Türkmenler arasında bu kadim edebî geleneğin yanında çağdaş edebî gidişe uygun çalışmalar da sürdürülmektedir.
Köroğlu (Göroğlu), Şahsenem ile Garip, Zöhre ile Tahir, Sayat ile Hemra gibi Türkmen halk hikâyeleri ve Mahtumkulu Fıragi, Molla Nefes, Kemine, Mattaci ve Zelili gibi kadim Türkmen şairlerinin eserleri bölgenin temel klâsiklerini oluşturmaktadır. Diğer yandan çağdaş şair ve yazarların eserleri de hayli yekûn tutmaktadır. Ne var ki, Türkmen şair ve yazarları eserlerini kendileri yayımlatmak mecburiyetinde olduklarından, kendileri de malî imkânsızlıktan eserlerini zamanında hatta ölünceye kadar yayımlayamadıklarından yayımlanmış eser sayısı azdır.
Nurberdi Cürcanî (20. yüzyıl), Gurbangeldi Ahunber (1946- 2004), rubaîleri ile ünlü Araz Muhammed Şairi (1933-1973) gibi ünlü Türkmen şairlerinin eseserleri ölümlerinden sonra yayın yüzü görmüştür.
Dr. Abdurrahman Diyeci’nin anlatımı ile78 İran’da özellikle 1997 yılında, reformcuların Hatemî’nin başkanlığında iktidara gelmesinden sonra Türkmen dili ve edebiyatında yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönemin şairleri arasında Abdulgahhar Sufîrad, Ayıt Muhammet Ovnuk, Naz Muhammet Pakka, Anna Muhammet Sada, Settar Sovgi, Gafur Hoca, Bahmen Muradî, Araz Muhammet Arazniyazi ve İbrahim Bedehşan’dır. Türkmen şairler, kendi kitaplarını kendi sermayeleri ile çıkarmak mecburiyetinde olduklarından dolayı, bazıları eserlerini bastırmayı başarsalar da
birçoğu ömür boyu onun hasreti ile yaşamışlardır. Abdulgahhar Sufirad’ın “Dañ Nemli Gözüm” eseri, Naz Muhammed Pakka’nın “Söycek Bolsan”ı, Settar Sovgi’nin “Savçı” sı, Bahmen Muradî’nin “Yürek Bukçam”ı, Anna Muhammed Sada’nın “Gözleğ”i, Türkmensahra çağdaş şiirinin başarılı örneklerindendir.
Diğer taraftan, Anna Muhammet Sada, Abdulgahhar Sufirad, Abdulhekim Mahtumi, İbrahim Bedehşan çağdaş Türkmen serbest şiirinin temsilcileridir.
Şiirlerinin tamamını Türkçe yazan ve “Yöreg Tolğanı” (Yürek Dalgaları) adlı kitapta toplayan halk şairi Araz Muhammed İri (d. 1951) önemli Türkmen şairlerindendir.
Türkmensahra’da, roman ve hikâye alanında da önemli çalışmalar yapılmıştır.
Ancak, bu eserler çoğunlukla Farsça yazılmıştır. Türkmensahra’da Farsça roman ve hikâye yazmak bir adet olarak kalmıştır. Bunun asıl nedeni, Fars dilindeki kitapların masrafını yayınevlerinin üstlenmesi ve yazar için masrafsız olmasıdır. İslam devriminden sonra, Türkmenler arasında hikâye ve roman yazmak gelişmiş ve Türkmen yazarlar İran’ın ünlü yazarları ile rekabete girmişlerdir. 1985’te Bender Türkmen şehrinde başlayan bu akım, 2000 yılına kadar İran edebiyatına güçlü ve önemli eserler sunmuştur.
Abdurrahman Ovnuk, Abdurrahman Diyeci (d.1967), Mesut Deveci, Yusuf Gocuk ve Salih Pak Çugan gibi yazarlar bu dönemin önemli temsilcileridir. Bu yazarların eserleri, Farsça olsa da Türkmenlerin sosyal, kültürel hayatlarını konu almaktadır. Abdurrahman Ovnuk’un “Hayır Hoca Sırı”, Abdurrahman Diyeci’nin “Kuduz Köpek”, Mesut Deveci’nin “Kırık Kapılar”, Yusuf Gocuk’un “Göktepe Galası” romanı önemli örneklerdendir (Diyeci 2008) Son zamanlarda Türkmen dilinin etimolojik sözlüğünü hazırlayan Şair Maşad Gulu Gızıl 79 daha önce hayli önemli çalışmalar yapmıştır. Kadim edebî şahsiyetlerden Şair Bayram (1871-1948) ve Dövlet Memmed Balı Gızıl (öl. 1912)’ın biyografileri bunlardandır. Bunların yanında Türkmen dili, edebiyatı ve folkloru ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Türkmen Atalar Nağıllarını (Küçük Hikâyeleri) toplayıp yayımlamıştır (Kafkasyalı 2008: 6/23).
İran Türkmen edebiyatının önemli bir siması da Türkmensahra Kümbeti Kavus şehrinde faaliyet gösteren “Miras” adlı derneğin yöneticiliğini de yürüten Mansur Taberî Türkmenoğlu (d.1964)’dur. Türkmenoğlu’nun Türkmen kültür ve edebiyatı ile ilgili önemli şiirleri vardır.
Çağdaş Türkmen edebiyatına gönül ver bir şair de Taganberdi Purmend’dir. “Tagi” adıyla bilinen ve uzun manzumelerinde “Serhoş” mahlasını da kullan şair, şiirlerini Türkmen Türkçesi ile yazmaktadır. Klâsik ve halk şiiri tarzında şiirler yazmaktadır. Şiirlerinin bir kısmını “Şordan Tapildi” adlı kitabında toplamıştır. (Purmend 1382/2004)
İran Türkleri içerisinde önemli bir yere sahip olan bir başka Türk boyu da Karapapak Türkleridir. Çoğunluğu Urmiye Gölü’nün alt kısmında bulunan ve merkezî şehri Nağadey (Nagade) olan Sulduz bölgesinde meskûn bulunan Karapapak Türkleridir. Geçmişleri kahramanlık mücadeleleri ile dolu olan Karapapak Türkleri, ata dede yadigârı bütün kültürel değerlerini yaşatmaktadırlar. Sulduz Karapapaklarından Yusuf Kahramanpur (1919- 2008) Ali Halhalî (1936), Muharrem Perizâd (d. 1947), Muharrem Hüseynî Dağ (d. 1949), İsmail Behramî (1949), Perviz Muhammedî (d. 1956), İsa Yegâne (d. 1967), İsfendiyar Feyzipur önemli ediplerdir. Kulu Han Borçalu’nun oğulları Dr. Huşeng Mehriyar ve Emir Maşallah Borçalu da ülkenin çok önemli ilim ve siyaset adamlarıdır.
Prof. Dr. Ali. Kafkasyalı ”İRAN TÜRKLERİ” Kitabından alınmıştır.




Bir yanıt yazın