İran Türklerinin 1945 bağımsızlık hareketi de büyük önem arz etmektedir. Bu hareket akim kalmış bir hareket olarak görülür. Oysa daha önceki millî hareketler gibi, sonuç itibariyle bu hareket de halkı ayağa kaldırmış, onlarca yazarın, şairin, eğitimcinin bu millî davaya dikkatini çekmiş; bağımsızlık mücadelesinin ağır
ödünleri olduğunu göstermiştir.
1946 yılı Aralık ayında Mir Cafer Pişeverî’nin liderliğinde kurulan
“Azerbaycan Demokratik Hükümeti” Pehlevî ve onun hamileri tarafından yıkıldıktan sonra pek çok şair, yazar ve gazeteci ülkeyi terk ederek Bakü’ye sığınmıştır. Bakü veya diğer ülkelere sığınan bu edipler haklı olarak İran Türk edebiyatının ülke dışında gelişen kolunu oluşturmuşlardır. Bir kısım yazar ve şair ise her türlü baskı ve zulme göğüs gererek ülkede kalmışlardır.
Önemli bir sonuç da şudur ki, halktan veya tahsilli insanlardan bazıları, İngiliz İntelligence’ının, Rus gizli teşkilatı Ohranka’nın, KGB’nin veya Amerika CIA’sının yapacaklarını önceden anlayamadıklarından veya ehvenişer olarak gördüklerinden
bu fırsatçı örgütlerin istekleri doğrultuda veya onların güdümünde hareket etmişlerdir.
1979 İran İslâm Devrimi, İran Türkleri için çok önemli bir kavşak noktası olmuştur. İran İslâm Devrimi ile İran Cumhuriyet rejimi yıkılmış, yerine “İran İslâm Cumhuriyeti” adlı “İslâmî” bir rejim tesis edilmiştir. Ülkenin siyasetten ekonomiye, sosyal hayattan eğitim öğretime, basın yayından giyim kuşama kadar her şeyi
değiştirilmiştir. İran, çok uluslu bir toplum olduğu hâlde, hatta Türkler çoğunluğu teşkil ettiği hâlde, ülke yönetiminde Fars dili, kültürü ve kimliği hâkim kılınmaya çalışılmıştır. Yapılan anayasanın 19. maddesinde ülke vatandaşlarının ırk, dil, etnik grup ve kabile ayrımı yapılmaksızın eşit olduğu; 15. maddesinde, diğer etnik
grupların dilleri ile de okullarda eğitim-öğretim yapılabileceği ön görüldüğü hâlde 30 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen, anaysa hükümleri yerine getirilmemiştir.
İran Türklerinin dilleri, kimlikleri ve özerklikleri hakkında bir arpa boyu yol alınmamıştır.
Şiir ağırlıklı bir edebiyat olan İran Türk edebiyatı, iletişim teknolojisinin gelişimine paralel olarak nesirde de büyük atılım yapmıştır. İran-Türkiye ve İran-Azerbaycan arasında basın yayının gidiş gelişinin nispeten kolaylaşması, bilhassa Internet yolu ile iletişimin sınır tanımazlığı, İran Türkleri ile Türkiye medyası
arasındaki iletişimi ve etkileşimi hem kolaylaştırmış hem de hızlandırmıştır.
Kuzey Azerbaycan’da komünist Rus yöneticileri ve onların yerli işbirlikçileri tarafından 1937 ve sonrasında yapılan aydınlar katliâmı; Güneyde yani İran coğrafyasında ise İngilizlerin başını çektiği büyük güçlerin güdümünde hükümet eden Pehlevî şahlarının yarım asır süren ancak Aralık 1946’da soykırıma dönüşen
aydınlar katliâmına rağmen geride kalan Türk şair, yazar, gazeteci, âşık ve edebiyatçılar İran Türklerini edebiyatsız bırakmamışlardır.
Çıkarılan başka bir sonuç da Türkçe eğitim öğretimin yasak olduğu, okuma yazmanın özel gayertelrle yapıldığı ve sözlü gelenek yolu ile Türk dil ve edebiyatının öğrenenildiği bir toplumda, insanların çok sayfalı yazıları okumalarının kolay olmayacağını bilen İran Türk yazarlarının kısa hikâyeler, kısa makale ve denemeler yazmayı tercih etmeleridir. Başka bir anlatımla, İran Türk yazarlarının ekserisi Türkçe okuma yazmayı yaygınlaştırmayı, Türk dili ve edebiyatı ile Türk kültürü hakkında bilgi edindirmeyi gaye edindikleri için sanat kaygısından uzak küçük hacimli eserler oluşturmaktadırlar.
İran Türk ediplerinin çok önemli bir meziyetlerine de işaret etmek
gerekmektedir. O da şudur ki İran coğrafyasının, hatta bütün Orta Doğu coğrafyasının Türk Müslüman edipleri eserlerini üç dilde, Arapça, Farsça ve Türkçe olarak vermişlerdir. Bu durum dünyada yegâne Türk Müslümanlara mahsus bir durumdur. Bu da Türk ediplerinin gönül zenginliğini, güçlülüğünü ve Türk edebiyatının renkliliğini göstermektedir.
Günümüz İran Türk edipleri, günün politik çıkışlarına ve problemlerine takılmadan seleflerinin ülkü ve ilkelerinden ilham alarak geleceğe yürümektedirler.
Prof. Dr. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır




Bir yanıt yazın