Duke Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, yaşam beklentisini tahmin etmeyi amaçlayan çığır açıcı bir kan testi geliştirdiler

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Duke Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, yaşam beklentisini tahmin etmeyi amaçlayan çığır açıcı bir kan testi geliştirdiler.

“Hayatta kalma göstergesi”: Yeni kan testi yaşam süresini tahmin etmeyi amaçlıyor.

Yeni geliştirilen bir kan testi, araştırmacıların bir kişinin en az iki yıl daha yaşama beklentisine sahip olup olmadığını belirlemelerine olanak tanıyor. Bu, yaşlanma araştırmalarını temelden değiştirebilir.

Birkaç damla kan, önümüzdeki birkaç yılı kimin atlatacağını yakında ortaya çıkarabilir. Duke Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, Minnesota Üniversitesi ile işbirliği içinde çığır açan bir test geliştirdiler. Bu test, 71 yaş üstü kişilerin en az iki yıl daha yaşayıp yaşamayacağını şaşırtıcı bir doğrulukla tahmin etmek üzere tasarlandı ve bu, geriatri tıbbında devrim yaratabilir.

Daha öncesinde bile birçok hastalık kan testleriyle tespit edilebiliyordu. Bunun sırrı, kanda dolaşan piRNA adı verilen minik RNA moleküllerinde yatıyor. Bu moleküler haberciler, gelişimi, doku onarımını ve bağışıklık sistemini düzenliyor. Şaşırtıcı keşif: Belirli piRNA seviyelerinin düşük olması daha uzun bir yaşam anlamına geliyor.

Devrim niteliğinde kan testi: Minik moleküller uzun ömrün sırrını ortaya koyuyor

Araştırmacılar, en son yapay zekâ teknolojisini kullanarak 71 yaş ve üzeri yetişkinlerden alınan 1200’den fazla kan örneğini analiz etti. 187 klinik faktörü ve 828 farklı küçük RNA türünü incelediler. Sonuç, uzmanları bile şaşırttı.

“Sadece birkaç piRNA’nın birleşimi, yaşlı yetişkinlerde iki yıllık hayatta kalma oranının en güçlü göstergesiydi; yaş, yaşam tarzı veya incelediğimiz diğer tüm sağlık parametrelerinden daha güçlüydü,” diye açıklıyor çalışmanın baş yazarı ve Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi profesörü Virginia Byers Kraus. Gelişmiş modellemeye göre, testin doğruluk oranı %86’ya kadar çıkıyor. Demans gibi yaşa bağlı hastalıklar da kan testiyle tespit edilebiliyor.

Yaşlanma araştırmalarında büyük atılım: “Vücuttaki mikro yöneticiler”

piRNA’lar vücutta görünmez orkestra şefleri gibi işlev görür. Kraus, “Bu küçük RNA’lar vücutta mikro yöneticiler gibidir ve sağlık ve yaşlanmayı etkileyen birçok süreci kontrol etmeye yardımcı olurlar” diye açıklıyor. Ancak şimdi, bunların ne kadar önemli olduğunu anlamaya yönelik araştırmalar başlıyor.

Araştırma grubu şimdi terapilerin, yaşam tarzı değişikliklerinin veya GLP-1 ilaçları gibi yeni ilaçların piRNA seviyelerini etkileyip etkilemediğini araştırmak istiyor. Gelecekte, bu test sağlık risklerini daha erken belirlemeye ve sağlıklı yaşlanma için kişiselleştirilmiş tedavi planları geliştirmeye yardımcı olabilir. Kan kullanılarak yapılan araştırmalara gelince, şu anda birçok çalışma devam ediyor. Hatta kanser tedavisinin etkili olup olmadığını göstermek için bir kan testi bile planlanıyor. 

(Kaynak: Duke Üniversitesi)

Selen Atasoy

Yıllar önce (2009’da) bazı uluslararası üne sahip hastanelerin kanser bölümlerinde, hastanın gerekli hazırlıkları yapabilmesi için böyle bir testin yapıldığını duymuştum.!



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar