Keskin’den Federal Hükümete Sorular

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Deutscher Bundestag

Stenografischer Bericht
216. Sitzung

Berlin, Mittwoch, den 22. April 2009 

Hakkı Keskin’den Türkiye’nin politik gelişmesi ile ilgili
Federal Hükümete Sorular

Milletvekili Dr. Hakki Keskin sorusu:

 

Tartışmalı olan “Ergenekon-Operasyonları” adı altında, Türkiye’de birçok profesörün, üniversite rektörünün, medya mensubunun ve son olarak, onbinlerce yoksul kız çocuğunun eğitimini sağlayan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyelerinin tutuklanmalarından, Federal Almanya Hükümet’i hangi sonuçlara varmaktadır?   

 

Dr. h. c. Gernot Erler, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı:

Sayın meslekdaşım Profesör Keskin, sorunuzu şöyle yanıtlayacağım: Federal hükümet, Ergenekon Davası olarak nitelenen dava çerçevesinde son olarak 13 Nisan 2009 tarihinde gerçekleşen tutuklamalar konusunda bilgi sahibidir. Ancak Federal Hükümet, görülmekte olan davalar konusunda görüş bildirmemektedir.

Asbaşkan Dr. Hermann Otto Solms:

Eksorunuz varmı bay Keskin?

 

Dr. Hakki Keskin (SOL PARTI):

 

YARSAV gibi çeşitli hukukçular derneklerinin, Türkiye’de yargının siyasileştirildiğine ve  hukuk devleti ve demokratik ilkelerin ciddi boyutta tehlikede olduğuna yönelik beyanlarını Federal Hükümet nasıl değerlendirmektedir?

 

 

Dr. h. c. Gernot Erler, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı:

Böyle bir ifadede bulunmayı zaten kesinlikle amaçlamamıştım. Yalnızca, görülmekte olan bir davaya ilişkin yorumlarda bulunamayacağımızı belirttim. Sayın meslekdaşım Keskin, buna rağmen sizi temin ederim ki, başlangıcı geçtiğimiz yılın başına dek geriye giden bu olaylar Federal Hükümet tarafından son derece yakından ve özellikle tabii ki Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki üyeliğe alınma müzakereleri çerçevesinde dikkatle izlenmektedir.

 

Asbaşkan Dr. Hermann Otto Solms:

Başka bir  Eksoru? Buyurun.

 

Dr.Hakkı Keskin (SOL PARTI):

 

Teşekkür ederim Asbaşkanım.

Federal Hükümet, Türkiye’de hükümete eleştirisel yaklaşan medya gruplarının, Doğan Grubu olayında 385 Million Euro gibi, aşırı yüksek vergi cezalarına çarptırılmalarını basın ve düşünce özgürlüğünün kısıtlanması açısından nasıl değerlendirmektedir?

 

Dr. h. c. Gernot Erler, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı:

Durumun gerçekten böyle olması halinde bu, Katılım Ortaklığı Belgesi’nde belirlenen ilkeler, öncelikler ve koşulların ihlali anlamına gelir ve kuşkusuz ki Türkiye için katılım sürecinin tamamı yönünden sonuçlar doğurur. Tüm dünyada, ve tabii ki Türkiye’de de, basın özgürlüğünden yana tavır almaktayız ve bunu gelecekte de sürdüreceğiz.

 

 

Asbaşkan Dr. Hermann Otto Solms:

Şimdi milletvekili Dr. Hakki Keskin’in 37. soru olarak belirlenensorusunu gelelim.

 

Federal Hükümet, Türkiye’de laiklere ve hükümeti eleştirenlere uygulanan baskının son bulması için aktif girişimlerde bulunmayı planlamakta mıdır?

 

Dr. h. c. Gernot Erler, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı:

Sayın meslekdaşım Profesör Keskin, Federal Hükümet tüm dünyada ifade özgürlüğünün kullanılabilmesi için çaba göstermektedir. Bu nedenle, sorunuzu kısmen yukarıda yanıtlamış oldum. Federal Hükümet’in, Avrupa Birliği’ne üye adayı bir ülke olarak Türkiye’den bu alandaki beklentileri, Katılım Ortaklığı Belgesi’nin ilkeleri, öncelikleri ve koşulları ile tereddüte yer vermeyecek biçimde belirlenmiştir. Bunlar, Federal Hükümet’in Türkiye ile gerek ikili ilişkiler çerçevesinde gerekse de Avrupa Birliği düzleminde sürdürdüğü diyaloğun ayrılmaz bir parçasıdır.

 

Dr. Hakki Keskin (SOL PARTI):

Tutuklananlar arasında çok sayıda Anayasa mahkemesinin verdiği üniversitede türban yasağı kararına uyan rektör ve profesörler bulunmaktadır. Son olarak ağır kanser hastası olan, 73 yaşındaki Çağdaş Yasamı Destekleme Derneği Başkanı sayın Prof. Türkan Saylan’ın evi aranmış, ve Türkiye çapında dernek görevlileri tutuklanmıştır. Bu dernek, yoksul kız çocuklarına burs sağlayarak eğitimlerine destek vermektedir. Kanımca, özellikle ve bilinçli olarak ilerici, çağdaş ve laik kesimler bu sözkonusu baskılara mağruz kalmaktadır. Federal Hükümet bu düşüncemi paylaşmakta mıdır?

 

 

Dr. h. c. Gernot Erler, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı:

Sayın meslekdaşım Keskin, burada hiçbir şey yapmadan oturup beklemek söz konusu değildir. Bir bütün içerisinden çekip aldığınız özel bir durumdan bahsetmektesiniz. Konunun uzmanı olduğunuzu biliyorum. Konuyla ilgili olarak yayınladığınız, Türkiye’de halihazırda yaşanan ve politik nitelik de taşıyan bu mücadelede hangi tarafa sempati duyduğunuzun belirgenleştiği geniş kapsamlı açık mektubu da okudum. Biraz önce de belirttiğim gibi, bu tür konuları gündeme getirebilmek için tek olanağımız, Türkiye ile sürdürdüğümüz politik diyalogdur. Bunu da yapmaktayız. Türkiye’ye bağlı kalmayı yükümlendiği ve üyelik sürecinde önemli bir rol taşıyan ilkeleri, bu bağlamda sürekli olarak hatırlatmaktayız. Başka bir şey yapmak da elimizden gelmez zaten.

Dr. Hakki Keskin (SOL PARTI):

Federal Hükümet’in Türkiye Cumhuriyeti ile çok dostca ilişkileri söz konusudur. Federal Hükümet, bu yakın ilişkileri temelinde laik ve muhalif kişi ve kurumların korunması ve tutuklanan muhaliflere hukuk devleti prensiplerine bağlı kalınarak davranılmasına yönelik girişimlerde bulunacak mıdır? 

 

Dr. h. c. Gernot Erler, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı:

Bu konuların gündeme getirilmeyeceğini ileri sürmüyorum. Ancak bunu yaparken, Türkiye’deki gruplaşmaların birinden yana taraf çıkmamaya dikkat etmemiz gerekir. Bizim edindiğimiz ve sonuçta sizin de paylaştığınız izlenim, Türkiye’deki mücadelenin, bir yanda Anadolu’nun yükselen sınıfı olarak nitelenen kesim, diğer yanda eskiden bu yana var olan Kemalist seçkinler olmak üzere, her biri kendi içinde son derece heterojen olma özelliği taşıyan iki grup arasında yaşandığı yönünde. Çekişmenin altında, bu sosyolojik arka planın yattığı anlaşılıyor. Öte yandan, örneğin çok ses getiren son tutuklama dalgasının ardından kapsamlı silah depolarının ortaya çıkarıldığı konusunda da bilgilendik. Bu nedenle, söz konusu çekişme kapsamındaki ciddi bulguların da göz önünde tutulması gerekiyor. Bir kez daha tekrarlamak zorundayım ki, bu konuları politik diyalog çerçevesinde sürekli olarak gündeme getirmenin ve Türkiye’ye kendisi için geçerlilik taşıyan ilkeleri gerçekten kabul edip bunlara uyması konusunda hatırlatmada bulunmanın dışında yapacak bir şey kalmıyor bize.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar