DEMOKRASİNİN KARA LEKESİ 12 EYLÜL 1980

Okuma Süresi:

5–7 dakika
❤️

12 Eylül 1980 den…. 12 Eylül 2025e…45 yıl sonra aynı sahne: DEMOKRASİ YARGILANIYOR.

12 Eylül 1980, demokrasi tarihimize kara bir lekedir.Biz Demokrasiye inananlar o gün darbenin karşısındaydık, bedel ödedik. 

Bugün de 19 Mart darbesinde aynı yerdeyiz, yine karşı duruyoruz,yine bedel ödüyoruz. Çünkü biz demokrasiye inanıyor,sadece milletimize güveniyoruz.

Ekrem İmamoğlu: “Türkiye çok büyük bir tehlikenin eşiğinde. Seçimlerin anlamının kalmayacağı bir yolda ilerliyoruz. Demokrasiyi korumak zorundayız. Fikirlerimiz ve millet için mücadele etme yöntemlerimiz farklı olabilir. Ancak demokrasiye sahip çıkmak hepimizin ortak görevi.”

Özgür Çelik:Genel Başkanımız merhum Bülent Ecevit,darbecile rin zindanlarını da gördü, sanık sandalyelerinde de oturdu. Susacaksın dediler,susmadı.Sineceksin dediler,sinmedi.  Hepimiz onun öğrencileriyiz. Ağır bedeller ödeyerek bugünlere geldik…

Çınarcık-istanbul vapuruna yetişmeye çalışıyorum,sabah 5.30,koşarak merdivenleri indim,kapıda askerler durdurdu ”hocam hemen eve geri dön darbe yapıldı”…

Ne olduğunu anlayamamıştım.”kardeşim ameliyat olacak onun yanında olmam gerek”dedimse de kimseye dinletemedim.

Hemen kütüphaneme koştum.Bizim nesil çok okurduk.Ne kadar ilerici devrimci kitap dergi varsa çatıya taşıdık.O canım kapitallerim…Ne kadar üzülmüştüm.Hatırlar mısınız bilmem, evinizde bulunan devrim içerikli kitaplar sizin tutuklanmanız için yeterliydi.

Günlerce sokağa çıkamadık,allahtan ekmeğimi kendim yapıyordum.“12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî müdahale. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir.” der kitaplar.

Süleyman Demirel Başbakandı,hemen görevden alındı.TBMM ve partiler kaldırıldı.Parti liderleri askeri üslerde yargılandı.

Daha önceki darbeler gibi kendilerince gerekçeleri de hazırdı.

Ülkede siyasi cinayetler işleniyordu.Necmettin Erbakan’ın önderliğindeki Konya mitinginde istiklal marşının yuhalanması, şeriat çağrısı yapılması,114 turda cumhur başkanının seçileme mesi ülkede siyasi istikrarsızlığı gösteriyordu.

Fabrikalarda grevler,işsizlik,kıtlık artmıştı.Demirel’in “70 sente muhtacız” sözüyle ekonominin içinden çıkılmaz bir hal aldığının göstergesiydi.

Ayrıca işçi ve öğrenci hareketleri de artmıştı.

Toplumda güvenlik sorunu vardı. okullarda öğretmen ve öğrenciler öldürülüyor, kahvehaneler  hergün taranıyordu.

İstanbul da yaşarken çalıştığım okuldaki öğretmen öldürüldüğü ve evimin altındaki kahve hergün tarandığı için çocuklarımı toplayıp 79 da Çınarcık’a taşınmıştım.Hiç birimizin can güvenliği yoktu.Korku içinde yaşıyorduk.İstediğimiz kitabı ya da gazeteyi alıp rahatlıkla okuyamıyorduk.Cumhuriyet gazetesini başka gazetenin arasına koyup getiriyorduk evimize.

ABD  huzursuzdu çünkü kendi politikaları gereği Türkiye nin istikrarlı olması gerekiyordu Bir yanda Sovyetler Birliği nin Afganistanı işgal etmesi,bir yandan İran İslam Devrimi,bir yandan da Türkiye nin siyasi ve ekonomik istikrarsızlığı.

78-80 yılları arasında “Abdi İpekçi,Bedrettin Cömert,Cavit Orhan Tütengil,Cevat Yurdakul, Nihat Erim,Gün Sazak,Kemal Türker” ve daha bir çok değerli insan suikastlere kurban gitmişti.

1973 ten beri tek başına bir hükümet kurulamıyor, koalisyonlar, azınlık hükümetleri ve geçici hükümetlerle idare ediliyorduk.

1978’de Kahramanmaraş olaylarında 105 alevi öldürülüp,200 ev yakılmıştı.

12 Kasım 1979 da MHP ve MSP nin dışarıdan desteklediği  Demirel in 100 gün içinde anarşi ve enflasyon sorunlarını çözeceğiz sözünü verdiği bir azınlık hükümeti kurulmuştur.

27 Aralık 1979 da Kenan Evren,Nurettin Ersin,Bülend Ulusu, Tahsin Şahinkaya,Sedat Celasun imzasını taşıyan;“Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizin bugünkü hayati sorunları karşısında siyasi partilerimizin bir an önce, millî menfaatlerimizi ön plana alarak, anayasamızın ilkeleri doğrultusunda ve Atatürkçü bir görüşle bir araya gelerek anarşi, terör ve bölücülük gibi devleti çökertmeye yönelik her türlü hareketlere karşı bütün önlemleri müştereken almalarını ve diğer anayasal kuruluşların da bu yönde yardımcı olmalarını ısrarla istemektedir.” 

Uyarı mektubu Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk e verildi.

Bir yandan Demirel Turgut Özal’ı Başbakanlık müsteşarlığına getirerek IMF ile kapsamlı bir anlaşma imzalanan meşhur 24 Ocak kararları,Bir yandan rahmetli Erbakan’ın“Kadayıfın altı kızarma dan bu hükûmeti uzaklaştıracak olursanız, bu zihniyet milleti aldatmanın gene fırsatını bulacaktır. Onun için kadayıfın altının kızarmasını bekleyeceğiz” oyalamaları,bir yandan cumhurbaş kanının bir türlü seçilememesi aslında darbenin yolunu hazırlamıştır.

Evren sağdan ve soldan tüm partilerin birleşip artık bu sorunun çözülmesi konusunda uyarıda bulunmuştur.

1980 Mayıs-Temmuz aylarında Çorum‘da meydana gelen, siyasi ve dini temelli olarak ortaya çıkan kanlı olaylar olup,57 kişinin öldüğü olaylar güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası yatıştırılmıştı.

Daha sonra Ağustos’ta  “5 Eylül 1980’den itibaren her an hazır olunması” bildirilen “Bayrak Harekâtı” 17 Haziranda özel kuryelerle komutanlara bildirildi.

Kenan Evren,Nurettin Ersin,Tahsin Şahinkaya,Nejat Tümer,Sedat Celasun dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi radyodan yayınladık ları bir bildiriyle İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuri yeti’ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.

12 Eylül deki bildiriyle ülke genelinde 13 sıkıyönetim bölgesine 13 general sıkıyönetim komutanı olarak atanmıştır .Siyasi partilerin faaliyetleri yasaklanmış,THK,ÇEK,Kızılay dışındaki derneklerin faaliyetleri durdurulmuş,EGM ve Polis Teşkilatı JGK nın emrine verilmiş,MIT  yöneticileri GKB na davet edilerek 21 eylülde Ulusu’nun sunduğu Bakanlar kurulu listesi MGK tarafından onaylanmıştır.

Darbe gecesi Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit eşleriyle  Hamzakoy’a,Necmettin Erbakan ve daha sonra teslim olan Alparslan Türkeş  Uzunada’ya gönderilir.

Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları MGK adı altında 1983 seçimlerine kadar Türkiye’yle ilgili bütün kritik kararları aldı.

Darbe  ardından geçen 3 yıl içerisinde önemli kanunların tamamı na yakını değiştirildi ve askerî yönetimce hazırlanan Anayasa, 1982 yılında yapılan referandumla kabul edildi ve Kenan Evren Cumhurbaşkanı seçildi.

Darbe sonrası 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı,7 bin kişi için idam cezası  istendi ve 517 kişiye idam cezası verildi ve idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.

14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi  siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.171 kişinin işken ceden öldüğü belgelendi. 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı. 3 gazeteci silahla öldürüldü.

Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, 13 büyük gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi imha edildi.

Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü, 14 kişi aynı dönem yapılan açlık grevlerinde öldü, 16 kişi –kaçarken– vuruldu, 95 kişi –çatışmada– öldü, 73 kişiye –doğal ölüm raporu– verildi, 43 kişinin –intihar ettiği– bildirildi…

ABD yönetiminin darbeden haberdar olduğu bilinen bir gerçektir…

13 Eylül 2010 dan itibaren 12 Eylül’ün sorumluları hakkında suç duyuruları yapılmaya başlandı.7 Nisan 2011 yılında ilk soruştur ma açıldı.Darbenin üzerinden geçen 31 yıl sonunda açılabilen ilk soruşturmadır.

Dava sonucunda Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, “Devlet kuvvetleri aleyhine cürümler” başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis  cezasına çarptırıldılar…

Tahsin Şahinkaya’nın ve Kenan Evren,in ölmesiyle dava düştü.

Balyoz davası adı altında Atatürkçü askerleri ayıklayıp,dünyaca ünlü TSK ni de itibarsızlaştırmayı  başardılar…

Bu nasıl bir nefret…Bu nasıl bir kin…Neyin ve kimin intikamını alıyorsunuz…Zamanında düşman yapmadı sizin yaptıklarınızı…

Atatürk tarikatlardan kurtarmaya çalıştı bu ülkeyi… Siz en kritik noktaları başka bir tarikata verdiniz…Yetmedi her okulu “İmam Hatip”yaptınız…

12 Eylül darbesi hazırladı bu günleri…Üzerimize ölü toprağı serpilmiş,ülke batıyor,kimse tepki göstermiyor,göstermeye kalkanlar anında susturuluyor.

Halkın oylarıyla seçilenler ve gerçekleri yazan gazeteciler birer birer tutklanırken,seçil mişlerin yerine kayyum atamalar başlandı.Yetmedi muhalefet partileri susturulmaya başlandı.

Ülkem bir daha öyle büyük acılar çekmesin derken,bugün olanlar nedir,nasıl bu hale geldi bu ülke,sormadık,sorgulamadık.Soran ve sorgulayan hemen susturulmaya çalışıldı.

Ahmed Arif“Gör, nasıl yeniden yaratılırım,Namuslu,genç ellerinle. Kızlarım,Oğullarım var gelecekte, Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.Kaç bin yıllık hasretimin koncası,Gözlerin den,Gözlerinden öperim, Bir umudum sende, Anlıyor musun?”

Erken seçimle artık hukuksuzlukların ortadan kalkacağı,gerçek ten demokratik bir sistemin  mutlaka kurulması gerek miyor mu?

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir

”Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak.Unutma; aynı gökyüzü altında bir direniştir yaşamak..” 

Ey demokrasi mücadelesi verenler…Emanetiniz emanetimiz, hayaliniz hayalimizdir.

Demokrasi Mücadelesini yargı salonlarında,adaletle kazanacağız

Artık Demokrasimizde Kara Leke İstemiyoruz.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar

  • Sadece insanlar değil, goriller, şempanzeler, bonobolar ve orangutanlar da gülerler…

  •           Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’da NATO Genel Kurul Toplantısı’nın yapılacak…

  • Bu gün gibi hatırlarım , yatılı okulda bir akşam okul…