“Kendi Celladına Oy Veren Millet”

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Bir millet düşünün…
Anayasasını yere düşürmüş, ilk dört maddesini ayakları altına almış, onurunu cüzdanına, vicdanını ise oy pusulasına sıkıştırmış.

Bu millet öyle bir noktaya gelmiş ki; hırsıza “ticaret dehası”, rüşvetçiye “çarkı döndüren adam”, yolsuza “vizyoner”, diplomasız adaya “halk adamı”, sahtekâra “uyanık”, kalpazana “finansçı” demeye başlamış. Yani doğru ile yanlışı birbirine karıştırmış, pusulasını kaybetmiş.

Anayasa mı?
O artık bir kâğıt parçası.
Özgürlük, laiklik, hukuk devleti?
Güldürmeyin Allah aşkına, kim takar ilk dört maddeyi? Sanki “devletin temel taşları” değil de, kampanyada vaat edilen üç beş kelime gibi muamele görüyor.

Oysa anayasa bir milletin namusudur. İlk dört maddesi ise o namusun koruyucu zırhıdır. Bunlara düşman olan birine, “gel bizi yönet” diyen bir millet, kendi tabutunu oy sandığına koymuş demektir.

Ama işte öyle bir halk ki, her seçim döneminde afişlerde göz kırpan yolsuzluğa, ekranlarda sırıtkan suratlarla arz-ı endam eden sahtekârlara methiyeler düzüyor. “Çaldı ama çalıştı”nın kutsal sloganına sarılmış, diplomasız liderine üniversite kurduran bir inançla ilerliyor.

Peki ya sonra?
Ekonomisi çöker, adaleti çöker, ahlakı çöker, eğitimi çöker, gençliği gider.
Sonra da “Neden bu haldeyiz?” diye kendi kendine sorar. Ama aynaya bakmaz. Çünkü aynadaki suç ortağıdır.

Millet kendi geleceğine küfrederken, başkalarını suçlayarak rahatlamaya çalışır. Oysa ki o oy pusulası, bir gün onu yok edecek kılıca dönüşür.

Unutma ey millet:
Eğer sen anayasanı çiğneyene, değerlerini satanlara, hırsızlığı kutsayana, sahtekârlığı meziyet sayana oy verirsen…
Sen yok olmaya mahkûmsun.
Çünkü tarihte hiçbir millet, kendi celladına aşkla sarılıp hayatta kalamamıştır.

Ve unutma, o kalpazan sadece parayı basmaz, aynı zamanda senin aklını da basar.
O sahtekâr sadece belgeleri değil, senin geleceğini de taklit eder.
Ve o rüşvetçi sadece ihale yemez, senin çocuklarının yarınını da yer.

Sandık kutsaldır, ama içi çürürse o da tabut olur.
İşte o gün, “bu nasıl oldu?” diye sorma.
Çünkü o kalemi sen tuttun.
Ve kendi son fermanını bizzat sen imzaladın.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. mahmut demirkol avatarı
    mahmut demirkol

    sefa yazın müphep.belirsiz.hatalar dolu …bazı iddialar çürük.sol penceredenmi baktın olaylara.Yoksa sola yağcılıkmı yapıyorsun..milletin iradesine saygı lütfen..chp yı görmüyor gözlerin.talan tahrik.kabalık ihanet ve düşmanla işbirliği içinde bocalıyor.doğru yolda ol ,muhalefete güvenme

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar