Uluslararası spor organizasyonları; barışın, halklar arası dostluğun, eşitliğin ve hukukun evrensel değerlerini temsil etmek zorundadır. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nin son yıllarda izlediği dış politika, meşru olmayan güç kullanımı, savaş ve işgal pratikleri ile ülke içinde göçmenlere ve kendi halkına yönelik sistematik hak ihlalleri, bu değerlerle açıkça çelişmektedir.
Başta Gazze’de devam eden insanlık suçlarına verilen sınırsız destek; Kanada, Venezuela, Küba, Kolombiya, Meksika ve Grönland–Danimarka hattında artan askerî, siyasi ve ekonomik baskılar; ABD’nin küresel ölçekte saldırgan bir güç olarak konumlandığını göstermektedir. Bu tablo karşısında, 2026 FIFA Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenmesi kabul edilemezdir.
ABD’nin Gayrimeşru Güç Kullanımı ve Uluslararası Hukuk İhlalleri
Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4 maddesi, devletlerin başka devletlere karşı güç kullanmasını açıkça yasaklamaktadır. Buna rağmen ABD:
• Doğrudan veya dolaylı askerî müdahalelerle egemen devletlerin iç işlerine karışmakta,
• Ambargo ve yaptırımları kolektif cezalandırma aracı olarak kullanmakta,
• Sivil halklar üzerinde yıkıcı sonuçlar doğuran politikaları sistematik hâle getirmektedir.
Bu durum, uluslararası teamül hukuku, insancıl hukuk ve insan hakları hukuku açısından ağır ihlaller anlamına gelmektedir.
ICE Uygulamaları ve İç Hukukta Irkçı – Şiddet İçeren Politikalar
ABD’de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından yürütülen uygulamalar; keyfî gözaltılar, ailelerin parçalanması, aşırı güç kullanımı ve ırkçı pratiklerle uluslararası insan hakları örgütleri tarafından defalarca eleştirilmiştir.
Bu yapı, kamuoyunda haklı olarak “Trump Gestaposu” benzetmeleriyle anılmakta; hukuk devleti ilkesinin fiilen askıya alındığını göstermektedir. FIFA gibi küresel bir spor kurumu, bu tür uygulamaların normalleştirildiği bir ülkede organizasyon düzenleyemez.
FIFA Kuralları ve Etik Sorumluluk
FIFA Statüsü’nün temel ilkeleri arasında şunlar yer alır:
• İnsan haklarına saygı
• Ayrımcılığın reddi
• Barışın ve evrensel etik değerlerin korunması
Ayrıca FIFA’nın İnsan Hakları Politikası, organizasyonların ev sahibi ülkelerde insan hakları ihlallerine yol açmamasını veya bu ihlalleri meşrulaştırmamasını şart koşar.
ABD’de düzenlenecek bir 2026 Dünya Kupası:
• Bu ihlalleri örtbas eden bir “meşrulaştırma aracı”na dönüşecek,
• FIFA’nın kendi etik ve hukuki metinleriyle çelişecektir.
Boykot Çağrısı
Bu nedenle çağrımız nettir:
• 2026 FIFA Dünya Kupası ABD’den alınmalı,
• Organizasyon Latin Amerika ve Kanada merkezli olarak yeniden planlanmalıdır.
Ayrıca:
• ABD’deki maçlara bilet alan kişiler,
• Sponsorluk ve reklam anlaşmaları yapan şirketler,
• Kulüpler, federasyonlar ve sporcular,
• Yazarlar, medya kuruluşları, sanatçılar, müzisyenler, akademisyenler ve siyasetçiler
ABD’de yapılacak 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılmayacaklarını ve destek vermeyeceklerini açıkça ilan etmelidir.
Sonuç
Spor, baskının ve hukuksuzluğun vitrini olamaz.
FIFA, ticari çıkarlar uğruna evrensel değerleri feda edemez.
ABD’nin saldırgan dış politikası ve içerideki sistematik hak ihlalleri karşısında sessiz kalmak, bu suçlara ortak olmaktır.
2026 FIFA Dünya Kupası ABD’de yapılamaz.
Boykot, meşru ve ahlaki bir zorunluluktur.
Kaynakça
• Birleşmiş Milletler Şartı
• FIFA Statüsü
• FIFA İnsan Hakları Politikası
• Cenevre Sözleşmeleri
• Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) Raporları
• Human Rights Watch ABD ve Göçmen Hakları Raporları
• BM İnsan Hakları Konseyi Belgeleri



Bir yanıt yazın