KUR’AN sorumluluğunun
farkında olmayan diyanet!?
Atatürk’e,
Cumhuriyete düşman diyanetin,
din(?!), dindar(?!) eğitimi, öğretimi;
neredeyse her sokakta bir cami,
imamlar ordusu,
günde beş defa ezan,
beş vakit namaz,
bir ay oruç,
her kişiye bir kurban,
borçlanarak da olsa mutlaka hac,
başörtülülerde müthiş artış!
Dinsel(?!) anlayışları bu,
dinsel(?!) uygulamaları bunlar!
NEDEN
bütün bu dinsel(?!) uygulamalar
topluma fayda sağlamıyor;
NEDEN
diyanetin dinsel(?!) uygulamaları ahlâken gelişmeyi artırarak;
siyasi yolsuzlukları, sahtekarlığı, dolandırıcılığı, hırsızlığı, soygunu, fuhuşu, uyuşturucu bağımlılığını, kadınların, genç kızların katledilmesini,
çocuk tecavüzlerini,
doğa katliamını,
hayvanlara işkenceyi,…..
bütün bu zulümleri engellemiyor?!
Diyanetin dinsel(?!) uygulamaları
bu kadar artmışken,
NEDEN
cehalet de aynı oranda artıyor ve
bütün bu zulümler cahil cesareti ile
topluma yayılarak
cennet vatanı,
cehenneme çeviriyor?!
Bütün bunların üstüne
ADALET yoksunluğu,
cezasızlık algısı da
bu zulümlerin
gittikçe artmasına sebep oluyor!
TANRI hakkında
TANRI Kitabı KUR’AN hakkında
konuşmak, söz söylemek, anlatmak
çok ağır,
yaşamın belki de
en ağır sorumluluğu iken;
tek derdi dinsel(?!) saltanatını
sürdürme olan
ve kendisine yapılan eleştiriler,
toplumun içinde bulunduğu cehennem yangını
umurunda olmayan diyanet,
KUR’AN’ın çok ağır sorumluluğunun
farkında bile değil!
(Zuhruf,44)”KUR’AN’dan sorumlusunuz.”
(Zümer,32)”Allah adına yalan uyduran-Allah hakkında yalan söyleyenden daha zâlim
kim olabilir?”
Diyanet,
KUR’AN’a göre;
‘İşini, görevini, sorumluluğunu
HAK, ADALET, LİYAKAT ile
en iyi şekilde yapmanın İBADET’
olduğu anlatmak yerine;
‘namaz en büyük ibadet’ diyerek kendi ibadethanesine topladığı inananları şirk dinine çağırıyor.
ALLAH-TANRI’ya ortaklık kurarak;
Aziz Muhammed peygamberi, ‘hadisleri-sünnetleri’ diyerek
Allah’a dinde hüküm ortağı yaparak!
(A’raf,29)’Dini sadece
Allah’a ait kılın.”
(Yusuf,40)”Hüküm ancak Allah’ındır.”
(Yâsin,69)”Muhammed’e Vahyedilen sadece-ancak öğüt, gerçekleri açıklayan apaçık KUR’AN’dır.”
(Bakara,174)”Allah’ın indirdiği Kitap’tan bir kısmını gizleyenler ve bunu az bir kazanç karşılığı değiştirenler-kazanç-menfaat-dünya çıkarlarına satanlar
karınlarını ateşle doldururlar.”
(Mâide,44)”Allah’ın indirdiği ile hüküm vermeyenler, gerçekten hakikati inkâr edenlerdir.”
(Tevbe,40)”Yüce olan,
yalnızca Allah’ın Sözüdür.”
DİN’in ne olduğunu,
HAK’kın, ADALETin temel ilkelerini
KUR’AN’dan,
TANRI-ALLAH SÖZÜ
AYETLERLE anlatmıyor!
‘Her şartta ADALET, LİYAKAT’ diyen;
(Nisa,135-Mâide,8-Nisa,58)
‘TANRI’nın HAK sistemine dikkat edin, HAK’ları yemeyin’ diyen;
(Nisa,29)
KUR’AN’ın en önemli
uyarı ayetlerinden
[(Nisa,10)HAK yemenin karnını ateşle doldurmak],
olduğunu bildirmiyor!
KUR’AN’ın uyandıran özgürleştiren,
TANRI’sal, ilahî BİLGİsi
yerine
KUR’AN’ı Arapça okutup,
ölülere üfürme kitabı yaptırıyor!
(Yâsin,70;KUR’AN dirilerin Kitabı) derken!
TANRI adına
yalanlarla, iftiralarla
en çok da küçük yaşta kız çocuklarının evlendirilmesi ve boşanmak isteyen kadınların
yaşam hakları
konusunda zulümlere sebep oluyor!
(En’am,144)”İnsanları, bilgisizce yanlış yollara yönlendirmek için, yalan uydurup, iftiralarını
Allah’a yakıştırandan
daha zalim kim olabilir?”
(Hud,18)”Uydurduğu yalanı Allah’a dayandıran-uydurmaları Allah’a yakıştırandan-bir yalanı Allah’a iftira edenden daha zalim kim olabilir?”
(A’raf,37)”Allah’a iftira eden-Allah’a karşı yalan uyduran-Allah adına yalan üreten veya Allah’ın ayetlerini yalanlayandan daha yanlış; kendi zararına iş yapan-daha haksız-daha saptırıcı-zalim kim olabilir?”
(Yunus,69)”Uydurdukları yalanları Allah’a isnat edenler-Allah hakkında yalan uydurup iftira edenler (asla) kurtuluşa eremezler.”
Diyanet denetim görevini de yapmıyor;
‘din'(?!)alanını ellerine geçirmiş, insanlığa düşman,
dillerinde sadece iftiralar ile
öfke-kin kusmaktan
hayatlarımızı cehenneme çevirmiş tarikatlar, cemaatler,
hacı, hoca geçinenler,…..
sürekli üreyerek çoğalıyorlar ve
toplumsal tehlike oluşturuyorlar!
VE bu durumda olan
tarikatların koruyucusu diyanet
tam bir ‘aforoz’ kurumu halinde,
T. C. Anayasasının
LAİKLİK ilkesini
sürekli çiğniyor!
Diyanet,
‘dindar nesil’
yetiştirme iddiası ile çıktığı yolda
en büyük zararı da
gençlerimize veriyor!!!
KUR’AN’a göre din ve ahlak
ayrılmaz ikilisini;
milli(dinî) eğitim
din kültürü ve ahlak bilgisi
diye ayırmış?!
Dinin temeli ahlak!
KUR’AN’a göre ahlak yoksa
din de YOK!
KUR’AN,
DİN’in yani hayatın kendisi, anayasası, hukuku, kuralları, ilkeleri
ve
tarihsel olaylar içinde,
evrensel ahlak bilgisi veren
TANRI Kitabı!
TANRI adına, TANRI için,
DİN adına, gerçek din bilgisi kaynağı KUR’AN için,
KUR’AN BİLGİsi vermek için
var olmalı,
var olmalıydı diyanet!
Diyanet, denetim görevini
layıkıyla yapmadığından
din adına hikayeler, rivayetler, peygamber hadis-sünneti ile açtığı
kutsal kişi tapınçlı,
kul kapısından içeriye giren
tarikat, cemaatler, tasavvuf dergahları, büyü, sihir,
cin*** işinden nemalananlar,…..
insanların inançlarını sömürüyorlar
ve bu yolda ticaret yapıp
para, güç kazanıp,
toplum üzerinde
dinî hegemonya kuruyorlar.
***Kur’an cin sözcüğünü
‘mikrop, elektrik, mıknatıs, ışın, radyasyon, ajan [casus], yabancı, kimliği belirsiz kimse’
anlamlarında kullanmıştır.
Cin Suresinin ilk bölümünde, Mekke’ye dışarıdan gelen bir grup yabancının Kur’an dinledikleri, Kur’an’dan öğrendikleri gerçekleri ve eski inançlarının çürüklüğünü halklarına anlattıkları bildirilir.”
(istekuran.net-Hakkı Yılmaz)***
KUR’AN;
inancı, maddesel çıkarı için sömürenlere; kâhin, medyum, ruh çağıran-ölülerden medet uman, falcı, büyücü, muskacı, cinci, geleceği bildiğini iddia eden, gökyüzünde, yıldız ve gezegenlerde gelecek arayan,…… sayısı sınırsız
inancı manipüle edenlere,
inancı, kazanca çevirme pazarlarına karşı uyaran, uyandıran
TEK BİLGİ KAYNAĞIDIR!
Astroloji-yıldız falı?!, burçlar,
nazar korkusu?! ve
spiritüel, doğaüstü, metafizik
paranormal kavramlar,
dinsel semboller ve öğretilerle karıştırılarak
inanç sömürü düzenleri,
inancı ticarî kazanç kapısı yapan alanlar kuruluyor!
Bilimden, gerçek, sağlam,
bilimsel BİLGİden uzak;
modernite adı altında
burçlar, yıldız falları,
mit’ler, mitolojik hikayeler,
efsaneler içinde,
yaşamın anlamını
yanlış yerlerde,
inanç sömürücülerde
arıyor insanlar?!
(Mâide,3)”Kehanet yoluyla-fal oklarıyla gelecekte sizi neyin beklediğini öğrenmeye çalışmak kötü bir eylemdir; yoldan çıkmaktır.”
(Neml,65)”Göklerde ve yerde, Allah’tan başka hiç kimse, duyu ve tasavvur alanı dışında kalan gerçekleri-geleceği-gaybı bilemez. Gayb bilgisi Allah’ın tekelindedir.”
(İsra,82)”Kur’an’ı, inananlara-güvenenlere sağaltıcı, bir ilaç-şifa-sevgi ve merhamet kaynağı olarak indirdik. İnananlar ayetlerimize uyarak her türlü gerçek dışı bilgilerin, düşüncelerin, inançların, yaşamların hastalıklarından kurtulur.”
(Tekvir,27,28)”Kur’an alemler için
hatırlatma-bilgi-uyarı-çağrı-öğüttür;
GERÇEKlerden yana
DOĞRUyu bulmak isteyenler için.”
(Zümer,67-Hac,74)”Allah’ı kadrine-şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar, takdir edemediler!”
(Zuhruf,44)”Gerçek şu: Bu Kur’an insanlara bir hatırlatıcı-öğüttür.
Bilin ki, bu Kur’an’dan
sorumlu tutulacaksınız!”
(Büruc,21)”İş onların iddialarının aksinedir! Doğrusu bu şanı yüce-soylu-saygın bir Kur’an’dır.”
(Fussilet,44)”Kur’an, inanmak isteyenler-güvenenler için bir rehber-kılavuz-bir yol gösterici ve gönüllerine bir şifa-sorunlarına bir çözüm kaynağıdır.”
(Ra’d,28)”Akleden kalpler ancak Allah’ın zikri Kur’an’ı anlamakla rahata kavuşur.”
(İbrahim,1)”Kur’an;
Rabbinin bilgisiyle, insanları
cehalet ve bağnazlığın taassubundan-karanlığından, gerçeklerin-bilimin aydınlığına çıkaran, dosdoğru yola ileten, yüceler yücesi-güçlü ve bütün övgülere layık Allah tarafından indirilmiştir. İnsanların yalanlarını ortaya çıkarır, gerçeğe davet eder.”




Bir yanıt yazın