ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) milyonlarca sayfalık belgeyi kamuoyuna açmaya devam ederken, dosyaların merkezinde tek bir soru giderek daha yüksek sesle soruluyor: Tüm videolar nerede?
Bu soruyu en açık biçimde dile getiren isimlerden biri, Güney Carolina Temsilcisi Nancy Mace oldu. 15 Şubat 2026’da yaptığı açıklamada Mace, Epstein’ın tüm mülklerindeki gizli kameraların kaydettiği “tüm ses ve tüm görüntülerin” nerede olduğunu sordu. Serbest bırakılan milyonlarca sayfaya rağmen kamuoyuna sunulan yaklaşık 2.000 video kaydı, iddia edilen gözetim sisteminin kapsamı düşünüldüğünde birçok kişiye yetersiz görünüyor.
Kamera Ağına Dair Bilinenler
Epstein’ın mülklerinde gizli ve kapsamlı bir gözetim sistemi bulunduğuna dair iddialar yeni değil. Belgeler, 2014 yılında Epstein’ın pilotu Larry Visoski’ye “hareket algılayıcılı gizli kameralar” satın aldırdığını gösteriyor. Bu kameraların mendil kutularına yerleştirildiği ve saatlerce kayıt yapabildiği belirtilmişti.
Aynı dönemde yapılan yazışmalarda, evlere kamera yerleştirme işinin “çok gizli yürütülmesi gerektiği” ifade ediliyordu. Kredi kartı kayıtları ise Florida’daki bir gözetim ekipmanı mağazasına yapılan harcamaları doğruluyor.
Ancak bu ilk bulgu değildi. 2005’te Florida, Palm Beach’teki soruşturma sırasında polis, Epstein’ın malikânesinde saat içine gizlenmiş iki gizli kamera buldu. O dönemde elde edilen bazı görüntülerin, Epstein’ın ofis alanı çevresinde kaydedildiği bildirildi.
Çelişkili Açıklamalar
İddialar ile resmi beyanlar arasında dikkat çekici bir gerilim var. 2019’da Manhattan’daki federal savcıların FBI’a sunduğu bir özet, yatak odaları veya yaşam alanlarında kamera bulunmadığını, yalnızca giriş bölgelerinde kayıt sistemleri olduğunu belirtiyordu.
Epstein’ın uzun süreli iş ortağı Ghislaine Maxwell de gizli ve “uygunsuz” gözetim sistemlerinden haberdar olmadığını söyledi. Maxwell, evlerde teknik işler için elektrikçiler tuttuğunu ancak sistematik bir gizli kayıt düzeni hakkında bilgi sahibi olmadığını savundu.
Bu açıklamalar, hayatta kalan bazı mağdurların ifadeleriyle çelişiyor.
Mağdur İfadeleri ve “Sigorta Poliçesi” İddiası
Bazı mağdurlar, yatak odaları ve banyolarda kamera bulunduğunu ve New York’taki evde çok sayıda ekranın bulunduğu bir “medya odası” gördüklerini anlattı. İddialara göre Epstein, güçlü ve tanınmış isimlerle ilgili bilgileri —ve olası kayıtları— bir tür “sigorta poliçesi” olarak saklıyordu.
Eğer bu doğruysa, eksik olduğu iddia edilen videolar yalnızca suç delili değil, aynı zamanda politik ve kurumsal güç dengelerini sarsabilecek materyaller olabilir.
Neden Önemli?
Bugüne kadar kamuoyuna açılan 3,5 milyondan fazla sayfa belgeye rağmen, yaklaşık 2.000 video kaydı birçok gözlemci için ikna edici değil. Mace ve diğer şeffaflık savunucuları, bunun olası üç anlama gelebileceğini öne sürüyor:
1. Kayıtların önemli bir kısmı henüz açıklanmadı.
2. Bazı materyaller imha edildi ya da kayboldu.
3. Belirli kişi veya kurumları korumaya yönelik redaksiyonlar yapıldı.
DOJ ise bazı bilgilerin “çalışma ürünü ayrıcalığı” (work product privilege) kapsamında olduğunu savunuyor. Ancak bu gerekçe, kamuoyundaki şüpheleri gidermiş değil.
Daha Büyük Resim
Epstein dosyaları, yalnızca bireysel bir suç ağının değil; aynı zamanda güç, nüfuz ve hesap verebilirlik sistemlerinin sınandığı bir vaka olarak görülüyor. Eğer sistematik bir kayıt mekanizması gerçekten vardıysa ve bu kayıtlar kamuoyuna tam olarak açıklanmıyorsa, mesele yalnızca hukuki değil, aynı zamanda demokratik şeffaflık meselesi hâline geliyor.
Sonuç olarak, “Tüm videolar nerede?” sorusu hâlâ yanıtlanmış değil. Bu sorunun cevabı, yalnızca geçmişte ne yaşandığını değil, aynı zamanda devlet kurumlarının ne kadar şeffaf olacağını da belirleyecek.
Sonuç
Jeffrey Epstein dosyalarında ortaya çıkan eksik video ve ses kayıtları, sadece suç delillerinin tam olarak gün yüzüne çıkmadığını değil, aynı zamanda güçlü ve tanınmış isimlerin olası ilişkilerinin de hâlâ belirsiz olduğunu gösteriyor. Temsilci Nancy Mace ve diğer şeffaflık savunucularının vurguladığı gibi, kamuya açıklanan yaklaşık 2.000 video, Epstein’ın iddia edilen kapsamlı gözetim ağının yalnızca küçük bir kısmını temsil ediyor.
Eksik kayıtlar ve redaksiyonlar, mağdurların ifadeleriyle çelişen resmi açıklamalar, ve DOJ’nin bazı bilgileri “çalışma ürünü ayrıcalığı” kapsamında saklaması, bu dosyaların tam anlamıyla aydınlatılmasını zorlaştırıyor. Bu durum, yalnızca adaletin değil, aynı zamanda demokratik hesap verebilirliğin de sorgulandığı bir alan yaratıyor. Epstein’ın kayıtlarının tamamı açığa çıkmadığı sürece, “Tüm videolar nerede?” sorusu yanıtını beklemeye devam edecek.
Kaynakça
1. Temsilci Nancy Mace’in açıklamaları ve X paylaşımları, Şubat 2026.
2. DOJ tarafından Ocak 2026’dan itibaren kamuya açıklanan Epstein dosyaları.
3. Marie Farmer, mağdur ifadeleri, 1996 olayları.
4. Palm Beach polis soruşturma raporları, 2005.
5. Larry Visoski ile yapılan yazışmalar ve 2014 kamera satın alma kayıtları.
6. Savcılar tarafından FBI’a sunulan Manhattan dosya özeti, Mart 2019.
7. Ghislaine Maxwell ifadeleri ve DOJ mülakatları.
8. Medya röportajları, Piers Morgan ile yapılan görüşmeler, 2026.




Bir yanıt yazın