Suriye’de Alevi ve Hristiyan Soykırımına Karşı İnsanlık Görevinizi Yerine Getirin
Değerli İnsanlık Savunucuları,
Bugün Suriye’de, özellikle Alevilere ve Hristiyan azınlıklara yönelik bir soykırım gerçekleştirilmektedir. Bu insanlık suçunu işleyenler, radikal İslamcı terör örgütleri olan Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), HTŞ lideri Ahmet El Şara ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurları ve bunları destekleyen siyasi aktörlerdir. Türkiye’de AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan gibi yetkililerin bu sürece destek verdiğine dair ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu nedenle, gerek Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) gerekse Avrupa Birliği Kamu Savcılığı gibi mercilerin harekete geçmesi ve soruşturma açması için suç duyurusunda bulunulması elzemdir.
Artık yalnızca açıklamalar yapmak ya da çevrim içi toplantılar düzenlemek yeterli değildir. Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu meselede, sorumluların yargı önüne çıkarılması için milli ve uluslararası hukukun tüm yolları zorlanmalıdır. Soykırımı gerçekleştiren ve destekleyen aktörler hakkında barolar ve hukukçular aracılığıyla suç duyurularında bulunulmalı, çeşitli ülkelerin başsavcılıklarına kapsamlı ve akademik temellere dayalı şikâyet dilekçeleri sunulmalıdır.
Bu süreçte yalnızca Alevi derneklerinin değil, tüm insan hakları örgütlerinin, laik ve demokratik değerlere bağlı bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasi organizasyonların da harekete geçmesi gerekmektedir. Soykırım, yalnızca belirli bir grubun değil, tüm insanlığın sorunudur. Eğer gerçekten laik ve insan haklarına duyarlı olduğunuzu söylüyorsanız, şimdi eyleme geçme zamanıdır.
Büyük çaplı protestolar düzenlenmeli, hukuki süreçler titizlikle takip edilmeli ve uluslararası kamuoyunun dikkatini bu vahşete çekmek için etkili iletişim stratejileri benimsenmelidir. Türkiye’nin kuruluş felsefesine uygun şekilde laiklik, hukukun üstünlüğü ve insan hakları temelinde örgütlü bir mücadele yürütülmelidir.
Bu sadece bir uyarı değil, insanlık adına acil bir çağrıdır. Zaman daralmakta ve bu ateş Türkiye’yi de tehdit etmektedir.
Tarih önünde sorumluluk almak için vakit tamamdır.
Saygılarımla,
Sefa Yürükel
Sosyal Antropolog ve Etnograf
Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı
Norveç




Bir yanıt yazın