Almanlar kesenin ağzını açtı…

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

Almanlar çok para harcamaya başladı. Eskilere döndüğümüzde buna şaşırıyoruz. Ancak, Alman turistler yine toplu erken rezervasyondan vaz geçmiyor. Tatil böylece yarı fiyatına yapılıyor. Paket tur pazarı bir kez daha güçlü bir büyüme göstererek cirosunu %9,3 artırdı ve 43,4 Milyar Euroya ulaştı. Bu, toplam cironun yaklaşık yarısının seyahat acenteleri aracılığıyla yapılan paket tur rezervasyonlarından geldiği anlamına geliyor.

Kurvaziyer turizmi, Alman turizm endüstrisi için büyümenin itici gücü olmaya devam ediyor. Deniz yolu ile Almanya’ya gelen turistler para da harcıyor. Hediyelik eşya satan esnafın cebine para giriyor.

, Almanlar 2025 yılında seyahat rezervasyonlarına toplam 88 Milyar Euro harcadı. Bu, bir önceki yıla göre %5’lik bir artış anlamına gelirken, aynı zamanda pandemi öncesi döneme kıyasla 20 Milyar Euro daha yüksek bir rakam oldu.

DRV Başkanı Albin Loidl, ITB Berlin 2026 fuarında geçen yılın sonuçlarını sunarken, ekonomik ve jeopolitik belirsizlik dönemlerinde bile seyahatin insanlar için temel bir ihtiyaç olmaya devam ettiğini söyledi Orta Doğu’daki gerginliğin tırmanmasıyla gölgelenen fuarın açılışında konuşan Loidl, “Sürekli yüksek seyahat hacmi, tatillerin hala yüksek öncelikli olduğunu gösteriyor” dedi.

Seyahat edenlerin sayısı istikrarlı kalırken, buna karşılı seyahat sayısı yaklaşık %1 oranında azaldı. Yurtdışı seyahatler ve hava yolculukları özellikle popüler olurken, Almanya içindeki tatiller ve günübirlik gezilerde düşüş görüldü.

Organize seyahat pazarı, yani seyahat acentelerinden alınan paket turlar ve bireysel geziler, bir kez daha özellikle zorlu bir dönem sundu.

Bireysel olarak organize edilen gezilere gelince, 2025 yılında hem yurtdışı gezilerinde %5, yurtiçi gezilerinde ise %3 oranında azalma olduğu tespit edildi. Özellikle yaz aylarında %8’lik bir düşüş kaydedildi.

Gemi turları, Alman turizm endüstrisi için büyümenin itici gücü olmaya devam ediyor. Genel olarak, Almanlar 2025 yılında deniz ve nehir turlarına yaklaşık 6,7 Milyar Euro harcadı; bu da bir önceki yıla göre %8’lik bir artış anlamına geliyor.

 “3. Turizm hamlesine ihtiyacımız var.”

Türk turizminin de dünya sıralamasında 4’üncü sıraya yerleştiğini vurgulayan Narin, bunun 1980-83 yıllarında 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu ile başlayan bir hamlenin sonucu olduğunu kaydetti. O dönemde 50 bin olan yatak kapasitesinin bugün 2 milyona geldiğini dile getiren Oya Narin, Ekonomim’de yer alan haberde, şöyle devam etti: “Bu yılı 64 Milyar Doların üzerinde bir gelir ile kapattık, önümüzdeki yıl için ise 68 Milyar Dolar hedefimiz var. 2000’den bugüne kadar biz konaklama dışı altyapı, yol, havalimanı ve tüm bu yapıya 120-130 Milyar Dolarlık bir yatırım yaptık.”

Ancak bugün geldiğimiz noktada payımızı korumak ve küresel pastadan daha fazla pay alabilmek için ‘3. turizm hamlesi’ dediğimiz, yatırımcıyı, kamuyu ve tüm uluslararası finans paydaşlarını dahil eden bütüncül bir programa ihtiyacımız var. Çünkü Mısır, Suudi Arabistan, İspanya, Yunanistan, İtalya yeni programlar açıklayarak ciddi cazibe yaratıyorlar. Turizm yatırımlarının geri dönüş süresi yapısına göre 12 ile 18 yıl arasında değiştiği için özel bir teşvik paketi mutlaka değerlendirilmelidir.”

TÜİK’in uydu verilerine de değinen Başkan Narin, Türkiye’nin turizmdeki toplam tüketiminin 108 Milyar Dolar olduğunu, bunun 14 Milyar Doları’nın iç turizm olduğunu kaydetti. Bu tüketim kalemlerine bakıldığında da yolcu taşımacılığının yüzde 38, gıda servislerinin yüzde 18, konaklamanın yüzde 14, seyahat acentelerinin yüzde 4, spor-eğlencenin de yüzde 1 civarında pay aldığını belirten Oya Narin, “Gördüğünüz gibi konaklama sektörü toplam kapasitenin yüzde 14’ünü yani 15-16 Milyar Dolarlık bir kısmını temsil ediyor ama üzerinde ciddi bir yük var” dedi.

Konaklama sektörünün ihracatçı sayılmadığı için KDV indirimi imkânı olmadığını aktaran Narin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Giderlerimizin yüzde 45’ini personel oluşturuyor ve orada indirecek bir KDV’miz yok. Ayrıca ciro üzerinden yüzde 2 konaklama vergisi ve binde 5 TGA payı ödüyoruz. Gelirlerimizin yüzde 68’i güney sahillerinde 6-7 aylık bir operasyonla elde ediliyor, bu da sürekli nakit eksisi yaratan bir sistemdir. Sektörün finansman kapasitesini artırmak ve turizmi 12 aya yaymak için renovasyon yani yenileme yatırımlarına, sermaye piyasalarıyla daha yakın çalışmaya ihtiyacımız var. Bir önerimiz de rezidans ve condo-hotel modeli. Florida, Miami ve Güney Fransa’da olduğu gibi otel yatak kapasitesinin yüzde 10 veya yüzde 20’sinin rezidans mülkiyet şeklinde dönüştürülmesine hak verilmelidir. Bu dönüşüm Antalya ve Bodrum gibi bölgelerde uygulanırsa iki yıl içinde yaklaşık 10 Milyar Dolarlık ilave bir gelir elde edilebilir.”



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar