ERMENİ SORUNU (3) – TÜRKÇE VE İNGİLİZCE

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

TÜRKÇE VE İNGİLİZCE OLARAK ERMENİ SORUNU (3)

Ermeni sorunu üzerine; yaşanan anılar, resmi belgeler ve bilgiler üzerine hazırlanan yazı dizisinin 3. bölümüdür.

KARLAR ÜZERİNDE, BİR SERÇE KUŞU (3)

Ben babamı, küçük bir çocuk ve öğrenci olarak düşünemiyordum ama o da elbette ki, bir zamanlar küçük bir çocuk ve öğrenci idi ve arkadaşları ile birlikte oyunlar oynamış ve okula gitmişti. Yalnız onun okul maceraları bizimkilerden biraz farklı idi :

“İlkokul çağında idik. Okul dönüşü bir kaç arkadaşımızla güle oyna evlerimize gidiyorduk. Yerler kar ve buz içinde idi. Kah kayarak, kah düşerek, itişip kakışarak ve gülüşerek yolumuza devam ediyorduk. Birden bir patlama sesi duyduk. Ne olduğunu anlamadık, durakladık. Patlama sesi ile birlikte yanımızdaki arkadaşlarımızdan birisi yere düştü.

Yüzükoyun yatıyordu. Adeta donmuş gibi kalmış bakıyorduk. Kafasının kenarından akan kırmızı bir çizgi, etrafındaki karlar üzerinde sızarak çevresini kırmızıya boyamaya başladı. Ayak sesleri ve gülüşme sesleri duyduk. Dam altlarına kaçıştık. İki ermeni ve bir rus askeri geldi. Ermeni askerlerinden birisi, postalı ile yerde yatan arkadaşımızı itekleyerek sırt üstü çevirdi. Arkadaşımın yüzünde ilk gördüğüm, gülümsemesi oldu. Son gülümsemesi yüzüne yapışmış kalmıştı. Karlar üzerinde adeta küçücük bir serçe gibi idi. Alnının kenarından incecik bir kan sızıyordu. Gözleri açıktı. Üzerine doğru eğildiler.

Askerlerden birisi tüfeğinin ucu ile alnını gösterdi. Alnının yan tarafında kurşun deliği vardı. Diğer asker tüfeğinin ucu ile alnının tam ortasına vurdu. O an arkadaşımın canının yanıp yanmadığını düşündüm. Alnının ortası ile kurşun deliği arasını ölçer gibi hareketler yaptılar. Sonra ayağı ile arkadaşımızı çeviren ilk asker, cebinden para çıkararak diğerine verdi. Okuldan dönen bir çocuğu kafasının tam ortasında vurup vuramayacakları yolunda bahse girmişlerdi. Alnının tam ortasından vuramadığı için bahsi kaybeden kişi, öbürüne bir kaç kuruş vermişti. Yüksek sesle gülüşerek gittiler.

Bir süre durduk, bakıştık. Sanki gizli bir işaret almış gibi her birimiz bir tarafa koşarak evlerimize gittik. Evde, ne olduğunu anlatamadım. Hiç konuşamadım ve ağlayamadım. Babam, annem dışarı çıktılar. Sokaktan konuşma sesleri geliyordu. Biraz sonra ağlama ve dua sesleri duyduk. Üç kuruşluk bir bahis için ermeni askerlerinin vurduğu arkadaşımıza Fatiha (ruhu için Allah’a dua) okunuyordu.”

…………………………….

A CHIPPING SPARROW ON SNOW (3)

I cannot imagine my father as a child and a student. However, of course, he once was a child; he also went to school as a student and played with his friends. But, his school adventures were a bit different from ours:

“We were students at elementary school. We were happily going back to our houses after school with a few friends. The ground was covered with snow and ice. We were sliding and laughing as we walked. Then, suddenly we heard gunfire. We couldn’t understand what happened. One of our friends fell down.

He was lying with his face downwards. We were just looking at him trying to understand what happened. Then, we saw a thin red line slipping from his head. The line reached to the ground by turning white snow into red. We heard footsteps and laughs. We were frightened, so we tried to run under roof ceilings. Two Armenian soldiers and a Russian soldier came. One of the Armenian soldiers pushed our friend with his boots and turned him on his back. The first thing I saw on my friends face was his smile. Unfortunately, he died with a smile on his face. He was like a chipping sparrow on snow. A thin blood line was still slipping near his forehead. His eyes were open. Then, the soldiers looked over him.

One of the soldiers showed his forehead with the riffle that he was holding in his hand. Then, I realized that my friend had a bullet hole on his forehead. The other soldier hit him with his riffle on his forehead. I wondered whether my friend was still feeling pain. They measured the center of his forehead and the bullet hole. Then the soldier who turned our friend over with his boots gave money to the other soldier. This was a bet between these soldiers whether they could shoot a school child right in the center of his forehead. As the shooting soldier missed the center of my friend’s forehead, he lost the bet and gave money to the other soldier. They laughed loudly and walked away.

We couldn’t move, but looked each other for a while. Consequently, we split and rushed to our homes as if we had a secret signal whatsoever. I couldn’t tell what happened to my mother and father. I could neither talk nor cry. My parents went out after a while. I heard noises from outside. Later I heard that people were crying and praying. It was the prayers for our friend who was shot and killed by the soldiers for a cheap bet



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar