İRAN TÜRKLERİ – 125

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

1979 İran İslâm Devrimi’nden sonra İran Türk basınında büyük bir gelişme görülmüştür. “Dede Korkud”, “Köroğlu”, “Ülker”, “Muştuluk”, “İttilaat”, “Yaşıl Yarpak”, “Gençlik”, “Settar Han Bayrağı”, “Sehend”, “Yol”, “Ürekten Üreğe Yol” (Keyan gazetesinin eki), “Çuvalduz”, “Ümid-i Zencan”, “Avay-e Erdebil”, “Peyame Urmiye”, “Nevid-i Azerbaycan” gibi pek çok gazete ve dergi yayın hayatına
girmiştir. “İran Türklerinde Basın ve Yayın” bölümünde geniş bilgi verilmiştir.

Diğer dönemler gibi bu dönemin edebî şahsiyetlerini de kesin çizgilerle tesbit etmek elbette ki mümkün değildir. Ancak genel hatlarıyla 1946-1979 yıllarında ülke dışında ve ülke dâhilinde İranTürk Edebiyatına hizmet eden, eser veren edebî şahsiyetlerin ekserisi aynı zamanda 1979 İran İslâm Devrimi’nden sonra gelişen İran Türk edebiyatı edebî şahsiyetleri kadrosunda da yer almışlardır. Bunlardan, bu dönemde aktif faaliyette bulunan ve bu dönemin karakteristik özelliklerine uygun yeni edebî ürünler verenler ile bu dönemde yeni safa katılanlar ve onların eserleri
değerlendirilecektir.

İslâm Devrimi sonrası İran Türk edebiyatının daha iyi anlaşılması için iki başlık altında incelenmesi daha isabetli olacaktır: (1) 1979 İslâm Devrimi Sonrası İran Türk Şiiri ve (2) 1979 İslâm Devrimi Sonrası İran Türk Hikâye ve Romanı 2.2.5.1. 1979 İslâm Devrimi Sonrası İran Türk Şiiri Yarım asırdan fazla süren Pehlevîler döneminde Türkçe eğitim öğretimin ve Türkçe basın yayının yasaklanması; Türkçe konuşup yazan şair ve yazarların sürgüne gönderilmesi, zindanlara atılması veya öldürülmesi, Türk şair ve
yazarlarının kahir ekseriyetini Farsça yazmak mecburiyetinde bırakmıştır. Fakat az da olsa bir kısım Türk edipleri bütün bu baskı, zulüm ve işkencelere katlanarak Türkçe yazmaya devam etmişlerdir. 1979 yılına gelindiğinde pek çok yazar, şair ve
edip ülkedeki kısmî serbestlikten faydalanarak öteden beri bütün eza ve sıkıntılara göğüs gererek Türkçe yazan ediplere katılarak Türkçe yazmaya başlamışlardır. Şunu da ilave edelim ki hâlâ onlarca Türk şair ve yazarı Farsça yazmaya devam etmektedir.

1979 İran İslâm Devrimi’nden sonra yani İran İslâm Cumhuriyeti döneminde edebî çalışmaya başlayan şairler arasında şunları sayabiliriz:

Dede Kâtip Abdurrahman Tayyar (1925-2008), Gulam Rıza Mecidfer (d. 1927), Kerim Meşruteçi Sönmez (d. 1928) ve Mir Ali Musevî Maküî Hamid (d. 1929), Nesir Paygüzâr (d. 1932), Bahtiyâr Nusret (d. 1934), Seyid Cafer Musevî (d. 1935), Abbas Büzürg Emin (1936-1998), Ali Halhalî (d. 1936), Feridun Hasarî (d. 1937),
Mecid Sabbağ İranî (d. 1937), Menuçehr Kiyanî (d.1940) Pervin Behmenî Kaşkayî, Behram Elçin (d. 1944), Süleyman Salis (d. 1945), Said Amir Dadber (d.1945), Takizâde Lârican (d. 1946), Mes’ud İslami (d. 1946), Mansur Şahmuhammedî (d. 1947), İmran Salahî (1947-2006), Muhammet Ali Nihavendî Muğan (d. 1948), Salih
Âsım Keffaş Erdebilî (1948), İsmail Behramî (d. 1949), Mahmut Sadıkpur Şamî (d. 1949), Abbas Şahin (d. 1949), Nesrin Askerî (d. 1950), Maşad Gulu Gızıl (1951), Araz Muhammed İri (d. 1951), Esedullah Merdanî Rehimî (d. 1952), Fethullah Rızâ
(d.1953), Seyid Hamide Reiszâde Seher (d. 1953), Veli Satvetî Ağlağan (d. 1954), Ali Rıza Miyanalı (d. 1956), Ali Rıza Hiyabani (d. 1958), Mahmut Ali Çehreganlı (d. 1958), Kasım Türkân (d. 1959), Yusuf Kökebi (d. 1960), Atilla Maralanlı (d. 1961), Muğanoğlu (d. 1961), Rıza Hesari Orman (d. 1962), Rıza Afşar (d. 1963),
Feriba İbrahimî Afak (d. 1965), Behruz İmanî (d. 1965), Nadir Ezherî (d. 1965), Ehad Zamanî (d. 1965), Hamit Sefidger Şahanegî (d. 1967), Hüsrev Sertipî Sakî (d. 1967), Abdullah Behmen Yanar (d. 1968), Nureddin Mukaddem Önel (d. 1968), Rıza Hemrâz Tebrizî (d. 1969), Ali Muhammet Beyânî (d. 1971), Nizam Ali Gıyçluî
Cavidî (1974), Baba Ali Civanmerd, Ersalan Mirzayî (1975), Muhammed İbadi Karahanlı Alışık (d. 1979), Perviz Besavet, Feranek Ferid İpek, L. Hoşbaht, Yahya Salahlı, Karabulut, Ali Kadim Hanı, Nasir Merkatî, Aydın Tebrizli, Hüseyin Tahmasib Pürşehrek, Allahverdi Muhammedî, Ali Asker Ocaklı, Azem Gayib, Bulut
Muradî, Emir Nesirî (Zencanlı Elman), Güneş, Hamid Ahmedî, Heyulu Müezzinzâde, Hüsrev Sulhgörende Serderud, İbrahim Reşidî (Savalan), Nesrin Şir Mehmedzâde, Perviz Babazâde, Rebabe Gulizâde, Resul Melekzâde, Rıza Abdî, Rıza Alizâde, Rıza Feridî, Sara Mehemmed Rızayî, Şerif Merdî, Ulduz Sadık …
Bu dönemin tipik edebî şahsiyetlerinden biri Gulam Rıza Mecidfer’dir. 1927 Tebriz doğumlu olan Mecidfer, her ne kadar şiir yazmaya ve edebî çalışmaya gençlik yıllarında başlamışsa da İran İslâm Devrimi’ne kadar bu çalışmalarını yayımlamaya cesaret edememiştir. “Kahraman” ve “Nevrûzî” mahlaslarıyla yazdığı
şiirlerini ve Ömer Heyyam Nişaburî’nin rübailerini Türkçe’ye çevirme çalışmasını yıllarca yayımlayamamıştır. Şiirlerini ancak İran İslâm Devrimi’nden sonra çıkmaya başlayan “Varlık”, “Ulduz”, “Azadlık”, “Yoldaş”, “Dede Korkut” adlı dergilerde yayımlayabilmiştir. “Vicdan Sesi” adlı kitabı da bu dönemde neşredilmiştir (Şeyda
1985: I/391)

Asıl adı Abdurrahman Tayyar (1925-2008) olan şair Dede Kâtip,
Urmiye/Guluncu’da doğup büyümüş ve gençlik yıllarında şiir yazmaya başlamıştır.

Halk ve klâsik şiirin özelliklerini bir arada kullanarak Molla Penah Vakıf çizgisinde yazdığı şiirleri matbaa yüzü görmeden halk arasında geniş şekilde yayılmıştır. Onun şiirlerinin bu kadar geniş şekilde yayılmasının sebebi, onlarca âşığın repertuarındayer alması, âşıkların besteleri eşliğinde dilden dile dolaşması ve şairin aynı zamanda vaaz hocası/âlim olması ile ilgilidir. Üstat yıllarca Urmiye’nin “Şafiî Camiî”nde dört dilde, Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe vaaz etmiştir. Bu vaazlarında yazdığı iirlerini de sık sık kullanmıştır. 36.000 beyit civarında şiiri olan şairin, şiirlerindenbir kısmı İran İslam Devrimi’nden sonra “İncili Sedef” ve “Urmiye Gölü” adlıkitaplarında yayımlanmıştır. Henüz yayımlanmamış onlarca şiiri, bir mevlidi ve El- Marife adlı bir eseri vardır.

Prof. Dr. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar