ABD–İsrail Merkezli Vekâlet Yapıları: PKK, IŞİD, HTŞ, AKP ve Gülen Ağı Üzerine Karşı-Hegemonik Bir Okuma

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

ABD’nin Ortadoğu politikası, resmi söylemin aksine terörle mücadele değil, terör ve siyasal İslamın kontrollü biçimde üretilmesi ve yönlendirilmesi üzerine kuruludur. Bu yaklaşım, eski istihbarat ve güvenlik bürokrasisi mensuplarının açıklamaları, sızdırılmış resmi belgeler ve ABD başkanlık düzeyinde yapılan suçlamalarla defalarca ifşa edilmiştir.

Paul L. Williams, kendisini FBI’a danışmanlık yapmış bir araştırmacı olarak tanıtan çalışmalarıyla; PKK, El-Kaide, IŞİD ve bağlantılı yapıların ABD istihbarat mimarisi dışında ele alınamayacağını ileri sürmüştür.

Paul L. Williams’a Göre: Terör Endüstrisi ve ABD Derin Devleti

Williams, Operation Gladio ve The Al Qaeda Connection adlı eserlerinde şu temel tezi ortaya koyar:

“ABD istihbarat aygıtı, Soğuk Savaş’tan itibaren radikal örgütleri düşman olarak değil, stratejik araç olarak kullanmıştır.”

Williams’a göre:
• El-Kaide ve devamı niteliğindeki IŞİD, Afganistan’da CIA destekli yapılanmaların evrimidir
• Bu yapıların finansman ve lojistik ağları, Batı istihbaratının bilgisi dışında değildir
• Terör, küresel bir kontrol mekanizmasıdır

Bu perspektif, IŞİD’i “kontrolden çıkmış bir yapı” değil, kontrollü kaosun ürünü olarak tanımlar.

Trump’ın Açık Suçlamaları: Obama ve Clinton Yönetimleri

Donald Trump, başkanlık kampanyası ve başkanlığı sırasında defalarca:
• Barack Obama’nın “IŞİD’in kurucusu” olduğunu
• Hillary Clinton’ın Orta Doğu’daki radikal grupları destekleyen politikalardan sorumlu olduğunu

kamuoyu önünde dile getirmiştir.

Trump’ın 2016 ve 2017’de yaptığı açıklamalarda kullandığı ifade nettir:

“They created ISIS. Hillary Clinton created ISIS with Obama.” ( “Onlar IŞİD’i yarattı. Hillary Clinton, Obama ile birlikte IŞİD’i yarattı.”

Bu söylem, bir ABD Başkanı tarafından ilk kez, terör örgütlerinin ABD politikalarının sonucu değil, bilinçli ürünü olarak sunulması bakımından tarihidir.

PKK: NATO Coğrafyasında Süreklilik Arz Eden Bir Baskı Aracı

PKK’nın:
• NATO ülkelerinde rahat örgütlenmesi
• ABD’nin Irak müdahaleleri sonrası alan kazanması
• İsrail’in Kuzey Irak’taki istihbarat varlığıyla kesişmesi

onu salt yerel bir örgüt olmaktan çıkarır.

Eleştirel literatürde PKK, Türkiye’yi zayıflatmaya yönelik uzun vadeli bir jeopolitik baskı unsuru olarak değerlendirilir.

HTŞ ve IŞİD: Radikalizmin İşlevselleştirilmesi

ABD Savunma İstihbarat Ajansı’na (DIA) ait 2012 tarihli rapor (Wikileaks sızıntısı), Suriye’de radikal selefi yapıların bilerek güçlendirildiğini ortaya koymuştur.

HTŞ ve IŞİD:
• Harita değişimini hızlandıran
• Merkezi devletleri çökerten
• Müdahaleyi meşrulaştıran

araçlardır.

AKP ve Gülen Yapılanması: Ilımlı İslamın İki Yüzü

ABD merkezli Ilımlı İslam doktrini:
• AKP’yi siyasal vitrin
• Gülen yapılanmasını ise devlet içine sızma mekanizması

olarak konumlandırmıştır.

Gülen’in ABD’de korunması, küresel okul-finans ağı ve 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan belgeler, bu yapının yerli bir dini cemaat değil, ulusötesi bir aparat olduğunu göstermiştir.

Sonuç

Paul L. Williams’ın analizleri, Trump’ın suçlamaları ve sızdırılmış resmi belgeler birlikte okunduğunda şu tablo ortaya çıkar:
• PKK, IŞİD, HTŞ , AKP ve Gülen ağı birbirine zıt değil
• Aynı stratejinin farklı katmanlarıdır
• İdeoloji değil, kontrol edilebilirlik esastır

Ortadoğu’daki kaos, başarısızlık değil; yönetilen bir süreçtir.

Kaynakça
1. Williams, P. L. (2003). Operation Gladio. Progressive Press.
2. Williams, P. L. (2001). The Al Qaeda Connection. Prometheus Books.
3. Trump, D. (2016). Campaign Speeches and Interviews.
4. Wikileaks (2012). US Defense Intelligence Agency Syria Memo.
5. Hersh, S. (2007). “The Redirection.” The New Yorker.
6. Chossudovsky, M. (2015). The Globalization of War.
7. Fuller, G. (2004). The Future of Political Islam.
8. Cockburn, P. (2015). The Rise of Islamic State.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Döndü Keskin avatarı
    Döndü Keskin

    1966 dan beri ülkemizde Nurcu teşkilatı başladı. Adnan Menderes, Necmettin Erbakan, Fetullah Gülen ve Recep Tayyip Erdoğan.

    Ülkemizde, fakir halkın yetiştirmiş olduğu, aydın, bilğin, laik çocuklarını bu Nurcular arka, arkaya temizledi.
    Durum bu günlere geldi, Türkiyeyi nurcu bataklığına çevirdiler. Halk cahilleşti, dahada fakirleşti. Ülkemiz 1923 den 1938 senesine kadar tam rayına oturmamıştı, bütün Avrupa devletlerinin gözü Türkiyedeydi. Bu kadar kısa zamanda Türk Lirası devamlı değer alıyor, hergün bir fabrika açılıyor, Türkiyemin exportu, Almanyayı bile geçmişti. 1938 den sonra;

    Bu Nurcular ülkemize el attıktan sonra, bugün görüyoruz, borç üstüne borç, insanlarımız çalışmaya Avrupaya gidiyor.
    Türk parasının hiç bir değeri yok, Nurcular fabrikaları kapattılar.
    Köylümüz, işcilerimiz dahası halkımız, yanlış yönetimin hatalarından biri olan, büyük bir enflasyonun etkisi altında.

    Son senelerde plansız, proğramsız çok yanlış yatırımları görüyorum, halkımızı vergi devesi yaptılar.
    Kendi adamları, bütün dini vakıflar vergiden muaf.
    Ülkede demokrasinin izleri siliniyor. Ülkemizde heran iç savaş çıkabilir, çıkartabilirler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar