“En pahalı tatil 2025’te”

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Turizmci Recep Yavuz’a göre 2025, 1.5 milyar turistin seyahat ettiği ama aynı zamanda “tatilin tarihin en pahalı ayrıcalığına” dönüştüğü yıl oldu. Artan talep ve yükselen maliyetler dünya turizmini iki ucu keskin bıçağa çevirdi.

2025 yılı dünya turizminde hem sevindirici hem düşündürücü bir tablo çiziyor. Turizm tarihinin en yüksek turist hareketliliğine ulaşılan bu yılda, aynı zamanda tatil fiyatlarının da en üst seviyeye çıktığı görülüyor. Turizmci Recep Yavuz’un kaleme aldığı yazıya göre, 2025 hem sayısal hem de ekonomik anlamda kitle turizminin kırılma yılı oldu. Uçak biletlerinden müze giriş ücretlerine, şezlongdan kahveye kadar tatilcinin karşılaştığı fiyatlar “rekor” düzeyde artarken, birçok yerli halk kendi ülkesinde tatil yapamaz hâle geldi.

İşte Recep Yavuz’un çok konuşulacak 2025 dünya turizmi analizi ve 2026 öngörülerini içeren o yazı:

Eylül itibarı ile ‘altın sonbahar’ beklentisine girip bu yılın turizm sezonunu bitireceğiz. Sezonda gelmeyen turistleri eylül ve eKim’de bekliyor olacağız. Çocuklu aileler tatilini bitirerek ülkelerine döndü. Bundan sonra sahneye emekliler, iş, okul derdi olmayanlar, bir de ‘acaba eylül, ekim daha ucuz olur mu?’ arayışında olanların. Avrupa’da ekim ortasındaki sonbahar tatilinin yoğunluğunu bu sene biraz daha çok hissedeceğimizi düşünüyorum. Okuduğum, takip ettiğim eğilim bu yönde. Yüksek fiyatlardan dolayı gelmeyenler bu yıl ekimi beklediler. En iyi ekim ayını yaşayabiliriz.

Henüz yıl bitmedi, dolayısı ile resmi rakamlar açıklanmadı. Dönemsel yayınlanan ara raporlar ile turizm bölgelerindeki otoritelerin görüşlerine göre dünya genelinde turist sayısında geçen yıla göre tek haneli de olsa bir artış söz konusu. İlk çeyrekte ortalama %5 olarak gerçekleşen artışın yıl sonuna kadar biraz daha artması söz konusu. Bu da en çok turist seyahatinin olduğu 2019 yılının birkaç puan üstüne denk geliyor. 2010 yılında 1 milyara yaklaşan turist sayısı çok kısa bir süre içinde 2019 yılında zirve yaparak 1,5 milyar sınırını zorladı. Geçtiğimiz yıl 2019 yılının sayılarına ulaşan turist sayısı 2025 te bunun da üzerine çıkacak ve seyahat eden turist sayısı 1,5 milyarın üzerinde gerçekleşecek.

2025 yılında turizm ülkelerinin hemen hepsinde artışlar söz konusu. İspanya, Fransa gibi bildiğimiz klasiklerin yansıra özellikle Yunanistan, Fas, Brezilya, Şili, Meksika, Japonya, Güney Kore, Malta, Mısır pandemi öncesine göre yoğun artış alan ülkeler. Kayda değer düşüş kaydeden tek ülke neredeyse Amerika oldu. Trump’a kızan Kanadalılar Amerika’ya cezayı kesitler. Türkiye ise yılı geçen senenin çok az üstünde kapatacak gibi gözüküyor.

2025 yılı Dünya turizminin rekor yılı olarak geçerken, hissedilen memnuniyetsizlik gözden kaçmıyor. Turist sayısı bu kadar artarken bu memnuniyetsizlik niye?

Bu yıl dünyanın neresinde olursa olsun, nerede tatil yaparsa yapsın turistin en çok konuştuğu konu pahalılık oldu. Turist için tatilde her şey çok daha pahalı hale geldi. Havalimanında yediği kruvasan’dan, uçak için ödediği paraya, rezervasyon yaptığı otelinden, transfer bedeline, kiraladığı arabadan, hayalini kurduğu extra turlara, otel dışında yediği bir akşam yemeğinden, şehir içinde yaptığı alışverişe, sahilde uzandığı şezlongdan, üzerine sürdüğü güneş kremine, serinlemek için yediği iki top dondurmadan, içtiği içeceğe, gezmek istediği ören yerinden, yakınları için almak istediği hediyeliklere kadar, bu yıl her şey artık ona çok pahalı hale geldi. Bu istisnasız bütün tatil ülkeleri için geçerliydi.

Fiyat artışını turist iki şekilde yaşadı; doğrudan artış ve örtülü artış. Doğrudan artışlar etiketin üzerindeki, örtülü artışlar konaklama vergileri, şehir vergileri, giriş ücretleri v.s gibi kalemlerde gerçekleşti. Birkaç ülkeden bazı verilerle bunu biraz somutlaştırayım:

Yunanistan’da Tatil Hayal Oldu: Halk Kendi Adasına Gidemiyor.

Yunanistan: AP haberine göre Yunan halkı artan fiyatlar yüzünden kendi adalarında tatil yapamaz oldu. Hatta şöyle yorumlar var, ‘bir haftalık ada tatili 3,500 €, bizim aylık gelirimiz 1000-2000 € arasında. Artık tatil bizim için hayal bile değil’. Yunanistan’da en önemli gider kalemlerinden biri konaklama vergilerine yapılan aşırı artışlar oldu. 5 yıldızlı otelde bir oda için gece başı konaklama vergisi 10 € oldu. Müze ve ören yerleri %66 arttı ve halk çok büyük tepki verdi. En çok ziyaret edilen Atina Akropolü 20 € dan 30 € ya yükseldi. Santorini ve Mykonos Cruise gemileri ile gelip, karaya adım atmak isteyenler 20 € kişi başı ödemek durumundalar. Çok yoğun trafiğin gerçekleştiği Adalar arası feribot seferlerinin maliyeti bile bir aile için 450 € oldu. Yüzerek gidecek halleri yok ya. Yunanistan’daki en ilginç durum şezlong konusu. Yunanistan sahillerinde fiyatlar değişkenlik göstermekle birlikte iki şezlong bir şemsiye en az 50 € dan başlıyor ve 300 e kadar çıkıyor. Hele Vouliagmeni gibi lüks yerlerde ön sıradan yapılan bir rezervasyon için şezlong & şemsiye seti hafta sonu 235 € dan başlıyor, 340 € ya çıkabiliyor. Otelden daha pahalı. Hani sahiller halkındı? Havlu hareketini hatırlarsınız. O da yalan oldu. İşte bu yüzden bu yıl Yunan halkının %46’sı tatil yapmadı. Yunanlılar için artık tatil, Caciki’yi, Zeytinyağlıyı bir kaba doldurup, peksimetleri sarıp, uzoyu çantaya atıp sahilde günü geçirmek gibi bir hal aldı. Tatile çıkamayan 5 milyon Yunanlıdan doğan açığı da büyük ölçüde Türk turistler kapattılar.





Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar