“Türkiye, bölgenin en dinamik pazarı…”

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Türkiye nüfusu ve merakı ile dünyanın en dinamik ülkesi görünümünde. Bu nedenle yeniliklere ve pazarlamalara açık. Joe & The Juice,’nin ülkemizde iyi bir yer edinip Pazar kurması ilerleyen zaman diliminde Türkiye’ye de faydası olacak.

Danimarka’dan yola çıkarak 16 ülkede 430’dan fazla şubeye ulaşan Joe & The Juice, Türkiye’ye adım atıyor. İlk şubesini İstanbul’da açan marka, Türkiye’de 3 yıl içinde 25, uzun vadede ise 80 şubeye ulaşmayı planlıyor.

Dünyanın en hızlı büyüyen sağlık ve insan odaklı yiyecek-içecek markalarından Joe & The Juice, Türkiye operasyonlarına başlıyor. 2002 yılında Danimarka’da kurulan marka, her siparişe özel taze hazırlanan sandviç, meyve suyu, shake ve kahvelerden oluşan konseptiyle kısa sürede küresel bir marka haline gelerek bugün 430’dan fazla lokasyonda hizmet veriyor.

“Yeni bir franchise ortaklığıyla Türkiye pazarına girdiğimizi duyurmaktan heyecan duyuyoruz” açıklamasını yapan Joe & The Juice CEO’su Thomas Noroxe, “Bölgenin en dinamik ve gelecek vaat eden pazarına attığımız bu adım, markamızın küresel yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Seninle tanışmak için sabırsızlanıyoruz Türkiye” dedi.

Joe & The Juice’u Türkiye’ye getirmekten büyük heyecan duyduklarını ifade eden Food Quest CEO’su Karim Hajjali, konu hakkında şu açıklamayı yaptı:

“Enerji, sağlık ve yaşam tarzı odaklı markamızın Türk tüketicisiyle güçlü bir bağ kuracağına inanıyoruz. Taze hazırlanmış menüsü, İskandinav estetiği ve ‘%100 İnsan’ felsefesiyle markamızı, harika yiyecek ve içeceklerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Yerli ortağımız ve National Holding ile birlikte, böylesine ilham verici bir markanın yanında olmaktan gurur duyuyoruz”

Markanın Türkiye’deki ilk şubesi 12 Eylül’de İstanbul’da, seçkin markaları bir araya getiren EMAAR AVM’de kapılarını açtı. Joe & The Juice Türkiye Marka Müdürü Tuğcan Dağcı ise markaları konusunda şu açıklamada bulundu:

“Markamız bugüne kadar girdiği her pazarda sağlık, tazelik ve lezzet odaklı yaklaşımıyla ezber bozdu. Amacımız, bu eşsiz ruhu ve enerjiyi Türkiye’deki tüm misafirlerimize de hissettirmek” açıklamasını yaparak markanın büyüme hedeflerini paylaştı: “İlk yılımızda 8 şubeye, 3 yıl içinde ise 25 şubeye ulaşmayı planlıyoruz. İlk mağazalarımızı İstanbul’da açtıktan sonra İzmir ve Ankara’nın yanı sıra Bodrum ve Çeşme gibi turizm bölgelerinde misafirlerimizle buluşacağız. Daha uzun vadede ise önümüzdeki 10 yılda Türkiye genelinde 80 şubeye ulaşmayı amaçlıyoruz.”

Dünyanın en hızlı büyüyen sağlık ve insan odaklı yiyecek-içecek markalarından Joe & The Juice, Türkiye operasyonlarına başlıyor. Piyasaya iddialı bir şekilde girecek olan marka Türkiye’den komşu ülkelere de girmeye çalışacak.

2002 yılında Danimarka’da kurulan marka, her siparişe özel taze hazırlanan sandviç, meyve suyu, shake ve kahvelerden oluşan konseptiyle kısa sürede küresel bir marka haline gelerek bugün 430’dan fazla lokasyonda hizmet veriyor.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Bankalar çeşitli reklam oyunları ile ,olmayan paralarını halka israf ettiriyor!
    Merkezi ve yerelde devletin ipini elinde tutan siyasiler kamuya ait olan ne varsa satıp savuruyor. Buralardan elde ettikleri paraları da israf da yarışıyorlar. Bunlar da yetmiyor.
    Vatandaşın hissedarı olduğu devleti kefil gösterip yine borçlanıyorlar. Buralardan gelenler de yetmiyor. Ne halk, ne de halkın oyla iş başına getirdikleri seçilmişler “ayağını yorganına göre ” uzatmıyorlar.
    Durum bu olunca bu bolluk bereketten pay kapmak isteyen Batılı şirketler Türkiye’ye koşa koşa geliyor.
    Hazine ve Maliye Bakanlığının 10 Eylül 2025 tarihli basın duyurusunda, ABD doları cinsinden tahvil ihracı yapılacağı, % 7 faizle tahvil ihraç tutarının 2 milyar dolar olacağı yer almış.
    Anılan 2 milyar dolar tahvilin % 40’ını Birleşik Krallık, yani İngiltere, yani Londra bankerleri, % 35’i ABD, yani New York bankerleri tarafından satın alınmış. Araplara da biraz pay düşmüş!
    Küreselci finans kapitalciler ve eli ayağı olan bankalar Türkiye’den nasıl vazgeçsin?(Bu derlemedir)

  2. Bozkırın Bebeleri avatarı
    Bozkırın Bebeleri

    Necdet Buluz bey,
    Jao & The Juice, bayağı ballandıra, ballandıra yazmış. İyi hoş ‘ ta gerçekler acaba ne diyor bu konuya.!

    Amerika iflas etmiş durumda. Dolar değer kaybediyor. ABD leri 35 tirilyon borcu var.

    İngilere Kraliyet ekonomisi , bankaları yahudilerin elinde. Merkez Londra.

    Karim Hacı Ali kimin nesi? İlk defa duydum bu ismi.
    National Holding, EMAAR AVM ve Erdal Danyal ülkemize zarar verenler, araziye otel, golf alanı yapan, orman yakan yahudi kökü.
    Ucuz işci çalıştıran, vergi kaçıran soyguncu takımı.

    Tuğcan Dağcı, önce ABD de Sodexo da çalışıyordu, sanırım iflas, şimdi Nation Holding in Manageri.
    Eşkiya takımı. Aklı başında bir hükümet böyle şeyleri ülkemize sokmaz. Ülkenin başındakilerde bunlarla beraber çalışıyor, herşeye ortaklar.
    Parasını helal kazanan adam milyarder olamaz, verği kaçırmayan, işçi hakkı yemeyen.

    Amerikanın buğünkü Cumhurbaşkanını zamanında iflasdan kurtaran Rothschild, Londradaki Yahudi Bankerleri. Onun için israildeki savaşı destekliyor, borcunu ödüyor.

    Türkiyenin halen aklı başında değil, derin rüyada.

    Tek kelime ile yabancı sermaye’ye ” Hayır”.

    Danyal, kelimesinin bir kökenini araştırın bakalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar