Anadolu Çepni Kurultayı

Okuma Süresi:

2–3 dakika
😊

Kısa bir zaman önce; şair Ali Kara,aynı zamanda ilkokul arkadaşım, beni bir gruba ekledi, grubun adı “Anadolu Çepni Kurultayı”
Hemen hemen her Giresunlu; Oğuzların Çepni koluna bağlı bir soy bağı olduğunu bilir. Daha çok Giresun da olmak üzere, Trabzon, Balıkesir, Batı Anadolu ve dünyanın bir çok yerinde kendisini bu alt başlıkla tanımlayan kişilere rastlamak mümkündür. Bunun üst başlığı ise Türk olmaktır.

Bu vesile ile Prof. Dr. Harun Demirkaya beyefendiyle de tanışmış olduk, telefonla da epey konuştuk, eski asker, akademisyen, donanımlı ve bilgili. Bir whatsup grubu aracılığı ile, katılımcılar kendilerini tanıtıyor, geçmişten tanıdık isimler var, yeni isimler var. Aşağı yukarı her kesimden katılımcı var. Hakim, öğretmen, esnaf, işadamı, belediye başkanı, milletvekili, şair, emekçi, yerel gazete imtiyaz sahibi, halk sanatçısı, değişik siyasi parti temsilcileri vesaire. Bu vesileyle eski Giresun Milletvekillerinden aslen Tirebolu’lu Rasim Zaimoğlu’ile hal hatır sorduk, ilkokul arkadaşımızla hasbihal ettik vesselam.
Ufak tefek sataşmalar dışında gayet düzeyli, saygılı ve kendini bilen insanlardan oluşan bir grup. Bu iyi bir şey, lakin son zamanların hastalığı şudur ki; herkes konuşuyor, birbirini dinleyen yok. Belki de birbirini dinlememekten hasıl, birbirini duymayan ve dolayısıyla birbirini anlamayan önyargılı bir toplum olduk hep beraber.

Her neyse konu bu değil.
Bu grubun kurulmasında katkı sunan herkese teşekkür etmek gerekir öncelikle. Lakin; kuruluş maksadını da ayan etmek icab eder. Türklüğünü bile beyan etmemin eksik algılandığı bir dönemde Çepni olduğumuzu ikrar etmekteki maksadımız nedir?
Kaldı ki Türklük artık Anadolu’nun yetim halkıdır. Bunun alt başlığı olan Çepnilik’ten mana nedir?
Bu kurultay bize yeni bir anlayış mı getirecek yoksa kadim Anadolu kültürünü ikame mi edecek?
Birbirimizden haberdar olmak ise bu iyi, iletişim çağındayız, ancak insanların iletişim kuramama hastalığı var, bu anlamda iyileştirici olur.
Çepnilerin yoğun yaşadığı yine atıl ve ilgisiz bırakılmış Giresun iline sahip çıkmak ise bu da iyi, birbirimizi tanımak bağlarımızı güçlendirmek ise de tamam, yardımlaşmak eyvallah.
Ancak böyle bir çabayı, cuma mesajlaşmalarına, bayram tebriklerine, yayla manzaralarına, kemençe sesi paylaşımlarına hapsedip büyük resmi, daha iyi bir hedefi heba etmemek lazım. Lakin bazı kişiler de bu konuyla ilgili uyarı mesajları paylaştılar, gördük, memnun olduk.

Şimdi; bu oluşuma emek verenler bir hedef koymalıdır; ne yapmalıyız? Ne yapabiliriz?
Ve bu yapacaklarımız bize ne katacak, Çepnilik olgusuna ne katacak, yaşadığımız topluma ne verecek? Tarihçiler dışında ve Çepniler dışında pek bilinmeyen bu konuyu gelecek nesillere aktarmak adına, ve Türklük adına gayemiz ne olacak? Bunu altını çizmek gerek diye düşünüyorum.
Vesselam.

Ayhan Kılıç
[email protected]
Edmonton, Kanada



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar