Eş zamanlı olarak 41 savaş gemimiz inşa edilmekteymiş ve milli uçak gemimiz 2027’de denize indirilecekmiş

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Dz.K.Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ,KURTARAN-2026 Denizaltı Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nda yaptığı açıklamada  hâlihazırda Türk tersanelerinde 41 savaş gemisinin eş zamanlı olarak inşa edilmekte olduğunu, bu sayının yakın dönemde 50’ye ulaşmasının beklendiğini söylemiş!!

Ve :

· “Tatbikata 3’ü denizaltı ve 3’ü kurtarma gemisi olmak üzere 16 gemi ve 7 hava vasıtasının yanı sıra 13 ülkeden 21 gözlemci olmak üzere yaklaşık 1000 personel iştirak etmektedir.

· Ayrıca 10 dost ve müttefik ülkeden 11 askeri ataşe de tatbikatı izlemektedir.

 Tatbikatımızı icra ettiğimiz bu kritik dönemde, dünyadaki gelişmeleri ve bölgemizdeki durumu hassasiyetle takip ediyoruz.

·  Yaşanan gelişmeler; güçlü, etkin ve caydırıcı, aynı zamanda yerli ve milli yeteneklere dayanan bir deniz kuvvetine sahip olma hedefimizin doğruluğunu ve bu yolda attığımız adımların önemini teyit etmektedir.

· Bu maksatla, Türk Deniz Kuvvetleri’ni daha güçlü ve daha caydırıcı bir yapıya kavuşturmak için var gücümüzle çalışıyor; Milli Uçak Gemimizin, Kocatepe Milli Muhribimizin ve Atılay Milli Denizaltımızın inşasını büyük bir azimle sürdürüyoruz “ demiş.

Türk milleti olarak temennimiz bu beyanatta yer alan hususların gerçekleşmesidir.

Çünkü: Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran idealist kadronun önderi M.K.Atatürk deniz ve denizciliğe ilişkin olarak görüşleri(*):

· Donanmasız Anadolu olmaz. Donanmadan yana kuvvetli olmak Türkiye’nin savunması için şarttır. Donanmamız izlediğimiz politikanın da kuvvetli desteği olacaktır.”

· “Dış pazarlardan satın alınan gemiler ile Donanma yapılamadığını siz de biliyorsunuz. Donanma, sadece kıyı koruyacak bir kuvvet değil, bundan daha önemli olarak deniz yollarının güvenliğini sağlayacak bir kuvvettir. Anadolu’da yaşadıkça bu bakımdan ihtiyacımız daha büyüktür.”

· “ Bahriye’yi esaslı ve ciddi bir biçimde geliştirip, düzenlemek düşünülmelidir. Bu konuda başlangıç noktası, özellikle seçkin elemanları hak ettikleri gibi yetiştirip, onlardan memleketin ivedi gereksinimlerinde yararlanmak ve herhalde memleketin gücünün üzerinde hayallerden de uzak durmak olmalıdır.”

· Evvela çekirdek bir Donanma yapmakla yetinip, Deniz Sanayi ve Ticaretimizi geliştirmeliyiz. Bundan sonra Memleket Sanayiinden fışkıracak Donanmayı yapmak da kolay olacaktır. İlk beş senede kendimizi toplayıp devrimleri yaparız, ikinci beş senede dünyaya kendimizi tanıtırız. Üçüncü beş senede İngiliz Kralına yurdumuzu ziyaret ettiririz.”

· Mükemmel ve kaadir bir Türk Donanmasına malik olmak gayedir.”

· Denizciliği Türk’ün büyük ulusal ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız…”

·  En uygun coğrafi konumda ve üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri bir denizci ulus yetiştirmek yeteneğindedir. Bu yetenekten yararlanmasını bilmeliyiz.”

 ( * )https://www.virahaber.com/ataturkun-deniz-sevgisini-anlatan-10-sozu-56673h.htm



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Dr. Demir Karsan avatarı
    Dr. Demir Karsan

    Filozof ve tarihci Nikkolo Maxchievelli ” The Price” kitabinda “Savasta ve milli mudafaada surekli basarili,olmak isteyen hic bir devlet baska bir devletin gucune ve silahlarina dayanmamalidir” der. Buna neden olarak her devletin politikasinin zaman dahil bircok kendi menfaatlarina bagli nedenlerle degisir oldugunu ve her zaman ayni desregi vermelerinin beklenemiyecegini soyler.

    Bunu neticelerini birinci cihan harbinden once Ingiltereden siparis ettigimiz Ertgurul ve Orhan adli iki muhribimizin savas baslayinca bize verilmemesi, ayni harpte Goben ve Breslau (Sondan Yavuz ve Midilli oldular) adli muhripleri bize vermeleri neticesinde Alnaya’ya dayanarak savasa girmemiz ve neticede Osmanli devletinin sona ermesi; ve Kibris catismasindan sonra ABD den ambargo yememiz gosterilebilir. Bu nedenle Devletimizin dayandigi ” kendi silahlarini ve savunmani kendin yap” prensibi cok yerindedir.

    Son zamanlarda savunmalarini ve dis politikalarini tamamen ABDnin silahlarina ve askeri gucune dayandiran Avrupa Birligi uyelerinin Ukranya savasinda baslarina gelenler bu prensibin guzel ornegidir.

    Ayni nedenle i savunmalarini sadece ABD, Fransa, Ingiltere gibi baska devletlerin guc ve silahlarina dayandiran Yunanistan, Israil gibi devletlerin baslarina ilerde benzeri kotu maglubiyetler gelmesi de beklenebilir.

  2. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Sn. Karsan’ın meseleye yaptığı değerli katkı için teşekkür ederim. Makyavelli’nin Prens kitabı içeriği üzerinden yazdıkları “ Zurnanın zırt dediği” yerdir.
    Dört anımsatma:
    1-Mustafa Kemal (Atatürk)’in 24 Mart 1923 yılında Kütahya Lisesi’nde öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmadan:’ Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, gerçek mutluluğa ulaştırmak için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri memleketin geleceğini yoğuran irfan ordusudur… Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferin köklü sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla mümkündür. Eski idarelerin en büyük kötülüklerinden biri de irfan ordusuna layık olduğu önemi vermemeleridir. Eğer önem verilseydi, geleceği emanet ettiğimiz sizlere, gelecek kadar güvenilir bir mevki verilmesi gerekirdi. “
    Mustafa Kemal (Atatürk)’in 31Temmuz 1920 tarihinde, Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde subaylara hitaben yaptığı konuşmadan:

    2- Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve atıfetine borçlu değildir… hiçbir millet diğer millete hürriyet ve bağımsızlık vermez…. Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkûm ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp olunur….. Bağımsızlık sahibi olmak için kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder. Kuvvet ordudur. … İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüze ve taarruza başladılar. ….. Orduyu imha etmek için mutlaka subayı mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. … Ordu ise, arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulunur. Malum bir askeri hakikat, felsefi hakikattir; “ordunun ruhu subaylardadır” …Çünkü düşmanlarımız herkesten önce onları öldürürler. Onları aşağılar ve hor görürler……Dolayısıyla subay için “ya istiklal, ya ölüm” vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız!

    ADD Genel Merkezi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ( Yeniden Atatürk Cumhuriyeti )Manifestosu (3)’dan:

    3-ORDUMUZ; Siyasetin etkisinden soyutlanmalı, komuta bütünlüğü yeniden sağlanmalı, kendi sağlık, eğitim, yargı ve terfi sitemlerine sahip kılınmalı, paramiliter yapılanmalar dağıtılmalı, bireysel silahlanma çılgınlığı önlenmeli, NATO kolordu ve üsleriyle ulusal egemenliğimizin ve Montrö’nün aşındırılmasına izin verilmemeli, “Parti Ordusu” gibi kabulü olanaksız algılar kırılmalı, halkımızın bütün güvenlik güçlerimize tereddütsüz güveneceği bir düzen kurulmalıdır.

    4-TÜRKİYE; Sınırlarını ve “Mavi Vatan”ını koruyamayan, 20 adasındaki Yunan işgalini tepkisiz seyreden, tescilli rüşvetçilerce temsil edilen, saraylarda itibar arayan, yöneticileri kapılarda bekletilen, terör örgütleri ile pazarlık yapan ve meşruiyet verme hadsizlikleri ile karşı karşıya bırakılan bir ülke olarak anılmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti büyük doğmuştur, onurlu insanlar ülkesidir, büyüklüğüne ve insanına layık yönetilmelidir (1 )
    ( 1)https://add.org.tr/2026/04/22/yeniden-ataturk-cumhuriyetimanifestosu-3/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar