Son 50 Yıllık T.C. İktidarlarının Irak ve Suriye Türkmenlerine İhaneti ve Türkmeneli Coğrafyasının Yerine “Kürdistan”ın Kurulmasına BOP’cu Desteği

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Ortadoğu’nun modern sınırları, Birinci Dünya Savaşı sonrasında imparatorlukların çöküşü ve büyük güçlerin stratejik müdahaleleri ile şekillenmiştir. Bu süreçte, hem Irak hem de Suriye’de yaşayan “Türkmen grupları” tarihsel hak ve temsil alanlarından uzaklaştırılmış, sahte politikalar ve demografik manipülasyonlarla marjinalleştirilmiştir. Son 50 yıldır ki Türkiye Cumhuriyeti iktidarının bu bölgelerde uyguladığı politikalar, sahadaki “Türkmen grupları”nın ekonomik, sosyal ve siyasi kapasitesini zayıflatmış ve uzun vadede bölgesel boşluklar yaratmıştır. Bu boşluklar, ABD, İsrail ve İngiltere’nin Ortadoğu stratejileri ile örtüşmüş; sahada “Kürdistan”ın kurulmasına uygun zemin oluşturmuştur.

Irak ve Suriye’deki “Türkmen grupları”, tarihsel olarak Musul, Kerkük ve Suriye kuzeyinde yoğunlaşmış, kendi bölgelerinde sosyal ve kültürel bir altyapıya sahip olmuşlardır. Ancak Türkiye’nin sınır ötesi politikaları, bu grupların kurumsal kapasitesini ve saha etkinliğini sınırlamış, sahte temsil mekanizmalarıyla “Türkmen grupları”nın haklarını fiilen ihmal etmiştir. Türkiye’nin politikaları, hem güvenlik hem de stratejik çıkar temelli yürütülmüş olsa da sonuçları, “Türkmen grupları” için marjinalleşme ve demografik baskı olmuştur. Bu süreç, Türkiye’nin Suriye ve Irak politikaları ile ABD, İsrail ve İngiltere’nin müdahalelerinin örtüşmesiyle derinleşmiştir.

Sahte “Türkmen politikası”, yalnızca siyasi temsil alanlarını kısıtlamakla kalmamış, aynı zamanda sahadaki demografik dengeleri değiştirmiştir. Kerkük ve Musul gibi kritik bölgelerdeki nüfus hareketleri ve etnik manipülasyonlar, “Kürt grupları ve yapıları”nın güçlenmesini kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda Türkiye’nin politikaları, niyeti ne olursa olsun, sahadaki “Kürt grupları ve yapıları”nın ekonomik, siyasi ve kurumsal altyapısını güçlendirmiştir. ABD, İsrail ve İngiltere’nin bölgesel stratejileri ile örtüşen bu süreç, Türkmeneli coğrafyasının parçalanmasına ve “Kürdistan”ın sahada öne çıkmasına dolaylı katkı sağlamıştır.

Bölgesel Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde Türkiye, hem iç politika hem de sınır ötesi müdahaleler ile stratejik hedeflerini hayata geçirmeye çalışmıştır. BOP’un eş başkanlığı çerçevesinde yürütülen politikalar, Türkiye’nin kendi ulusal güvenlik çıkarlarını koruma amacı taşırken, sahadaki “Türkmen grupları” üzerinde olumsuz etki yaratmıştır. Bu politika, sahte temsil ve kimlik mekanizmalarıyla birlikte uygulanmış, Türkmeneli coğrafyasının bütünlüğünü tehdit etmiş ve “Kürdistan”ın sahada kurumsal altyapı kazanmasına imkân tanımıştır.

Sahadaki “Türkmen grupları”nın ekonomik, sosyal ve siyasi marjinalleşmesi, Türkiye’nin politika ve stratejileri ile doğrudan bağlantılıdır. Türkiye’nin enerji ve ticaret politikaları, sınır ötesi işbirlikleri ve güvenlik hamleleri, sahadaki boşlukların oluşmasına yol açmış; bu boşluklar, ABD ve İngiltere’nin Irak ve Suriye politikaları ile örtüşerek “Kürdistan”ın sahadaki kurumsal varlığının güçlenmesine zemin hazırlamıştır. Türkiye’nin müdahaleleri, hem sınır ötesi güvenlik hem de stratejik çıkarlar bağlamında tasarlanmış olsa da sonuçları, Türkmeneli coğrafyasının parçalanması ve “Kürt grupları ve yapıları”nın güçlenmesi yönünde olmuştur.

Suriye iç savaşının başladığı 2011 sonrası süreç, Türkiye’nin sınır ötesi politikalarının etkilerini daha görünür hâle getirmiştir. PYD/YPG’nin sahada güçlenmesi, ABD’nin bu grupları stratejik ortak olarak konumlandırması ve sahada oluşan otorite boşluğu, Türkiye’nin müdahalelerini zorlaştırmıştır. Ancak bu ortam, sahadaki “Kürt grupları ve yapıları”nın özerklik altyapısını güçlendiren koşullar yaratmış, Türkiye’nin niyetinin ötesinde, sahada kurumsal yapılanmaları hızlandırmıştır. Bu durum, Türkmeneli coğrafyasının parçalanmasına ve “Kürdistan”ın kurulmasına BOP’cu destek sağlayan ortamın oluşmasına doğrudan katkıda bulunmuştur.

Irak ve Suriye’deki “Türkmen grupları”, Türkiye’nin hem sınır ötesi politikalarından hem de sahte temsil ve kimlik uygulamalarından zarar görmüş, siyasi ve ekonomik kapasiteleri azaltılmıştır. Bu zayıflama, “Kürt grupları ve yapıları”nın sahada özerklik ve kurumsal yapı oluşturmasına imkân tanımış, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenmesini kolaylaştırmıştır. Türkiye’nin niyeti ne olursa olsun, sahadaki sonuçlar, BOP eş başkanlığı ve uluslararası aktörlerin stratejileriyle örtüşmüş ve “Kürdistan”ın sahada varlık kazanmasına dolaylı katkı sağlamıştır.

Türkmeneli coğrafyasının parçalanması, Türkiye’nin iç ve dış politikalarının kesişiminde ortaya çıkan uzun vadeli bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Bu süreç, sadece dış müdahalelerle açıklanamayacak kadar karmaşık olup, Türkiye’nin sahte Türkmen politikaları ve sınır ötesi stratejileri ile doğrudan ilişkilidir. Sahadaki boşlukların “Kürt grupları ve yapıları” tarafından doldurulması, Türkmeneli coğrafyasının bütünlüğünü tehdit etmiş ve “Kürdistan”ın sahada kurumsallaşmasını desteklemiştir.

Sonuç olarak, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki sahte Türkmen politikaları, Türkmeneli coğrafyasının marjinalleşmesine ve parçalanmasına yol açmış; ABD, İsrail ve İngiltere’nin stratejik müdahaleleri ile örtüşerek “Kürdistan”ın sahada kurulmasını kolaylaştırmıştır. Bu süreç, Türkiye’nin hem iç politika hem de sınır ötesi politikalarının uluslararası aktörlerle etkileşimi sonucu ortaya çıkan karmaşık ve çok katmanlı bir dönüşümün ürünüdür. Türkiye’nin politikaları, BOP çerçevesinde şekillenen uluslararası müdahalelerle birleşerek, sahada hem demografik hem de siyasi olarak yeni bir güç dengesi yaratmıştır.

Kaynakça
1. Gunter, M. (2011). The Kurds Ascending: The Evolving Solution to the Kurdish Problem in Iraq and Turkey. Palgrave Macmillan.
2. Natali, D. (2010). The Kurdish Quasi-State: Development and Dependency in Post-Gulf War Iraq. Syracuse University Press.
3. Romano, D. (2006). The Kurdish Nationalist Movement. Cambridge University Press.
4. Barkey, H. J., & Fuller, G. (1998). Turkey’s Kurdish Question. Rowman & Littlefield.
5. Rubin, M. (2017). “Kurdish Independence and Regional Geopolitics.” Middle East Review.
6. Phillips, D. (2005). Losing Iraq: Inside the Postwar Reconstruction Fiasco. Basic Books.
7. Park, B. (2014). “Turkey, the Kurds, and the Politics of Uncertainty in the Middle East.” International Affairs.
8. Yıldız, K. (2005). The Kurds in Iraq: The Past, Present and Future. Pluto Press.
9. Natali, D. (2018). The Kurdish Quasi-State and Regional Dynamics. Routledge.
10. McDowall, D. (2004). A Modern History of the Kurds. I.B. Tauris.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar