KUR’AN’da ‘baş’ örtüsü yok

Okuma Süresi:

2–4 dakika
❤️

KUR’AN’da ‘baş’ örtüsü yok;
kadınlar başlarını değil de
aslında neyi örtecek?!.

TANRI-ALLAH ve Kitabı KUR’AN
inananı, hayranı ve sonsuz, sınırsız saygı duyanı olarak soruyorum?!

Uzayı, astrofizik yasalarını
yeni yeni keşfetmeye başlamış insanı, dünyayı,
içindeki her şeyi yaratan,
koskocaman kâinatın
Yaratıcı, Yönetici ve sahibi,
muhteşem, müthiş bir
koordinasyon ile çekip çevireni
ALLAH-TANRI,
evrensel AHLÂKÎ ilkelerinin
Kitabı KUR’AN’da; kadınlar
saçını, başını örtsün demiş midir?!

(En’am,91)”Allah’ı kadrine-şanına yakışır şekilde tanıyamadılar-
gerçek gücüyle kavrayamadılar-
Allah’ı(n azamet ve kudretini)
gereği gibi bilip anlayamadılar-
Allah’ı hakkıyla takdir edemediler…”

Altıbin küsur Ayetlik
bilgi deposu(Sad,67,69),
TANRI’nın Kitabı KUR’AN
[(Sad,87)”Kur’an bütün insanlık için öğüttür.”] derken;
başörtüsü Allah’ın emri(!) midir?!

(Zümer,67-Hac,74)”ALLAH’ı kadrine-şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar, takdir edemediler!”

Bilimsel çalışmalarla
ancak % 5’ini bilebildiğimiz
% 95’ini bilemediğimiz,
kâinatın, evrenin sahibi
yüceliğini, azametini, güzelliklerini tahayyül bile edemediğimiz TANRI;
bırakın kadınları, kızları,
küçücük kız çocuklarının
saçlarını savura savura
oynayacağı yaşlarda
saçlarını, başlarını
sımsıkı örtmelerini istemiş midir?!!!

Ve nihayetinde;
başörtüsü artık siyasallaşmış ve
tapınç haline gelmiş, getirilmiş sömürülere açık kangren bir konu!

Tapınan tapınsın, isteyen başını örtsün, kendi seçimi!

KUR’AN’ın (Nur,31).Ayetini, dikkatlice okuyup,
başörtüsü kullanma; başını, saçını örtme kararını kendi versin!
Çünkü TANRI huzurunda
kendi hesabını kendi görecek!

(İsra,14)”Bugün hesap görücü olarak kendi hesabını,
kendin gör’ diyeceğiz!”

Geleneksel dayatmaları,
geleneği, atalar dinini ve seçimleri bir tarafa bırakıp; gelelim
TANRI Kitabı KUR’AN’ın
Ayetler ile söylediklerine!

KUR’AN(Nur,31).ayette
başörtüsü diye dayatılanın
gerçek anlamının ‘örtü’ olduğu ve
‘baş’ ya da’ saç’
kelimelerinin ayette yer almadığı
dilbilim çalışmalarıyla açıklanmıştır.

*Mustafa Sağ, kısaltılmış alıntı; “KUR’AN ayetinde ‘başörtüsü’ diye bir kelime geçmemektedir. Buna rağmen tüm Kur’an çevirilerinde Kur’an ayeti ‘başörtüsü’ olarak çevrilmiştir. Ayette ‘HIMAR’ kelimesi ‘Baş örtmek’ anlamında değil, sadece ‘örtmek’ anlamındadır.
Ayette ‘hımar’ (‘örtü’) kelimesinin yanında geçen ‘cuyub’ kelimesi de (‘göğüs’) anlamına gelir.” *

Kadınların saçlarının bir telini göstermemesi, gösterirse kırk yıl yanacağı gibi ateş ile korkutan ve
başörtüsü, türban,…. gibi ve
kara çarşaf, burka,….. gibi örtünün şekline, biçimine dâir Ayet yoktur.
[(Ahzab,59)tarihsel durum bilgisi]

Aslında öncelikli, ilk uyarı
(Nur,30).ayette erkeklere yapılmaktadır.
KUR’AN (Nur,30).ayette
TANRI, kadın-erkek ilişkilerinde;
birinci sorumluluğu
öncelikle erkeklere yüklemektedir!

(Nur,30)”İnanan erkeklere söyle: ‘Gözleriyle kadınları rahatsız edecek şekilde davranmasınlar-
bakmasınlar ve kişiliklerini-
edep yerlerini [furûcehum]-
Mahrem yerlerini-avret mahallerini-
Cinsel organlarını-ırzlarını-iffetlerini korusunlar!’ ”

KUR’AN (Nur,31) Ayetinde de
kadınlara uyarısını yapmakta,
TANRI öğüdü olarak sunmaktadır.

(Nur,31)”Ey Muhammed!
İnanan kadınlara da söyle,
gözleriyle erkekleri rahatsız edecek şekilde davranmasın-bakmasınlar,
iffetlerini-ırzlarını-
cinsel organlarını korusunlar.
Ziynetlerini; cinsel cazibelerini
ortaya çıkaran yerlerini-
edep yerlerini[furûcehunne]
-açıkta olanlar hariç-
cinsel tacize yol açacak ve
tahrik edecek şekilde göstermesinler- sergilemesinler-teşhir etmesinler.
Göğüslerinin üzerini
örtüleriyle kapatsınlar-
örtülerini, göğüslerine örtsünler.
Ve zînetlerini; erkekler için cinsel tahrik nedeni olan organlarını kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınlar
ve
cinsel iktidara sahip olmayan-
kadına ihtiyaç duymaz olmuş erkeklerden kendilerinin
hizmetinde bulunanlar ve
kadınların savunmasız yerlerini
[dübür ve cinsel organlarını]-
cinsel yönlerini-avret yerlerini
henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar
dışındakiler için belli etmesinler.
Zînetlerinden; erkekler için cinsel tahrik nedeni olan organlarından gizlemiş olduklarını sergilemek/bildirmek-bilinmesi için
ayaklarını yere vurmasınlar.
Ve ey inananlar, başarıya ermeniz için hepiniz topluca
hatânızdan Allah’a dönüş yapın!”

(Muhammed,24)”Onlar, Kur’an’ın anlamını, ne demek istediğini hiç inceden inceye düşünmüyorlar mı?”

(Müminun,68)”Kur’an hakkında derinlemesine hiç düşünmediler mi-
peki, onlar (Allah’ın) sözünü (Kur’an’ı) anlamaya
hiç çalışmadılar mı?”

Kaynaklar
istekuran.net – Hakkı Yılmaz
kuranmeali.com sitesinden
Edip Yüksel
Erhan Aktaş
İsmail Yakıt
Mahmut Özdemir
Mehmet Çakır
Yaşar Nuri Öztürk
Evrensel Çağrı KUR’AN-Mustafa Sağ

*İnanır, inanmaz
hiç kimseyi ilgilendirmez;
bir aydın sorumluluğu ile
Özdemir İnce, 2007-2008 yıllarında
Hürriyet gazetesinde başörtüsü konusunda makaleler yazmıştır.

*Prof.Dr. Şahin Filiz’in
‘Başörtüsü Söyleminin Dinsel Temelsizliği’ adlı kitabı da
başörtüsü konusunu ele alıyor.

*Bu sitede yer alan
Mezarda Ya Da Evde;
Ölülere, Başörtülü Okunan KUR’AN?!
başlıklı yazı da başörtüsü ile ilgili.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Rufiye avatarı
    Rufiye

    Pergamberimiz ,Mahallenin hovardasıymış zamanında, erkek milleti.Milyoner Haticenin yanına işçi olarak giriyor. Hatice 40 yaşında, bizim Muhammed 25 yaşında.
    Chefi ile evleniyor, Hatice 40 yaş üstü olduğu halde bir kızları oluyor.

    Ortada bir vürus geziyor, Hatice hastalanıyor ve ölüyor. Aradan kısa bir zaman geçtikten sonra Ebu Bekirin kızı 7 yaşında, bizim Muhammed 50 yaşlarında, nişan yapıyor ve Ayşe 10 yaşına girdiğinde evleniyorlar…Buda yetmiyormuş gibi kendine ufak defek bir harem ayarlıyor, ekonomik durumu iyi olmayanlar.

    Bizim Osmanlı, islamdan en güzel örneği, Harem ile başlatıyor.

    Muhammed bir gün dışardan eve geliyor ve küçük Ayşeye, melek’ le karşılaştığını anlatıyor. Meleğin kendisine birşeyler anlattığını söylüyor.

    Muhammedin okumuşluğu ve yazmışlığı olduğu halde eline bir kalem alıpta kendisi meleğin söylediklerini yazmıyor.

    32 sene boyunca, sağındaki, solundaki kişilere meleğin sözlerini söylüyor.

    Bu kişilerde elerine yazmak için ne geçerse, örneğin hayvan derisi, hayvan kemiği, pergament kağıtlarına, taş üzerine not alıyorlar. Bu notların bazıları kayboluyor, bazıları yalan yanlış not alınıyor.

    Bilindiği gibi Kuranın anlamı ” ders” demektir.
    Dikkat çekici olaylar ise, olay arasında herhangi bir mantıklı sıra veya ardışlık mevcut değildir. İçine Faizi bile yerleştiriyorlar.

    Gelelim islama, Tevratın tümden kopyası. İncilden kopye.
    Namaz, Oruç, (islamda 30 gün, incilde 40 gün), cennet, cehennem, kadın terbiyesi,kadına talimat, düşman üzerine bilgi, vizyon hareketleri, herhangi bir olaydan ders alma. Kutsal savaşa çağrı. Vs.Not alan kişiler birazda kendi fantazilerini aktarıyorlar, zaman ve ortama göre.

    Ben kurandan şunu anladım, kuranı okuyan kişinin, kendi bilgisine , kültür seviyesine göre analiz etmesi ve zekasının anlayış durumuna bağlı.

    Kişi kafasına göre, günde 4 kez değilde 6 kez namaz kılar. Kafasına göre Ramazanı Ramazan ayında değilde, Şaban ‘ da tutar. Veya hiç tutmaz. 30 gün değil , 3 ay oruç tutanlar var.

    Muhammedin, 32 sene boyunca, söylediği kişiler, bazen hiç not almadılar.

    Muhammedin, doğru olarak bilinen M.S. 622′ de Mekke den ,Medineye göç etmesi ve orda ölmesi.
    O zamanlar, Mekke’ bugünün Texası. Devamlı ölümcül çatışmalar.

    Muhammed ölünce, bu sefer fırsatçılar ortaya çıkıyor. Kuranı falan tanıyan yok, sadece boy göstergesi ve kaba kuvvet var.
    Muhammedin çevresindekiler , amca oğlu ve damadı Ali yi ön görüyor. Bir Cuma namazında, bu müslümanlar Peygamberin damadını arkadan, sırtından bıcaklayıp öldürüyorlar.

    Buda yetmiyormuş gibi, Peygamberin Torununu ve yanındaki 40 arkadaşını da, çoluk ,çocuk demeden öldürüyorlar. O zamanın Genocit di.

    Mezhep ayrılığı ortaya çıkıyor, sunni, şii ler, Hanifiler, Malikiler, şafiler….

    Alevilik , Araplardan gelmiyor,Türk hoca Yesevi, Bektaşiler, sufiler den ,kaynaklanıyor.

    Kızılbaşlar, şamanlar öz Türk inancını simgeler. Arapların dininden uzak kalmışlar.

    Kuranın en büyük sorunu, peygamberin kendisi not almaması, ona buna anlatması ve kişiler kendi kafalarına göre bir ürün ortaya çıkartmışlar.

    Kadını döv, kadın kafasını kapatsın , kadını küçük yaşta evlendir; bunu söyleyen Muhammed değil, bunu yazan ve söyleyenler bir numaralı kadın düşmanları.

    Günümüzde, halen bu cahil toplum ile mücadele içindeyiz. Adamların işi gücü yok, kadın etek giysin, kadın kafasını kapatsın, kadın okula gitmesin, kadın sag bakmasın, kadın sola bakmasın, kadın’ da kadın….bu erkek milletinin sanırım başka bir hobby si ve derdi yok.

    Bir ara adımız sümüklü oldu, sanki erkek milletinin burnu hep kuru.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar