin, giderek PADİŞAHLIK sisteminin önlenmesi anlamına gelir…

Sandığa gitmemek, gidip de boş ya da geçersiz oy kullanmak çözüm değildir. Doğrudan BOP Eş Başkanına destektir…

Bu uygulamayı, bu yolu tercih edenlerin yüzde 2’ler civarında olması bile Recep Tayyip’in hiç oy artışı sağlamadan yüzde 50 barajını aşması demektir.

Çünkü boş oy ya da geçersiz oy verilmesi,  bir tek kişiye, Recep Tayyip Erdoğan’ yaramaktadır, onu güçlendirmektedir…

Anket şirketlerinin yaptığı son araştırmalarda CHP tabanın yüzde 14’ünün, MHP’lilerin ise yüzde 15.5’nin ortak adayı oy vermeme niyetinde olduğu saptanmıştır.

Bu, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçilmesi, Türkiye’de sultanlık, saltanat, hilafet döneminin hayata geçirilmesi demektir.

Her seçimde olduğu gibi, “Kendim ettim kendim buldum” türküsünü bir kez daha söylememek için akıllı, mantıklı kararlar verelim, doğru seçim yapalım…

Şunu burada bir kez daha vurgulayalım:

EKMELEDDİN İHSANOĞLU DA SEÇİLSE, RECEP TAYYİP ERDOĞAN DA SEÇİLSE, “DEMOKRASİ VE TAM BAĞIMSIZLIK MÜCADELEMİZ ASLA DURMAYACAK, ABD VE YERLİ ORTAKLARI ÜLKEMİZDEN DEFOLUP GİDENE DEK YENİ GEZİ DİRENİŞLERİYLE ARTARAK DEVAM EDECEKTİR…

BU MÜCADELENİN SONUCUNDA ATATÜRK CUMHURİYETİNİ YENİDEN KURACAĞIZ…



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar