GELECEĞİMİZ

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

BİTTİ Mİ?

Siyasetle, memleket meseleleriyle ilgilenmeyenler soruyor;”Çok partili parlamenter sistem” bitti mi?

Sanırım Partili Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nden de bihaber yaşıyorlar…

Çünkü bu sistem “yetmez ama evet” çilerin sayesinde kabul edildikten beş on dakika sonra parlamenter sistem sona ermişti…

*** 

Defalarca yazdık, referandum öncesi bugünleri ortaya koyduk…

Yalvardık…

***

Kalıntıları vardı…

Onlarda Anamuhalefet partisine “Mutlak Butlan” kararı verilerek yok edildi ve partiye kayyım genel başkan atandı..

*** 

Meclisin içi boşaltıldı…

Şimdi ise Sarayın mahkeme kararları seçme ve seçilme hakkını, partilerin yönetimlerini, nasıl yönetileceklerini belirler hale geldi…

*** 

İzleyin kim yetkili, niye yetkili, nereye kadar yetkilidir anlayabilirseniz helal olsun…

Görünen o ki YSK’da devre dışı bırakılmış…

*** 

Hiçbir resmi belgenin artık bir hükmü yok…

Zamanaşımı olmaksızın istedikleri zaman iptal edebilirler…

Ki Ekrem İmamoğlu’nun 30 yıllık diplomasını şak diye iptal ettiler…

*** 

Peki, neye kime/kimlere güveniyorlar?

***

Öncelikli işbirlikçi tekelci burjuvazi kesime…

Tarikat ve cemaatlere…

Amerika’ya…

Hızla daralan-azalan ama kemikleşmiş halk desteğine…

*** 

Partili Cumhurbaşkanı Hükümet sistemini tamamen kendilerine hizmet edecek, koruyacak şekilde dizayn ettiler…

Öncelikle Ordu’yu tamamen devredışı bıraktılar…

*** 

Kurulan bu sistem;seçimler olsun ama sonuçları kurulan bu düzene aykırı olmasın…

Partiler olsun ama dişe dokunur bir muhalefet yapmasın ve yönetimleri mahkeme kararları ile değiştirilebilsin…

***

Akıllarına bir gün devleti ve ülkeyi yönetmeyi getirmesinler..

Parlamento olsun ama görevi denetleme ve sorgulama olmasın, sadece önüne konulan yasaları bir noter gibi onaylasın…

*** 

Yerel yönetimleri halk seçsin ama istendiğinde buralara kayyım atanabilsin..

Ülkede bir demokrasi görünümü olsun ama demokrasinin kırıntısı bile olmasın;

İstiyorlardı, başardılar…

*** 

Bugün partili Cumhurbaşkanı sınırsız yetkilerle donatıldı…

Üstelik hiç kimseye hiçbir kuruma hesap vermeksizin…

*** 

19 Mart’a kadar dişe dokunur bir muhalefet olmayınca istedikleri gibi at oynatmaya başladılar…

Fakat!..

19 Mart süreciyle birlikte sistemin tüm civataları yalama oldu…

*** 

Civataları sıkmayı düşünmek yerine CHP’ne yerel bir mahkeme kararı ile kayyım genel başkan atadılar…

O da CHP’nin neredeyse tüm ağır civatalarını söküp atmaya başladı…

***

CHP’liler dahil tüm siyasi partiler bu sistemin içinde bir güvencelerinin hatta iktidara gelme imkanlarının olmadığını gördüler ve çaresizce sorgulamaya başladılar…

*** 

Yani akılları başlarına geldi ve son mutlak butlan kararıyla 

“uyanmaya” başladılar…

Artık biliyorlar ki; bunları önleyemezlerse 

ülke tümüyle karanlığa gömülecek…

***

Çözümün ise; 

Özgür Özel’in önerdiği gibi “Birleşik ve genel bir muhalefeti” harekete geçirmekte olduğunu da gördüler…

***

Şimdi her şey o yönde ilerlemeye başladı…

*** 

Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin, yanlarına Kemal Kılıçdaroğlu’nu da alarak son günlerde devleti onun çeşitli tezahürlerini öne çıkaran açıklamalar yapmalarının ardında yatan endişe ve korkunun temelinde yatan da işte bu gerçek…

*** 

Özgür Özel’in başını çektiği ama kendiliğinden çoğalan 

“Halk hareketinin” büyüyüp, gelişmesinden büyük bir korku duyuyorlar… Kurdukları rejim çatırdıyor ve sallanıyor…

***

İlginç bir şekilde “Yeni Osmanlıcılıkta” buluşan bu üçlü muhalefeti kendi kurdukları düzenin sınırları içinde kalmaya çağırıyorlar…

***

Bunu bazen çağrılarla, bazen açık tehditlerle, bazen de farklı mekanizmaları devreye sokarak yapıyorlar…

*** 

Karanlık bir dönemin katillerinin yeniden hatırlatılması, onların çevrelerinin 

kayyımcı CHP Genel Merkezi’nde 

resim vermelerinin anlamı oldukça derindir…

***

“Devlet aklı” dedikleri baskı ve zorbalığın ulaşabileceği boyutların küçük bir örneğidir..

*** 

Sözün kısası; bu gerici ve emperyalist eylemleri ancak halk direnirse,direnci güçlendirip büyütürse boşa çıkartabilir..

Ve bu Türk tipi diktatörlüğe son verebilir…

*** 

Bence de mutlaka son vermeliyiz; 

güzel günleri görmek ve çocuklarımıza onurlu bir miras bırakmak için…

Haydi Türkiyem…

Anla artık;

Mesele, salt CHP meselesi değildir…

Erdoğan ÖZGENÇ

İstanbul 12.06.2026 12.30



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar