11Kasım 1961 Tarihinde ölen ulusal demiryolculuğun babası Behiç Erkin başta olmak üzere Milli Kurtuluş Savaşının fedakar şehit ve gazi demiryolcularımızı sevgi, saygıyla anıyorum. 11 Kasım 2025 Salı
BEHİÇ ERKİN’İN YAŞAMINDAN KESİTLER
Milli Kurtuluş Savaşı’nda demiryolu ulaşımında gösterdiği başarıları nedeniyle TBMM’nin Takdirnamesi ve İstiklal Madalyası ile onurlandırılır.
Ulusal DDY’nin kuru genel müdürü olup (1920-1926) işletme dilinin (50 yıl sonra) Türkçe olmasını sağlar. Öncesinde Fransızcadır
İTÜ(İstanbul Teknik Üniversitesi)’ne özerklik sağlar ve yabancı dilde olan ders kitaplarının Türkçeleştirmesinde öncü rol oynar.
Behiç Bey ,Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün soyadı verdiği 37 kişiden biri olup ona “Erkin” soyadını verir.
Vasiyeti gereği Eskişehir’de Konya-Kütahya-İstanbul makası içinde kalan alana gömülür Anır mezarı buradadır.
ANA YURT DEMİR AĞLARLA DÖRT BAŞTAN HALA ÖRÜLEMEDİ?
Başbakan Demirel’in kurduğu Milli Cephe Hükümeti’nin liberal iktisadi kararlar 24 Ocak1980 tarihinde TBMM’since kabul edilir.
Bu liberal iktisadi kararlar kapsamında kamu işletmeleri “ tu kaka” denip yatırım yapılmaz olur.
Sonra da zarar ediyor algı yönetimiyle tümü zaman içinde tasfiye ve özelleştirilir.
Bundan TCDD mislisiyle nasiplendirilir.
Günümüzde demiryolu yük taşımacılığının payı %4,yolcu taşımacılığının payı ise %2’dir.
KISA ÖYKÜ(ANEKDOT):
Yıl 1933
Cumhuriyet on yaşına gelmişti.
Onuncu Yıl Marşı için açılan yarışmada F. Nafiz Çamlıbel ve B. Kemal Çağlar’ın şiiri seçilir,Cemal Reşit Rey besteleyecektir.
Mustafa Kemal’in dikkatini “Çıktık açık alınla on yılda her savaştan/On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan/Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan/Bir baca yükseliyor, durmadan her yamaçtan “ dizelerinden sonuncusunun üstünü çizer ve “Demir ağlarla ördük, anayurdu dört baştan” yazar
Ulaştırma dehası kurmay subay olan Çanakkale’den beri arkadaşı Devlet demiryollarının kurucusu ve ilk genel müdürü Behiç ( Erkin) beye döner ve “Sizlerin bu on senedeki emeğiniz iyi ifade edilmiyordu, o nedenle o mısrayı değiştirdim” der.
Zihinlere mıh gibi çakılan “demir ağ” metaforu Onuncu Yıl Marşı’na böyle girer.
(BU YAZI DERLEMEDİR




Bir yanıt yazın