Her şey sağlık için…

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Günden güne sağlık sorunlarımız öne çıkıyor. Yaş ilerledikçe de vücutta sorunlar oluşuyor. Hunza Longevity adlı kuruluş doğa yürüyüşleri ve sağlıklı sofraları ile sizi rüyalar alemine götürüyor. Hunza, yalnızca bir konaklama alanı değil; doğayla yeniden tanıştığımız, kendimizle barıştığımız ve yaşamı sadeleştirdiğimiz bir sığınak oldu. 9 yıllık bir deneyim geçmişi olan Hunza Longevity sağlık konusunda hep yanınızda olacak. İşi bilen ve deneyimli kadrolar hazır sağlık sorunlarınızı bekliyor.

Diyet konusundaki bütün sorunlar bir kalemde yok oluyor.

Modern hayatın temposu, bizi hep daha hızlı olmaya zorluyor. Takvimler dolu, şehir gürültülü, zihin dağınık. Oysa gerçek denge, bazen bir durakta saklı: bir nefes, bir sessizlik, bir farkındalık anı.

Doğayla uyumlu yaşam, bedensel yenilenme ve zihinsel arınma… Hunza Longevity, 120 yıl yaşayan uzun ömürlü bir halkın bilgeliğinden ilham alarak sağlıklı yaşamın anlamını yeniden tanımlıyor. Hunza Tesis’in Kurucusu Tuğba Ciğerdelen ile bu felsefenin ardındaki vizyonu, yolculuğu ve geleceği konuştuk.

Hunza Longevity’nin kapıları misafirlerine işte tam da bu farkındalıkla 2025’in Ekim ayında açıldı. Kartepe’nin doğayla iç içe atmosferinde, sabahları stretching ve doğa yürüyüşleriyle tazelendik, şef restoranındaki sağlıklı sofrasında uzun sohbetlerin tadını çıkardık, akşamları ateş başında iç sesimizi dinledik.

Ayurvedik beslenmeden SPA ritüellerine, odada sunulan masaj hizmetlerinden vücut şekillendirme uygulamalarına, doğa gezilerinden güzellik ve kişisel bakım seanslarına kadar her ayrıntı; bedenin, zihnin ve ruhun yeniden hizalanması için özenle tasarlanmış. Keten ve pamuk dokular, geri dönüştürülebilir malzemeler, glutensiz ve doğal menüler… Burada tahmin ettiklerinizden daha fazlası var!

Hunza’nın Kurucusu Tuğba Çiğerdelen, tesisin felsefesini ve misafirlerine kattığı dönüşümü için şöyle anlatıyor:

“Hunza Longevity, bundan tam dokuz yıl önce doğdu. Şehirde küçük bir apartman dairesinde işe başladık. Tüm sistemi sıfırdan öğrenmek, doğru temelleri atmak istedik. Diyetisyenimiz Türkan (Dayıoğlu) Hanım ile birlikte “Bu işi nasıl yapabiliriz, insanların gerçekten nelere ihtiyacı var?” sorusuna cevap aradık. Dünyadaki tüm longevity merkezlerini gezdik, gözlemledik, deneyimledik. Kimi yerde üç gün, kimi yerde beş gün kaldık. Bu süreçte yalnızca sistemin nasıl olması gerektiğini değil, nasıl olmaması gerektiğini de öğrendik. Dokuz yıl boyunca eğitimlerimizi tamamladık ve bugün geldiğimiz noktada sağlam bir altyapıyla, bilgiye ve deneyime dayalı bir sistem oluşturduk. Merkezimiz adını Hunza Türklerinden alıyor. Hunza Türkleri, Hun Türklerinden geliyor. Pakistan ve Hindistan sınırlarında yaşayan bu insanlar ortalama 120 yıl yaşıyor. Yolun yarısının 65 olduğu bu toplulukta kadınlar 65-70 yaşında doğum yapabiliyor. Hunza Türklerinin çok ilginç bir yanı da topluluklarında hiçbir kanser vakasının, salgın hastalıkların, şeker hastalığı, damar tıkanıklığı, kalp yetmezliği vb. hastalıkların görülmüyor olması.”



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar