KENAN EVREN

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

KENAN EVREN

İçinde bulunduğumuz yıl itibariyle 98 yaşında olan Kenan Evren hakkında bir takım objektif bilgiler vererek, en azından insanlık borcumuzu ödemek istiyoruz. Bu yazı hakkında belki kendisinin veya yakınlarının da bilgisi olacaktır. Aynı zamanda bu değerlendirmeler günümüz siyaset ve yargı dünyası hakkında da düşünmeye yol açarak yararlı olacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 17. Genelkurmay Başkanı ve Türkiye’nin 7.Cumhurbaşkanı olan Ahmet Kenan Evren hakkında Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesi müebbet hapis cezası vererek orgenerallik rütbesinden er rütbesine düşürmüştür.
Kenan Evren 1974 yılında Orgeneral, 1978 yılında Genelkurmay Başkanı, olmuştur. Bu görevleri mahkeme kararıyla almamıştır.
Evren; darbe ile Cumhurbaşkanı olmamış, Anayasa’nın halkoyuna sunulup % 92 oy ile kabul edildiği 1982 tarihinde, halkoylaması ile Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Kendisine izafe edilen suç; dönemin Başbakan’ı Süleyman Demirel’e muhtıra vermek ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmektir.
İsnat edilen suçun işlendiği varsayılan 1980 ile yargılandığı tarih 2014 yılları arasında tam 34 senelik zamanaşımı nazara alınmamıştır. Ayrıca Anayasa’da yer alan dokunulmazlık ve sorumluluk ilkeleri eskiye yönelik olmak üzere değiştirilmiştir.
Darbe öncesi döneme ait hatırlanan şey; “insanların pencere önünde oturmamaları, dışarıdan gelecek serseri bir kurşunla hayatlarını kaybedecekleri” yönünde birbirlerini uyarmalarını gerektirecek kadar tehlike dolu bir toplum yaşantısının söz konusu olması idi.
Darbe ve yönetime el koyma döneminde; suçlu veya suçsuz insanların insanlık dışı uygulamalara uğramaları, eziyet ve işkence çekmeleri, bu fiilleri işleyenler yönünden gerçek ve vahim bir suçtur. Ama yukarıda yazıldığı üzere, yargılama ve suçlama bu konuların dışında idi ve bu suçları işleyenleri kapsamamıştır.
O dönemde bu suçlara göz yuman, ses çıkarmayan ve hatta alkışlayanlar; bu dönemde de benzeri uıygulamalara ses çıkarmamakta ve alkışlamaktadırlar.
O dönemde yapılan bu haksızlıkları eleştirenler bizler, bu dönemde de yapılan yanlışları eleştirmekteyiz.
İki kesim arasındaki bu büyük fark, hiçbir şey değişmeksizin devam etmektedir.
Bu gün yapılan haksızlıkları görmeyen ve alkışlayanlar, yarın devran değiştiğinde bindikleri gemiyi ilk terk edenler ve yandaşlarını ilk suçlayanlar olacaklardır.
Biz gene bulunduğumuz yerde olacağız.

Av.A.Erdem Akyüz
[email protected]



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Hasan Arsan avatarı
    Hasan Arsan

    80 ler döneminde Silahtarağa da bir boya fabrikasında işe yeni başlamış bir kimya mühendisi idim. O zamanlar Silahtarağa’ya yol ya Kağıthane den yada örnektepe yokuşundan inilerek gidilebilirdi. Örnektepe ülkücülerin Silahtarağa solcuların kurtarılmış bölgeleriydi. Köprünün bir başında ülkücüler kimlik kontrolu yapar, bir çok belge verirdi. Köprüyü geçerken biz o kağıtları nasıl yok edeceğimizin telaşına girerdik çünkü köprünün diğer ucunda solcular kimlik kontrolü yapardı. Köprü ayaklarında her sabah 3-4 ceset çıkardı. Polis devsol ülküpol vs. adlarında bölünmüştü. Birinin yakaladığını diğeri salardı. Hakimler, avukatlar, tüm kamu görevlileri aynı şekilde resmi dernekler vasıtası ile bölünmüştü. Hiç bir kamu kurumu çalışamaz olmuştu. Tüm bunlar olurken siyaset, bir reisicumhur seçemiyor, baklavanın altımı üstümü kızardı tartışmaları ile uğraşıyordu. Her gün çalıştığım iş yerinin labaratuarından avuçla kurşun çekirdeği toplardım. Yine her gün bizzat ben “Bu milletin bir sahibi yokmu?” diye sorardım. Bizim askerimiz devlet yönetmez, yönetmemiştir de. Yönetme mecburiyetinde kalırsada yapılan yanlışlıklardan onlar sorumlu değil, onları buna mecbur edenler sorumlu olmalıdır. TSK 27 mayıs hariç asla mecbur kalmadıkça siyasete karışmamıştır. Tek hassas olduğu nokta Atatürk ilkeleridir.

  2. mahmut demirkollllu avatarı
    mahmut demirkollllu

    mıhtıra ve ihtileller ;CHP+TSK ortaklığıyla yapılmıştır.27 mayısta inönünün emriyle ihtilal yapıldı.diğerleride CHP nin ”TCK göreve”çağrılarıyla yapıldı.devrimci geçinenler,aydın ilerici geçinenler,sahte atatürkçüler,milli ve manevi değerlerimizi çiğneyenler ,milli iradeye karşı olanlar,sokaklarda salya akıtarak TSK yı tahrik etmişlerdir.YSK yargı gibi devamlı hükumetlere muhalefet etmiş vesayetten vazgeçmemiştir. Şimdi hizaya geldi yani normale döndü..YSK artık ihtilalları yapmamaktadır Devirici =devrimciler buna razı değil.Devrimciler artık inkilapcı olmak zorundadır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar